Danıştay 12. Daire, 696 KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen çalışanın, memnu haklar iade edilse dahi ağır mahkumiyeti sebebiyle iş akdinin feshinin hukuki geçerliliğini değerlendiriyor.
Özet: KHK 696 kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, geçmişte işlediği rıza ile ırza geçme suçu nedeniyle aldığı hapis cezası gerekçe gösterilerek iş akdinin feshine ilişkin işlemin hukuka uygunluğu uyuşmazlık konusu olmuştur; ilk derece mahkemesi, davacının memnu haklarının iadesine karar verilmesi nedeniyle feshi hukuka aykırı bularak iptal ederken, bölge idare mahkemesi, söz konusu suçun niteliği ve ağırlığı nedeniyle memnu hakların iadesinin 657 sayılı Kanundaki şartları sağlamayacağını ve suçun istisnai niteliği dolayısıyla eski hükümlü çalıştırma kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek fesih işlemini hukuka uygun bulmuş ve davanın reddine karar vermiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/2422 E.  ,  2025/5897 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2422
Karar No : 2025/5897
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarede, taşeron işçi olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçişi yapılan davacının, tespit komisyonunun... tarih ve ...sayılı kararı doğrultusunda iş akdinin feshedilmesine ilişkin ... tarihli işlemin iptali ile işe iadesine ve çalışamadığı sürelere ilişkin ücretlerin ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu tespit komisyonu kararında davacının mülga Türk Ceza Kanunu'nun 416. maddesinin birinci fıkrasına göre hüküm giymesi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan şartları taşımadığı değerlendirmesinde bulunulmuşsa da, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve ... D. İş sayılı kararı ile mahkumiyetinden kaynaklanan memnu hakların iadesine karar verildiği görüldüğünden, davacının 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan şartları taşımadığından söz etmeye hukuken olanak bulunmamakta olup, bu gerekçeyle tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı ücret alacaklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; memnu hakların iadesi kararının bazı kamu haklarından yoksun kılınmadan kaynaklanan ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldırarak ilgilisine, kullanılması men edilen belli hakları kullanma yetkisini verdiği kabul edilmekle birlikte; anılan bu kararın, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, rıza ile ırza geçip kızlık bozmak suçundan 8 yıl, 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması yönünde mahkumiyet kararı bulunan davacıya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen "... kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak" şartını taşıma bakımından bir hak doğurmadığı, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesindeki şartları taşımadığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde; eski hükümlü sıfatını taşıması nedeniyle bu kapsamda istihdamının mümkün olduğu iddia edilmiş ise de; rıza ile ırza geçip kızlık bozmak suçundan 8 yıl, 9 ay mahkumiyeti bulunan davacının işlemiş olduğu suçun ilgili mevzuatta istisnai suçlar kapsamında yer aldığının anlaşılması nedeniyle davacının eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü kapsamında istihdamına devam edilmesinin mümkün olmadığı açık olduğundan, eski hükümlü sıfatını taşıması nedeniyle bu kapsamda istihdamının mümkün olduğuna yönelik iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu fesih işleminde herhangi bir gerekçe sunulmadığı, otuz yıl öncesine ilişkin bir suçtan dolayı mahkumiyetinin bulunduğu, memnu haklarının iadesine karar verildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı idarede, temizlik hizmet alımı kapsamında alt yüklenici konumunda bulunan şirkette çalışan davacının, sürekli işçi kadrosunda istihdam edilmek istemiyle yaptığı başvurusu üzerine komisyon tarafından yapılan değerlendirme neticesinde, ... İmar İnşaat Sanayi ve Ticari Limited Şirketinde sürekli işçi olarak istihdam edilmeye başladığı, işe başladığı tarihten sonra arşiv araştırmasının idareye ulaşması üzerine tespit komisyonunca yapılan değerlendirmede, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla rıza ile ırza geçip kızlık bozmak suçundan 8 yıl, 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinden bahisle, davacının, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendindeki şartı taşımadığından 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda görevine tazminatsız olarak son verilmesinin uygun olduğuna karar verildiği, anılan kararın ... tarih ve ... sayılı Atakum Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısıyla ... İmar İnşaat Sanayi ve Ticari Limited Şirketine bildirildiği ve sonrasında şirket tarafından tespit komisyonu kararıyla iş akdinin feshedildiği hususunun davacıya tebliği üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının başvurusu üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve Değişik İş No:... sayılı ek kararıyla, davacının, hapis cezasından dolayı 27/06/1997 tarihinden geçerli olmak üzere bihakkın tahliyesine karar verildiği, başkaca bir hükümlülüğünün bulunmadığı ve iyi halli olduğu gerekçesiyle 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesi uyarınca memnu hakların iade edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde, "Türk Ceza Kanunu'nun 53'üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak" Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlar arasında sayılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma" başlıklı 53. maddesinde, ''(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
(...) yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz...." hükmü yer almaktadır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile eklenen "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13/A maddesinde ise, "(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.
Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinin gerekçesinde; "5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun Geçici 2 nci maddesinde, diğer kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin, belli hakları kullanmaktan süresiz olarak yoksun bırakılmasına ilişkin hükümleri saklı tutulmuştur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki süresiz hak yoksunluğu doğuran bu hükümlere rağmen, yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunun kapalı tutulması, uygulamada ciddi sorunlara yol açacaktır. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin süresiz olarak kullanmaktan yasaklandıkları hakları tekrar kullanabilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur." yolunda açıklama yapılmıştır.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, cezalandırılmakla güdülen asıl amaç, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğundan, memnu hakların iadesi müessesesi ile, ceza mahkumiyetinden doğan süresiz yasakların ve ehliyetsizliklerin önüne geçilerek, yasak ve ehliyetsizliklerden kurtulmak isteyen kimseyi düzgün ve hukuk kurallarına uygun bir şekilde yaşamaya teşvik etmek amaçlanmıştır.
Bu kapsamda, memnu hakların iadesi kararı, gerek Türk Ceza Kanunundan, gerekse özel bir kanundan kaynaklansın kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma gibi temel hak ve özgürlükler alanındaki ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldıran ve kişiye kullanılması men edilen hakları kullanma yetkisi sağlayan kararlardır.
Anılan yasal düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 657 sayılı Kanun'un 48/A-(5) maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanunu'ndaki süreler geçirilmiş olsa bile" ibaresiyle, maddede belirtilen suçlardan dolayı mahkûm olan ve bu mahkûmiyeti nedeniyle belli hakları kullanmaktan yasaklanan kişilerin Devlet memuru olamayacağı, yasaklanmış hakların iadesi kararı alınması durumunda ise, mahkûmiyet ortadan kalkmamakla birlikte bu mahkûmiyetten doğan veya mahkûmiyetle birlikte hükmedilen ehliyetsizliklerinin ileriye dönük olarak ortadan kalkacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla birlikte, memnu hakların iadesi kararının, ilgili kişiye bu karar uyarınca doğrudan memuriyete alınma hakkı vermeyip, memuriyete başvurma hakkı sağlayacağı ve idarenin bu noktada kadro ve ihtiyaç durumunu gözeterek takdir yetkisini kullanacağı açıktır.
Bakılan olayda, dava konusu işleme esas alınan ve davacının ceza mahkûmiyetine bağlı olan hak yoksunluğunun, dava konusu işlemin tesis edildiği 16/04/2018 tarihinden sonra ve 07/05/2018 tarihinde aldığı memnu hakların iadesi kararı ile ortadan kalktığı hususları gözetildiğinde, dava konusu işlemde tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu duruma göre, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı ücret alacaklarının davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı ücret alacaklarının davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.