Danıştay Sekizinci Daire, Muğla Köyceğizdeki maden ruhsatı uzatma başvurusunun çevresel, sosyal ve imar planı aykırılıkları nedeniyle reddedilmesini temyiz incelemesi.
Özet: Muğlada maden işletme ruhsatı bulunan bir şirketin, ruhsat süresi uzatımı kapsamında Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen olumsuz görüşün iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri madencilik faaliyetlerinin çevresel etkileri, şehir planlamasına aykırılıkları ve yol altyapısına vereceği zararları gerekçe göstererek davayı reddetmiş; davacının bilirkişi raporunun yetersizliği yönündeki temyiz iddiaları üzerine Danıştay Tetkik Hakimi, bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2023/837Karar No : 2026/604 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Mer. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Muğla ili, Köyceğiz ilçesi sınırlarında IV. grup maden işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından, ruhsat süresinin dolması nedeniyle ruhsat süresinin uzatılmasıyla bağlantılı olarak Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne verilmek üzere Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne yapılan başvuruya istinaden davalı idare tarafından verilen olumsuz görüşün yeniden değerlendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin... tarih ve E.../... sayılı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı işleminin iptali istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; planlanan madencilik faaliyetlerinin olumsuz etkilerini gidermek amacı ile bazı önlemlerin planlandığı, ancak gerçekleştirilmesi planlanan madencilik faaliyetlerinin proje tanıtım dosyasında tam ve doğru olarak tanımlanmamış olduğu, cevher ve pasanın taşınacağı yolların konutlara ve tarım alanlarına yakınlığı, cevher ve pasanın taşınmasının önemli toz kaynaklarından biri olduğu göz önüne alınacak olursa madencilik faaliyetlerinden kaynaklanacak tozun PTD’de doğru hesaplanmadığı, ÇED sahalarının tarım ve orman ve önemli doğa alanları içerisinde olduğu, bölgedeki flora, fauna ve ekosistemin olumsuz etkilenebileceği ve bu alanların tahribatına neden olacağı, 1/100.000 ölçekli Aydın Muğla Denizli Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli BŞB Nazım İmar Planı hükümlerinin koruma ilkelerine aykırı olduğu, ÇED sahalarının köy yerleşik alanına çok yakın olması dolayısıyla köylülerin yapılacak madencilik faaliyetlerinden sosyal ve ekonomik olarak olumsuz etkilenebileceği, proje tanıtım dosyasında maden taşımacılığı esnasında kullanılacak mahalle içi yollarda tozuma olmaması için kaplama malzemesi ile kaplanması öngörülmekle birlikte mevcut sathi kaplamalı (asfalt) yolların zarar görmemesi için ekstra bir önlem öngörülmediği, yapılacak madencilik faaliyetleri sırasında köyiçi karayolu altyapı yatırımının hizmet ömrünün azalacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişi listesinde maden mühendisi bilirkişi bulunmadığı, bilirkişi raporu tanzim edilirken etraflıca inceleme yapılmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuku uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY : Muğla ili, Köyceğiz ilçesi sınırlarında IV. grup maden işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından, ruhsat süresinin dolması nedeniyle ruhsat süresinin uzatılmasıyla bağlantılı olarak Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne verilmek üzere Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne yapılan başvuruya istinaden davalı idare tarafından verilen olumsuz görüşün yeniden değerlendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E.../... sayılı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.