Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında, kumar borcu ve tehditle imzalatıldığı iddia edilen sahte kambiyo senetlerine dayalı icra takibine itiraz ve kötü niyet tazminatı talepleri inceleniyor.
Özet: Davacı, kumar ve bahis borcu nedeniyle tehdit ve korkutma altında boş senet imzaladığını, bu senedin daha sonra davalı tarafından 414.568,00 TL bedelle sahte ve usulsüz bir şekilde doldurulduğunu, senedin üzerindeki adres ve alacaklı/borçlu bilgilerinin yanlış olduğunu, dolayısıyla kendisine borcun ait olmadığını ve hakkında başlatılan icra takibinin iptali ile kötü niyet tazminatı talep ederken; davalı ise davacının uzun yıllardır kumar ve bahis oynayarak borçlandığı paraları ödemek amacıyla kendi rızasıyla senet tanzim ettiğini, ortada meşru bir alacak bulunduğunu, icra takibinin haklı olduğunu ve davacının davasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/494 Esas - 2024/202
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2022/494 EsasKARAR NO :2024/202 KararHAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ... VEKİLİ : ...DAVALI : ... VEKİLİ : ...DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :13.12.2021KARAR TARİHİ :12.03.2024GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkiline kumar ve bahis borcundan dolayı tehdit ve korkutarak boş senet imzalatıldığını, davalı tarafından imzalatılan boş senetin sonradan müvekkili aleyhine 414.568,00 TL bedelli iki adet borçlunun isminin altında ödeme yerinin vade tarihinin yer almadığı, senette şehir ve ilçenin yetkili icra dairesi veya mahkemenin gösterilmediği, senette tediye tarihinin yazılmadığı, senedin nakden mi malen mi tahsil edileceğinin yazılmadığı ve senette alacaklı ile borçlunun aynı kişi olması yani alacaklı ile borçlunun müvekkili olmasından dolayı ve kötü niyetli doldurulmuş sahte senetin düzenlendiğini, davalının yasaya aykırı olan bu senede rağmen Adana Genel İcra Müdürlüğünde 2021/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının yasa dışı bahis oynattığını, kumar ve bahis oynatmanın yasak olduğunu bilmesine rağmen korku ve tehditle boş senede imza attırarak bahis borcuna tahrifatlı senet düzenlediğini, düzenlenen senette alacaklı ile borçlunun aynı kişinin olmasının yasalara aykırı olduğunu, müvekkilinin Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olarak görev yaptığını, davalının sahte senette yazdığı gibi 20.12.2018 tarihinde borçlunun adresi olarak yazılmış olan bu tarihte Kadirli ... Hastanesi'nde görev yapmadığını, müvekkilinin Kadirli ... Hastanesi'nde 25.10.2013-05.01.2015 tarihleri arasında görev yaptığını, senette 20.12.2012 tarihinde borçlunun adresinin Kadirli ... Hastanesi olarak yazılmış olmasının senedin sahteliğini net olarak ortaya koyduğunu, davalının müvekkilini tehdit ederek ve korkutarak boş ve daha sonra sahte olarak düzenlediği senede imza attırmış olması ve müvekkilinin de korkup attığı imzadan ötürü endişe duyup ve psikolojik olarak çöküntüye uğramasından dolayı davalıya banka havalesi yoluyla belli aralıklarla yüklü miktarlarda ödeme yaptığını beyanla icra takibinin durdurulması için İhtiyati Tedbir taleplerinin kabulünü, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespit edilerek Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra takibinin iptalini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senette yazılı miktar olan 414.568,00 TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yeri adresinin "Namık Kemal Mah. ... Ceyhan/ADANA” adresi olmasından dolayı yetki kuralı gereğince yetkili mahkemenin Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın tamamen kendi özgür ve hür iradesiyle senet tanzim ederek senedi davalı müvekkiline teslim ettiğini, davacı tarafın müvekkiline borcu olduğundan senet tanzim ederek müvekkiline vermiş olduğunu, müvekkilinin tamamen iyi niyetli olduğunu, davacının uzun yıllardır iddia, bahis, kumar vs. gibi oyunlar oynayıp büyük meblağlarda para kaybettiğini ve kendisinin doktor olduğundan aylık yüksek meblağlarda para kazandığından ödeyebileceğini müvekkiline beyan ederek müvekkilinden uzun yıllardır borç para istediğini, müvekkili ile davacının uzun yıllardır çok samimi arkadaş olduklarını ve ticari ilişkilerinin de olduğunu, müvekkilinin gerçek alacağını istemesi üzerine davayı açtığını, ayrıca müvekkilinin anılan icra takibini açıp alacağını tahsil etmek istediği için davacının müvekkilini tehdit ettiğini ve kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemeye çalıştığını, davacının