Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanımlayıcı "süt terapisi" ibaresinin kozmetik ürünlerde kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanıp kazanmadığına dair marka kararının iptalini inceliyor.
Özet: Davacı şirket, kozmetik sektöründe on yılı aşkın süredir gerçekleştirdiği yoğun tanıtım, milyonlarca adet satış ve yüz elliden fazla ülkeye ihracat ile "süt terapisi" anlamına gelen ibare içeren markasının kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, tüketiciler nezdinde firmayla özdeşleştiğini ve emsallerde uygulanan kriterlerin kendi markasına da uygulanması gerektiğini savunarak, tescilini reddeden kurum kararının iptalini talep etmektedir. Buna karşılık davalı kurum, başvurudaki ibarenin kozmetik ürünler için tanımlayıcı nitelikte olduğunu, ticari kaynak belirtme işlevi taşımadığını, asgari ayırt edicilikten yoksun olduğunu ve hatta belirli ürün gruplarında sağlık ve güvenlik açısından yanıltıcı algı oluşturma riski taşıdığını iddia ederek ret kararının hukuka uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/277 Esas - 2025/81

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2024/277
Karar No : 2025/81
....
Dava : Marka İle İlgili ... Kararının İptali
Dava Tarihi : 11/06/2024
Karar Tarihi : 27/02/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 27/02/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka İle İlgili ... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin .... markası dışında .... gibi yüksek tanınırlığa sahip birçok tescilli markasının da bulunduğunu, müvekkilinin, Kurum kararına konu markası üzerinde kozmetik ürünleri için kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmış olduğunu, müvekkiline ait .... markasının piyasada kendini kabul ettirmiş, tüketiciyi kendisine bağlamış, kendisini o markayla tanıtmış olduğunu, on yılı aşkın süredir, bu ayırt ediciliği kazanabilmek için müvekkilinin, çok yoğun bir biçimde Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinde yaygın olarak tanıtım ve yatırım gerçekleştirmiş olduğunu, müvekkiline ait ... markası, markasal kullanım gerçekleştirmesi hasebiyle neredeyse ....markasının zaman zaman önüne geçmiş olduğunu, tüketiciler ve piyasa aktörleri tarafından ... markasının artık müvekkili şirketin bir markası olarak kabul gördüğünü, on yılı aşkın süredir pazar lideri olarak milyonlarca adet satmış, yüz elliden fazla ülkeye ihraç edilmiş markaya ihtiva eden ürünler hakkında kaynağının halka yanıltıcı mahiyette olduğuna dair tek bir talep, iddia, şikayet veyahut davanın söz konusu olmamış olduğunu, sektörde birçok firmanın Türkiye'de ve dünyada Kozmetik Kanunu kapsamında geçici etki içeren ürünleri için ... ibaresini kullandığını, müvekkiline ait ürünün içerisinde bulunan bitkisel süt, ürünün şekerli süt kokusu, ambalajı ve hitap ettiği profesyonel ürün olması sebebiyle ortalama ve ortalama üstü tüketici kitlesi birlikte değerlendirildiğinde böyle bir riskin söz konusu olmadığını, bir an için başvuruya konu markanın ilgili mal/hizmet için tanımlayıcı niteliği çok açık olduğu kabul edilse dahi, yoğun ve yaygın bir tanıtımla bu niteliğinden sıyrıldığının kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ... markası tanınmış marka olup bu marka altında oluşturduğu ... markasının da hitap ettiği coğrafi alanda bu tanınmışlığa sahip olduğunu ve bulunduğu emtialarda en çok satan ürün olduğunu, müvekkiline ait başvuruya konu ... markasının hitap ettiği kitlenin büyük bir kısmı tarafından benimsenmiş olduğunu, nitekim arama motoru Google'a ... yazınca çıkan sekiz sayfa sonucun tamamına yakınının müvekkiline ait ürünü içerdiğinin görüldüğünü, ... markası şayet ... kararında belirtildiği gibi halk tarafından süt terapisi olarak algılanıyor olunsa idi, Google sonuç görsellerinde buna dair sonuçlarla karşımıza çıkacak olduğunu, ancak, sonuçların neredeyse %99'unda ... aramasının karşısında müvekkiline ait bu markaya ihtiva eden ürünün listelenmiş olduğunu, ... önceki tarihli kararlarında doğrudan renk ve ürünün özleşmesinde %31'lik oranı ve ürünün adı verildiğinde işaretin işletme ile özdeşmesindeki %53'lük oranı kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanma tespiti için yeterli bulmuş iken, müvekkiline ait ... markasının tespiti için bu değerlendirmeleri yapmamış olduğunu ifade ederek, ... ...’nın 11/04/2024 tarih ve .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevabında özetle; başvuru konusu işaretin tüketici nezdinde marka algısı oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme işlevini yerine getirmeyen, asgari ayırt edicilikten yoksun bir işaret olduğu, bu yönüyle de SMK 5/1. maddesinin (b) ve (c) bendi kapsamında olan bir işaret olduğunu, nitekim yapılan değerlendirme sonucu dava konusu başvurunun esas unsurunu oluşturan İngilizce "..." ibaresinin, anlamının "süt terapisi" olduğu, başvuru konusu markanın anlamsal içeriği itibariyle redde konu "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." malları üzerinde ticari kaynak belirten bir işaret olarak algılanmayacağı, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve söz konusu mallar/hizmetlerde tanımlayıcı nitelikte olduğunu; ayrıca ilgili ibarelerin insanların tüketimi için üretilmiş algısı oluşturduğunu ve bu çerçevede "Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" malları üzerinde insan sağlığı ve güvenliği için önemli derecede risk oluşturabileceği ve bu nedenle halkı yanıltıcı mahiyette olduğunu; dolayısıyla kısmen ret kararına konu olan mallar için SMK 5/1-(b) maddesi bakımından ayırt edici olmadığını, SMK 5/1-(c) maddesi kapsamında tanımlayıcı olduğu ve SMK 5/1-(f) maddesi kapsamında yanıltıcı nitelikte olduğunu, söz konusu ibarenin tüketici nezdinde marka algısı oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme işlevini yerine getirmeyen, asgari ayırt edicilikten yoksun ve yanıltıcı bir işaret olduğunu, bu itibarla başvuru konusu markanın bütüncül olarak değerlendirilmesi sonucu 6769 sayılı SMK 5/1-(b), (c) ve (f) hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, başvuruya konu markanın 6769 sayılı kanunun 5/1-b,c,f maddeleri gereğince reddinin yerinde olup olmadığı, ... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının .... sayılı "..." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu ... sayılı "..." ibareli marka için davacı tarafından 29/05/2023 tarihinde 03/05.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde tescili için başvuruda bulunduğu, markanın ilk incelemesinin ardından başvuru kapsamından 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b), (c) ve (f) bentleri gereğince “03. Sınıf: Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). 05. Sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” mallarının çıkartıldığı ve kalan mallar kabul edilerek 12.09.2023 tarihli 428 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilanına karar verildiği, söz konusu karara karşı davacının itirazda bulunduğu, ... ...’nın 11/04/2024 tarih ve .... sayılı kararı ile itirazın nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu markanın SMK 5/1-(b) maddesi gereğince reddedilen malları; “Sınıf 03: Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sınıf 05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” mallarıdır.
Dava konusu markanın esas unsuru konumundaki “...” ibaresinin “süt terapisi” anlamına geldiği, terapinin ise, insanların zihinsel süreçlerini ve duygularını anlamlandırabilmeyi sağlayan, psikolog ve danışan arasında işbirliği içerisindeki tedavi süreci anlamına geldiği, dolayısıyla söz konusu ibarenin tüketicinin algısında süt ile yapılan tedavi olarak algılanacağı,
“...” ibaresinin dava konusu “Sınıf 03: Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sınıf 05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” malları bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı,
Neticede, dava konusu ibarenin belirtilen mallar bakımından 6769 s. SMK’nın 5/1-(b) bendi kapsamında tescil edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Dava konusu “...” ibaresinin dava konusu markanın kapsamındaki “Sınıf 03: Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sınıf 05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” malları bakımından tanımlayıcı olduğu,
Neticede, dava konusu ibarenin, belirtilen mallar bakımından 6769 s. SMK’nın 5/1-(c) bendi kapsamında tescil edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Marka tescilinde mutlak ret nedenlerini içeren 5. Maddesi f bendi; “Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
….
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.” hükmüne amirdir.
Yukarıdaki hükümden de anlaşılacağı üzere, mal ve hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar mutlak ret nedenleri arasında sayılmıştır. Burada markanın kapsamındaki mallar/hizmetler dikkate alındığında, yanılmanın tüketici nezdinde gerçekleşecek olmasıdır. Tüketicinin bir marka yüzünden yanılgıya düşmesi durumu farklı şekillerde olabilir. Tüketicinin organik ürün yerine organik olmayan ürün satın alması, tamamen koyun etinden üretildiğini düşündüğü işlenmiş bir et ürünü yerine içinde domuz eti olan bir ürünü alması örnek olarak verilebilir.
Burada önemli olan, marka işaretindeki herhangi bir unsurun bu yanılgıya sebep verebileceği hususudur. Markada yer alan bir ibare nedeniyle, başvuru kapsamında yer alan mallar/hizmetler bakımından insan sağlığını tehlikeye atabilecek marka başvuruları ilgili mallar/hizmetler açısından 5/1(f) maddesi kapsamında değerlendirilir. Somut olayda da bu durum söz konusudur. Zira SMK 5/1(f) maddesi kapsamında başvurunun kapsamından çıkartılan “05. Sınıf: Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” malları için bir terapi çeşidi olarak algılanacak “...” ibaresinin ambalaj üzerinde görülerek tüketici tarafından satın alınıp kullanılma ihtimali bulunduğundan ve söz konusu malların da tüketicinin sağlığını olumsuz etkilemesinin kuvvetle muhtemel olduğundan, bahsi geçen mallar bakımından “...” ibaresinin SMK 5/1-(f) maddesi gereğince tesciline engel bulunduğu kanaatine varılmıştır.
6769 sayılı SMK’nın 5/2 maddesi “Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.” Hükmüne amirdir.
Yukarıda bahsedilen istisnai duruma bakıldığında, maddedeki “Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa” ifadesinden, iki şartın birden yerine getirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Birincisi tescil tarihinden önce markanın kullanılması, ikincisi ise bu kullanım sonucu kullanılan mallar/hizmetler itibari ile bir ayırt ediciliğin sağlanmasıdır. Ayırt ediciliğin sağlanmasından kasıt, markanın kullanıldığı mal ve hizmetler itibari ile meşhur ve maruf hale gelmesi veya kullanıcıları tarafından refleks olarak hatırlanmasıdır. Başka bir anlatımla; anılan madde anlamında ayırt edicilikten kasıt, ticari hayatta kendini, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir işaret ile tanıtıp kabul ettirmiş olmaktır. Gerçekten de; SMK’nın 5/2 maddesi anlamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanılmış olması ve bu durumun iddia ve ispat edilmiş olması halinde, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir markanın tescili mümkündür.
Bir başka ifadeyle, somut olayda olduğu gibi, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b), (c) maddeleri uyarınca tescil engeline tabi olan markaların, tescil başvurusu öncesinde çok yoğun tanıtım ve yaygın kullanım sonucu ayırt edici kılınmaları ve bu suretle tescil olunmaları mümkündür. SMK 5/2 maddesi uyarınca dava konusu tarz ibarelerin kullanım sonucu ayırt edici kılınmaları yasal olarak mümkün ise de bu denli somut ayırt ediciliği bulunmayan ibarelerin çok yoğun kullanımla dahi ayırt edici kılınmalarının oldukça güç olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamında, üzerinde dava konusu ibarenin yer aldığı bila tarih bazı afişler bulunmaktadır.
Davacı tarafından sunulan belgeler neticesinde, davacı tarafından SMK 5/1-(b) ve (c) bentleri gereğince reddedilen mallar için dava konusu “...” ibaresinin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının ispatlanamadığı, dolayısıyla, SMK’nın 5/2 maddesinden kaynaklanan hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Zira söz konusu reklamlar, faturalar, alışveriş sitelerindeki ürün görselleri, Google arama motoru sonuçlarında “...” ibaresinin münhasıran kullanılmadığı, “...” markası ile birlikte kullanıldığı anlaşılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;
Dava konusu marka başvurusunun kapsamından çıkartılan dava konusu “Sınıf 03: Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sınıf 05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” malları bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmadığı; Dava konusu marka başvurusunun kapsamından çıkartılan 1. Maddede belirtilen dava konusu mallar bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu; Dava konusu marka başvurusunun kapsamından çıkartılan dava konusu “05. Sınıf: Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” mallar bakımından halkı yanıltıcı olduğu; Davacının, SMK 5/1-(b) ve (c) bentleri kapsamında reddedilen dava konusu mallar bakımından SMK 5/2 maddesinden kaynaklanan hakkının bulunmadığı, ... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kurum kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır