Ticari nitelikteki müteselsil kefalet sözleşmesinden doğan rücu hakkına dayalı itirazın iptali davasının mahkemeler arası tevzi sorunları sonrası yetkili mahkemeye gönderilmesi kararı.
Özet: Banka kredisine müteselsil kefil olarak imza atan davacının, borcu ödemesi üzerine diğer kefil ve asıl borçluya karşı rücu hakkını kullanarak başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, mahkeme, uyuşmazlığın bankacılık mevzuatından değil, Türk Borçlar Kanunundaki genel kefalet hükümlerinden kaynaklandığı, dolayısıyla davanın ihtisas mahkemesi niteliğindeki bankacılık mahkemesinde görülmesinin doğal hakim ilkesine aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle, dosyanın asıl borçlunun diğer kefile karşı sorumluluğunun genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, davanın ilk tevzi edildiği ve yetkili görülen başka bir asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/858 Esas
KARAR NO : 2026/575
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2025
KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... A.Ş'den kullanmış olduğu kredi sözleşmesine 30.03.2018 tarihinde davacı müvekkilİ ve davalı ... ayrı ayrı 1.250.000,00-TL tutarında müteselsil kefil olmayı kabul ettiklerini, Davalı ... Ticaret Ltd. Şti'nin kullanmış olduğu krediyi geri ödememesi üzerine dava dışı ... A.Ş tarafından .... Noterliği 11.08.2023 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesabın kat edildiğini ve borçlu şirket ile müşterek müteselsil kefillerin temerrüde düşürüldüğünü, icra ve taşınmazının davalı şirketin kullanmış olduğu kredi nedeniyle satışı tehdidi ile karşı karşıya kalan müvekkili davalı şirketin, dava dışı bankaya olan borcunu 30.10.2023 tarihinde ödediğini, müvekkilinin ilamsız icra takibi başlattığını, davalılardan yapmış olduğu ödemenin rücu hakkını kullanarak kendisine ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafların ise yetki itirazında bulunduklarını, takibi durdurduklarını, davalılar tarafından yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu, kanun açıkça asıl borçlunun borcunun kefillerden biri tarafından ödenmesi halinde ödemeyi yapan borçlunun diğer kefile karşı rücu hakkına sahip olduğunu, davalıların mevcut malvarlığını üçüncü kişilere devretme ya da kaçırma ihtimalinin söz konusu olduğunu, alacağın ileride tahsilinin imkansız hale gelmemesi için davalıların tüm banka hesaplarına dava konusu alacak ve fer’ileri tutarında olmak üzere ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, müteselsil kefil tarafından dava dışı bankaya ödenen kredi borcunun diğer kefil ve asıl borçluya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas 2025/... Karar sayılı kararı ile; davacının bankaya yaptığı ödemenin kredi sözleşmesi kapsamında olup olmadığı, davalıların ne kadarlık kısmından sorumlu olacakları, GKS, müteselsil kefalete ilişkin sözleşme hükümleri, kat ihtarı ile bankanın kredi alacağının ne olduğu hususunda inceleme yapılacağından bu nedenle eldeki davanın 6. ve 7. Asliye Ticaret Mahkemelerince karara bağlanması gerektiğinden anılan mahkemelere dava dosyasının tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine karar verildiği;
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2016 tarih ve 1420 sayılı kararı ile; ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 11,12 ve 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aktarılmasına karar verilmiş olup, Mahkemeler arasında imzalanan protokol uyarınca ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... esas sayılı dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar; eldeki davanın 5411 sayılı kanundan kaynaklandığından bahisle mahkememize gönderilmesine karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın konusunun asıl borçlu yararına ödeme yapan kefilin, diğer kefile rücu etmesinin oluşturduğu, kefillerin birbirine karşı sorumluluğunun ise 5411 sayılı kanunda düzenlenmeyip genel hükümlerde (6098 sayılı TBK'nun 167. Maddesi) düzenlendiği, bu haliyle uyuşmazlığın ihtisas mahkemesi alanına girmediği ve davanın ilk kez tevzi edildiği mahkemede görülmesi gerektiği, aksi yöndeki kabulün Anayasa ile güvence altına alınan doğal hakim ilkesine de aykırılık teşkil edeceği göz önüne alınarak, dosyanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2016 tarih ve 1420 sayılı kararı ile devredildiği İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)İş bu davanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2016 tarih ve 1420 sayılı kararı ile devredildiği İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
2-Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 14/09/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır