Hazine vekilinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz tescili davasında, istinafın esastan reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Hazine tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kamulaştırma bedelini belirleyip davayı kabul etmesi üzerine, Hazine belirlenen bedelin yüksekliği ve bilirkişi raporunun hukuka aykırılığı iddialarıyla istinafa gitmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, değerlemenin hukuka uygun ve bedelin adil olduğu gerekçesiyle istinafı reddetmiş, Hazine de bu ret kararını temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/10495 E.  ,  2026/925 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1267 Esas, 2025/930 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/168 Esas, 2023/133 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ...,...Mahallesi 45 61... parsel (eski 1057 parsel) sayılı taşınmazın 805,58 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/12 D.İş dosyasıyla belirlenen bedelin oldukça düşük olduğunu, 2018 yılından bu yana her sene hatta her ay katlanarak artan enflasyona oranlı olarak arazi fiyatlarının da güncellendiğini, dolayısı ile düzenlenen raporda bu güncellemenin de yer almadığının görüldüğünü belirterek taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 11.10.2022 tarihinden karar tarihi olan 08.02.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vasfına dair hüküm fıkrasında açıklamaya yer verilmediğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, acele el koyma kararının verildiği tarih itibarıyla taşınmazın değerinin tespiti gerektiğini, hesaplama yapılırken ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alındığını, taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu belirtilmesine rağmen sulu tarım arazisi verileri dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın keşif tutanağı ve bilirkişi raporu ile tespit edilen nitelikleri dikkate alındığında kapitalizasyon faizi ve objektif değer artış oranları ile belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun, değerlendirmeye alınan münavebe ürünlerinin de resmi verilerle uyumlu bulunduğu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın geometrik şekli, yüzölçümü ve bilirkişi raporunda belirlenen özellikler dikkate alındığında değer azalış oranının yerinde olduğu böylece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.