Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden, marka benzerliği, kötü niyet ve karıştırılma ihtimali iddialarıyla itirazı reddeden kararın iptali ve tescil halinde hükümsüzlük talepli marka davası kararı.
Özet: Bu dava, davacının tescilli markası ile davalı tarafın marka başvurusunun yüksek benzerlik taşıdığı, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu, markasının tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız yararlanma ve itibar zedeleme riski taşıdığı, davalının kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle Türk Patent ve Marka Kurumunun itirazın reddi kararının iptali ile davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ederken; davalı ise markalar arasında belirgin bir fark olduğunu, davacının ilgili terim üzerinde tekel oluşturmaya çalıştığını ve bu terimin uluslararası bilimsel literatürde yaygın olarak kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/519 Esas - 2025/522

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/519
KARAR NO : 2025/522
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 16/12/2024
KARAR TARİHİ : 29/12/2025 Yazım Tarihi: 07/01/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı tarafın “...” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin “...” ibareli tescilli markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesi ile yaptıkları itirazın reddedildiğini, Markalar arasında çok ciddi düzeyde benzerlik bulunduğunu, ortalama tüketicinin markaları karıştıracağını, Her iki markanın da kelime markası olduğunu benzerlik incelemesinin “...” ve “...” ibareleri arasında yapılması gerektiğini, markalarda yer alan “...” ve “...” ibarelerinin yardımcı unsur niteliğinde olduğunu, ibarelerin kök unsurlarının “...” olduğunu, davalı markasında yer alan “B” harfinin B vitaminine atıfta bulunduğunu, ilgili marka yönünden ccins, çeşit, vasıf bildirdiğini, “...” ve “...” ibareleri benzerlik değerlendirmesinde göz önünde bulundurulsa dahi davalı markasındaki altı harfin beşinin müvekkili markası ile aynı olduğunu %85 oranında benzerlik bulunduğunu,• Tescil kapsamındaki malların çok büyük bölümünün eczacı, doktor dahiliyeti olmadan tedarik edilebileceğini, ilaçların büyük bölümünün reçetesiz tedarik edilebileceğini, bu nedenle ortalama tüketicinin dikkate alınması gerektiğini, Markanın tescil edilmek istendiği mal sınıfının müvekkili markasında aynen yer aldığını, Müvekkili markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız yararlanma, markanın ayırt edici karakterini zedeleme ve markanın itibarına zarar verme koşullarının mevcut olduğunu, Müvekkili şirketin Türkiye’nin en büyük ilaç şirketi olduğunu, davalının davaya konu markayı tesadüfen seçmiş olmasının mümkün olmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu beyan ederek, ... kararının iptaline, davalı başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilinin 12.08.2022 tarihinde kurulmuş olan dava dışı ... Tic.San.A.Ş’nin kurucusu olduğunu, ...’nin probiyotik ve prebiyotik gıda takviyeleri için yurt içinde ve yurt dışında ... çalışmaları yürüten ve bu ürünleri ülkemize ve ... ve ... başta olmak üzere dünyaya ulaştırdığını, ...’nin ... çalışmalarının başında bu alandaki çalışmaları ile dünya literatürüne girmiş olan biyolog ...’ın yer aldığını, Markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların hece sayılarının ve harf dizilişlerinin farklı olduğunu, markaların işitsel olarak da farklı olduğunu, 05.sınıfta yer alan ürünlerin tıbbi ve hijyen amaçlı ürünler olduğunu, tüketicilerinin çok daha dikkatli ve özenli olduklarını, “...” ibaresinin Türkçe karşılığı ile “...” kelimesinin pek çok bilim alanında kullanıldığını, uluslararası literatürde kullanılan bir kavramın, daha önce tescil edilmiş olması nedeniyle davacı tarafından hükümsüzlüğünün istenmesinin kötüniyetli olduğunu ve rekabeti önleyecek nitelikte olduğunu, Davacının söz konusu markalara dayanarak, müvekkilinin başvuruda bulunduğu farklı sınıflardaki markalara da itiraz ederek bulunduğu konumu kötü niyetli bir şekilde kullandığını, ...’in veri tabanında 05.sınıfı kapsayan “...” ibaresini içeren birçok marka bulunduğunu, bu marka başvurularının reddedilmesi halinde davacı adına “...” ibaresi üzerinde tekel hakkı oluşacağını, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i Müdahil vekili : Davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasına dayalı ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının20/10/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 16/12/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri tespit edimiştir. İngilizce bir ibare olan "..." ibaresinin ... terimi olarak " canlı topluluğu/kendine özgü iklimi, bitki örtüsü ve hayvan yaşamına sahip ayrı bir coğrafi bölge" anlamına gelen başvuruya konu mallar için ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu düşünülmüştür. Bu tespitler doğrultusunda gerek "..." ibareli başvurunun gerekse "..." ibareli itiraza gerekçe markanın "..." ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar ve tertip tarzı bakımından herhangi bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal farklılıkların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu görüşüne varıldığından, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yapılan itiraz haklı bulunmamıştır.
Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6/3, 6/5 ve 6/9 maddelerine dair iddialar yönünde yeterli kanaat oluşturacak bilgi veya belge sunulmadığından bu maddelere dayalı itirazlar haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddedilmesi gerekmiştir." ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markası
... ...
04/11/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE;" 1-Davaya konu başvuru ile davacının itiraza mesnet markasının aynı mal sınıfını kapsadığı,
2-Markalar arasında SMK 6/1 kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu,
3- ...’nın ... sayılı kararının yerinde olmadığı,
4-Davalının 2022 198716 sayılı markasının hükümsüzlüğü koşullarının mevcut olduğu,
5-Davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı "şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı şahıs vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli itiraz mesnedi tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve seçil olarak benzerlik oluştuğu;
Ayrıca dava konusu markanın kapsamında yer alan 05/01 dışında kalan TÜM MALLAR " Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." açısından taraf markalarında emtia benzerliği de oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi "... " ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu kısım açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği;
Ancak ; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli itiraz mesnedi tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve seçil olarak benzerlik oluşması yanında dava konusu markanın kapsamında yer alan 5. Sınıf 01 alt grubtaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler . " malları yönünden emtia benzerliği oluşmuş ise de; ;bu mallarda hedef tüketiciler ( doktor, veteriner ve eczacı gibi eğitim seviyesi ve mesleki sorumlulukları sonucu sahip oldukları yüksek dikkat ve özen seviyesi olanlar) nazarında iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Zira bu mallar açısından hedef kitlesi olan doktor,veteriner ve eczacılar açısından yapılacak değerlendirme sonucunda, anılan emtiaların hedef kitlesinin eğitim seviyesi ve mesleki sorumlulukları sonucu sahip oldukları yüksek dikkat ve özen seviyesi nazara alındığında bu markaları karıştırmayacakları yani davalı şirkete ait "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markası arasında karıştırılma /iltibas ihtimali oluşmayacağı, dolayısıyla bu emtilar yönünden SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşmadığı kanaatine varılmıştır. (... sayılı kararı) ... kararı bu açıdan doğru olarak değerlendirildiği;
Somut olayda SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından dava kısmen kabul edilmiş, kısmen de reddedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 05/01 dışında kalan TÜM MALLAR YÖNÜNDEN ... kararının KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına,
3-Dava konusu ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 05/01 malları yönünden açılan davanın ise REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı; 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 350,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 14.465,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 7.232,70 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahıs vekilinin ve feri müdahil vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.29/12/2025
Katip ... Hakim ...
E- imzalıdır E- imzalıdır