Danıştay, gümrük idaresinin "yeni" beyan edilen "eski" araç ithalatı için kestiği para cezasına yapılan itirazı sonuçlandırmadan düzenlediği ödeme emrinin iptalini onayladı.
Özet: Gümrük mevzuatına aykırı şekilde "yeni ve kullanılmamış" olarak beyan edilen, ancak "eski ve kullanılmış" olduğu tespit edilen araçların ithalatı nedeniyle kesilen para cezası üzerine düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada, idarenin para cezasına ilişkin itirazı süresi içinde açıkça karara bağlamayarak zımni ret üzerinden kamu alacağını kesinleştirmesinin hukuka aykırı olduğu, bu durumun amme alacağının idari yönden kesinleşmediği anlamına geldiği ve dolayısıyla ödeme emrinin iptali gerektiği yönündeki alt derece mahkemesi kararı, temyiz isteminin reddiyle Danıştay tarafından onanmıştır.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/1610 E.  ,  2025/1514 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1610
Karar No : 2025/1514
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Motorlu Araçlar İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2009 ve 2010 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı 18 adet aracın "yeni ve kullanılmamış" olarak beyan edilmesine karşın "eski ve kullanılmış" olduğunun tespiti üzerine, ... sayılı İthalat Rejim Kararı uyarınca gerekli izin alınmaksızın ithal edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, ödeme emrinin dayanağı para cezasına karşı davacı tarafından itiraz edildiği, İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünce itirazın değerlendirilmesinin 31/07/2021 tarihine kadar uzatıldığının bildirildiği ve sonrasında Bölge Müdürlüğünce itiraza yönelik herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmakla birlikte, idarece, anılan süre uzatım kararına istinaden itirazın zımnen reddedildiğinin kabul edilmesi suretiyle, sözü edilen zımni ret işlemine karşı dava açılmaması nedeniyle, ceza kararının kesinleştiğinden bahisle davaya konu ödeme emri düzenlenmiş ise de, ceza kararına karşı süresi içerisinde yapılan itiraz başvurusunun öngörülen sürede karara bağlanmadığı, başka bir ifade ile kamu alacağının henüz idari yönden kesinleşmediği anlaşıldığından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi gereğince yapılan itiraz başvurularını otuz gün içinde karara bağlayarak ilgilisine tebliğ etme görevi olan davalı idarece davacının itiraz başvurusunu sonuçlandırmak yerine, süre uzatım kararı sonrasında davacıya tanınan bir hak olan zımni ret müessesesini davacı aleyhine kullanmak suretiyle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu ödeme emri içeriği para cezası kararıyla ilgili olarak gerçekleşen zımni ret işlemi sonrasında herhangi bir dava açılmadığından amme alacağının kesinleştiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ödeme emri içeriği para cezası kararının 25/01/2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacının anılan karara karşı ... tarihinde ... sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca itiraz ettiği, idarenin de itirazı cevaplamak için süreyi 31/07/2021 tarihine kadar uzattığı, bu arada davacının zımni ret kararına karşı dava açmaması sebebiyle kesinleşen amme alacağının tahsilini teminen 06/01/2022 tarihinde davaya konu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle içeriği vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği, itiraz üzerine idarenin süreyi 31/07/2021 tarihine kadar uzattığı, anılan tarihin de adli tatile denk geldiği, ilgili süreç içerisinde dava açılması mümkün olmamakla birlikte, adli tatilin bitiminde bu hakkını kullanması gerekirken bu süreyi de geçirerek dava açma hakkını kullanmadığı ve dava konusu edilmeyerek amme alacağının kesinleştiği görülmektedir.
Olayda, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.