İnternet yer sağlayıcısının markanın kötülenmesine izin vermesi ve ücretli üyelikle haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle manevi tazminata hükmedilmesi davası.
Özet: Bir eğitim kurumu, tescilli markasının bir internet sitesi tarafından izinsiz kullanılması, hakkında olumsuz yorumlara yer verilmesi ve rakip firmaların reklamlarının yayınlanması gerekçesiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası açmıştır. Davalı internet sitesi sahibi, yer sağlayıcı olduğunu ve içerik denetleme yükümlülüğü bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, marka hakkına tecavüz talebini reddederken, davalının ücretli üyelikler karşılığı şirketlere avantaj sağladığı ve şikayet sayfasında rakip reklamları yayınlayarak piyasadaki şirketleri üye olmaya zorlaması eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğuna hükmetmiş, bu eylemlerin durdurulması ve davacıya 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını ve delil takdirini isabetli bularak davalının temyizini reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/183 Esas, 2025/294 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ dava tarihindeki temyiz duruşma sınırı olan 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “... Eğitim Kurumları” markasının ... tescil numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, “... Okulları” ismiyle bir işletme kurduğunu, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde eğitim ve öğretim hizmeti yürüttüğünü, davalı şirketin ise ... isimli internet sitesinin sahibi olduğunu ve bu internet sitesinde .../...-okulları adresiyle bir sayfa açılarak müvekkilinin markasının izinsiz kullanıldığını, ayrıca davalının davacı hakkındaki şikayetleri toplamaya yetkiliymiş gibi davacının markası hakkındaki şikayetleri toplamaya başladığını, davacı hakkında kötü yorumlara yer verdiğini, yine müvekkili hakkındaki şikayetlerin olduğu sayfada farklı eğitim kurumlarının reklamlarının da bulunduğunu, davalının bu eylemlerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalının müvekkilinin marka hakkına haksız tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, söz konusu tecavüzlerin durdurulmasına ve sonlandırılmasına, oluşan manevi zararın tazmini için müvekkili lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve söz konusu kararın ilânına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." isimli internet sitesinin, içerik üreticisi değil yer sağlayıcı konumunda olduğunu, şirketler hakkında şikayet yazmadığını, tüketiciler tarafından yazılan şikayetleri barındırdığını, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un (5651 sayılı Kanun) 5. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü tutulamayacağını, marka hakkına tecavüz unsurlarının oluşmadığını, ... adlı internet sitesinde tüketiciler tarafından oluşturulan içeriğin; markayı kötüleme, aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, ticari itibarı zedeleme amacı taşımadığını, haksız rekabet hallerinin de mevcut olmadığını, davacı tarafın kendilerine ait marka hakkında yazılan şikayetlerin yayınlandığı sayfalarda rakip şirketlerin reklamlarının yayınlandığına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, cevap hakkını kullanmak isteyen işletmelerin ücretli üyeliğe zorlandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı markasının iltibasa matuf şekilde kullanılmadığı sabit ise de Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davalı tarafça, davalı sitesine ücret ödeyerek üye olan şirketler yararına bir avantaj sağlandığı, davalının bu eyleminin piyasadaki şirketleri davalı sitesine üye olmaya zorladığı dikkate alındığında davalının iyi niyetli ve ticari dürüstlüğe uygun eyleminden bahsedilemeyeceği, davalı eyleminin davacı yönünden haksız rekabete yol açacağı, haksız rekabete maruz kalan tarafın manevi tazminat talebinde bulunabileceği, eylemlerin adedi, davacının haksız rekabetten etkilenme derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile dava tarihi itibari ile güncel koşulların gereği olarak 20.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının internet sitesinde davacı tarafın arkida okulları+şekil markasının kötülenmesi eylemine davacının talebine karşın son verilmemesi dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55/1-a/1 hükmü kapsamında eyleminin davacı taraf yönünden haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin durdurulması ve sonlandırılmasına, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın marka hakkına tecavüz talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile manevi tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.