müvekkilinden aldığı paraların bir kısmını ödediğini, ödenmeyen tutar için davacı aleyhine icra takibi açıldığını, müvekkili tarafından icra takibi açıldığı için davacı tarafından asılsız, soyut ve gerçeğe aykırı iddialarda bulunularak tamamen kötü niyetli olarak işbu davanın açıldığını beyanla davacının güncel korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmaması sebebi ile davanın usulden reddini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın esastan reddini, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak işbu dava açıldığından alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Duruşmanın 01.11.2022 günlü celsesinde davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Adana Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... Esas-2022/... Karar sayılı ve 12.05.2022 günlü ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.Adana 1. Genel İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere yanıt verilerek dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.Adana 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmiş, alacaklının ..., borçlunun ..., asıl alacak miktarının 240.000,00 TL, toplam alacak miktarının 337.612,61 TL olduğu, takibe konu senetlerin 200.000,00 TL miktarlı 01.01.2018 tanzim tarihli 20.12.2018 vade tarihli senet ve 40.000,00 TL miktarlı 01.01.2018 tanzim tarihli 20.12.2018 vade tarihli senet olduğu görülmüştür.Davanın, davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, davalı tarafından davacı aleyhine icra takibine konu edilen bonoların kanunda belirtilen zorunlu unsurları içerip içermediği, davacının borçlusu ve lehtarı olduğu takip dayanağı senetlerin bono niteliğinde olup olmadığı, takip dayanağı senetler üzerinde geçerliliğine etki eden tahrifat yapılıp yapılmadığı, davacının takip dayanağı senetler sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı ile borçlu olunmayan alacağın tutarı, kötü niyet ve inkar tazminatı koşullarınını bulunup bulunmadığı ile tazminatın oran ve tutarı hususlarında toplanmaktadır.Elazığ Asliye Hukuk Mahkemesi'nce talimat yoluyla duruşmanın 13.07.2023 günlü celsesinde davacı ... ''Ben davalı ...' den araç kesinlikle kiralamadım. Kendisiyle Kadirli' de çalıştığım dönem tanıştım. İnternet üzerinden iddia oynamak üzere tanışmıştım. Kumar sebebiyle bu senetleri benden almıştır. Senet 2015 yılına ait olmasına rağmen ve borcumu ödememe rağmen hem senetleri bana teslim etmedi. Hem de 2018 tarihi yazarak ve araç kiraladım gibi göstererek beni icraya vermiştir. Ben kendisinden araç kiralamadım. Araç kiralama ilişkisine karşılık olarak senet verilmesi iddiası doğru değildir. Bu senetlerden dolayı davalıya herhangi bir borcum yoktur, ben kumar borcumu ödedim. Ancak kendisi bana bonoları teslim etmedi'' demesi üzerine davacıya 6100 sayılı HMK'nın 238/1. maddesi gereğince tutanağa geçirilen beyanları yüksek sesle okunarak beyanlarında ısrar edip etmediği sorulduğunda: ''Beyanlarımın doğru olduğunu tekrarlıyorum'' dediği görülmüştür.Dosyada alacak konusunda uzman bilirkişi ... 'den alınan 30.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalı arasında bir alacak-borç ilişkisinin bulunduğu, borç ilişkisinin nitelik veya kaynağı konusunda açıklık bulunmadığı, davacının tanzim edip davalıya verdiği bonolarda yer alan 40.000,00 TL ve 200.000,00 TL meblağlı borç taahhütlerine temel teşkil eden şahsi ilişkinin nevinin mevcut delil durumuna göre anlaşılamadığı, davalının davacıya karşı yürütmüş olduğu icra takibine dayanak oluşturan borç sebebinin anılan senetlerden kaynaklandığı, dava konusu bonolarda zorunlu unsurlardan düzenlenme yeri ve ödeme yerinin eksik olduğu, ancak düzenleyenin ismi yanında yer alan Kadirli ... Hastanesi ibaresi yardımıyla (TTK'da poliçe hükümlerine yapılan atıf gereği) idari yerleşim birimi olarak Kadirli ilçesinin Osmaniye iline bağlı olduğu ve bu yer isminin hem düzenleme hem ödeme yeri olarak kabul edileceği ve düzenlenme ve ödeme yeri eksikliğinin bu surette giderilebileceği, bonolarda davacı ...'İn kendi ismini lehdar olarak göstermesinin ise TTK'na aykırı olduğu, davacının muhtelif miktar ve tarihlerde ... Bankası yoluyla davalının bankasına paralar gönderdiği, bunların toplam tutarının 70.663,06 TL olduğu, sunulan dekontlarda gönderilen tutarların hangi amaç veya nedenle gönderildiği konusunda açıklama yazının bulunmadığı, bonolarda bulunan lehdar unsuruna ilişkin yasal aykırılığın ve davacıdan davalıya gönderilen 70.663,06 TL tutarın icra dosyasındaki borcun mahsubunda dikkate alınıp alınmayacağının mahkeme takdirinde olduğu hususlarına ilişkin görüş ve kanaat bildirmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ("İİK") m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (5721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ayrıca sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu senedin bedelsiz olduğu konusundaki iddiasında ispat külfetinin borçluya ait olduğu, diğer menfi tespit davalarından farklı olarak kıymetli evrak ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında borç ikrar anlamı taşıyan bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Toplanan deliller, yemin, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda; davalı vekili tarafından davacı aleyhine Adana 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden verilen takip talebiyle borçlusu ... ve alacaklısı ... olan 01.01.2018 tanzim ve 20.12.2018 ödeme tarihli 200.000,00 TL değerinde, 01.01.2018 tanzim ve 20.12.2018 ödeme tarihli 40.000,00 TL değerinde toplam 2 adet bonodan kaynaklanan takip konusu toplam 337.612,61 TL alacak hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, anılan takibin dayanağını oluşturan 2 adet bono bakımından yapılan incelemede lehtarı ve keşidecisi ... olan 01.01.2018 tanzim ve 20.12.2018 ödeme tarihli 200.000,00 TL değerinde ve yine lehtarı ve keşidecisi ... olan 01.01.2018 tanzim ve 20.12.2018 ödeme tarihli 40.000,00 TL değerinde toplam 2 adet bono olduğu görülmekle, dava konusu takip dayanağı bonolarda lehtarın ve keşidecinin aynı kişi olduğu bu bağlamda TTK'nun 673. maddesi hükmüne göre; poliçe, bizzat keşidecinin emrine yazılı olabileceği gibi, keşideci üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına da düzenlenebilir ise de TTK'nun 778. maddesinde, aynı Yasa'nın 673. maddesine yollama yapılmadığından, bonolar açısından, bononun borçlusu konumunda olan keşideci, kendisini lehtar göstermek suretiyle bono düzenleyemeyecek olup, lehtar ve keşideci sıfatının birleşmesi durumunda, düzenlenen senet, bono niteliği yitirmektedir. Bu durumda davaya konu senetler bono vasfında olmayıp, davacının borçlu olmadığına yönelik iddiası karşısında alacaklı olduğunun ispat külfeti davalı/alacaklı üzerindedir. Davalı tarafından taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığına yönelik takibe konu senetler haricinde başka yazılı delil sunulmadığı dikkate alınarak alacağın varlığının ispatı konusunda yemin deliline dayandığı dikkate alınarak yemin teklif hakkı hatırlamış, davacı tarafa yemin teklifinde bulunmuştur. Davacı tarafça usulünce "davalı ile arasında araç kiralamaya ilişkin bir hukuki ilişkinin olmadığı, öncesindeki kumar borcuna yönelik verdiği senetlerin tarafına iade edilmediği, kumar borcunu ödediğini, davalı tarafından daha sonra takibe konu yapılan bonoların doldurularak aleyhine icra takibi yapıldığı ve davalıya borçlu olmadığı" konularında yemin eda edilmiş olduğu dikkate alındığında davalının davacından alacaklı olduğu usulünce ispatlanmadığı kanaatine varılmakla; davacının davasının kabulü ile; davacının Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı takip dosyası ve takip dosyası dayanağı 01/01/2018 keşide tarihli, Keşideci ... lehtarı, ... olan 200.000,00 TL bedelli bono ve 01/01/2018 keşide tarihli Keşideci ..., lehtarı ... olan 40.000,00 TL bedelli bonolar yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalının takibe girişmekte kötü niyetli olduğu davacı tarafından ispatlanamadığından yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacının davasının KABULÜ ile; davacının Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı takip dosyası ve takip dosyası dayanağı 01/01/2018 keşide tarihli, Keşideci ... lehtarı, ... olan 200.000,00 TL bedelli bono ve 01/01/2018 keşide tarihli Keşideci ..., lehtarı ... olan 40.000,00 TL bedelli bonolar yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 28.319,14 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 7.079,79 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 21.239,35 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 7.079,79 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 2.350,00 TL tebligat, bilirkişi ve posta gideri olmak üzere toplam 9.489,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 64.039,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12.03.2024Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır BU BELGE 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNU KAPSAMINDA E-İMZA İLE İMZALANMIŞTIR.