İLGİLİ MEVZUAT:5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 'Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları' başlıklı 7. maddesinde, "Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: ... i) Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; inşaat malzemeleri, hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak." hükümlerine yer verilmektedir.Orman Kanunu'nun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliğinin (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde) 'Müracaat' başlıklı 4. maddesinde, "(1) Ruhsat (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) sahibi veya rödövansçı, madenin adının belirtildiği talep yazısına;... (4) Mevzuat gereği alınması gereken ilgili kurum görüş yazıları, talep sahibi tarafından müracaat evrakına eklenir. (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) Kamu kurum ve kuruluşları hariç müracaat sahibinin talebi halinde, ilgili kurum görüş yazıları orman idaresi tarafından istenir." hükümleri yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, Muğla ili, Köyceğiz ilçesi sınırlarında dahilinde ... nolu IV. grup maden işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından söz konusu ruhsatın süresinin uzatılmasıyla bağlantılı olarak Muğla Orman Genel Müdürlüğüne orman izni müracaatında bulunmak için gerekli olan görüş için Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunarak görüş verilmesi talep edildiği, bu başvuruya istinaden Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı) tarafından olumsuz görüş verildiği, davacı şirket tarafından önceki başvuruya konu projenin revize edildiğinden bahisle davalı idarenin olumsuz görüşünü yeniden değerlendirilmesinin istenildiği, davalı idarece bu istemin uygun görülmeyerek reddedildiği anlaşılmaktadır.İdare Mahkemesince her ne kadar keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıların iddiaları ve davalı idarelerin savunmaları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik değerlendirmeler içerdiği görülmektedir.Şöyle ki, mahkemece seçilen ve inşaat mühendisi, şehir ve bölge plancısı ile çevre mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; madencilik faaliyetlerinden kaynaklanacak tozun proje tanıtım dosyasında doğru hesaplanmadığı, ocak sahası ile cevherin stok alanı arasında yaklaşık 4.200 m yol mesafesi bulunurken proje dosyasında bu mesafenin en fazla 1.500 m olarak kabul edildiği, pasa döküm alanı ile ocak sahası arasında ise yaklaşık 4.000 m yol mesafesi bulunurken proje dosyasında bu mesafenin en fazla 500 m olarak hesaplandığı, yol güzergahının tarım alanları ve konutlara komşu olduğu, pasa döküm sahasının planlandığı ÇED 4 sınır alanının en yakın konuta 70 m mesafede olduğu, proje sahasının Aydın-Denizli-Muğla 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı dahilinde orman alanı, tarım arazisi ve önemli doğa alanında kaldığı, dava konusu bölgedeki yolların sathi kaplamalı yollar olduğu ve bu yolların maden taşımacılığından etkilenerek hizmet ömrü süresinin kısalacağı tespitlerine yer verilmiş, gerçekleştirilmesi planlanan madencilik faaliyetlerinin proje tanıtım dosyasında tam ve doğru olarak tanımlanmamış olduğu, cevher ve pasanın taşınacağı yolların konutlara ve tarım alanlarına yakınlığı, cevher ve paşanın taşınmasının önemli toz kaynaklarından biri olduğu göz önüne alınacak olursa madencilik faaliyetlerinden kaynaklanacak tozun PTD’de doğru hesaplanmadığı, ÇED sahalarının tarım ve orman ve önemli doğa alanları içerisinde olduğu, bölgedeki flora, fauna ve ekosistemin olumsuz etkilenebileceği ve bu alanların tahribatına neden olacağı, 1/100.000 ölçekli Aydın Muğla Denizli Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli BŞB Nazım İmar Planı hükümlerinin koruma ilkelerine aykırı olduğu, ÇED sahalarının köy yerleşik alanına çok yakın olması dolayısıyla köylülerin yapılacak madencilik faaliyetlerinden sosyal ve ekonomik olarak olumsuz etkilenebileceği, proje tanıtım dosyasında maden taşımacılığı esnasında kullanılacak mahalle içi yollarda tozuma olmaması için kaplama malzemesi ile kaplanması öngörülmekle birlikte mevcut sathi kaplamalı (asfalt) yolların zarar görmemesi için ekstra bir önlem öngörülmediği, yapılacak madencilik faaliyetleri sırasında köyiçi karayolu altyapı yatırımının hizmet ömrünün azalacağı sonuçlarına ulaşıldığı ifade edilmiştir.Yukarıda ayrıntısı yer alan bilirkişi raporunun değerlendirilmesi neticesinde, bilirkişi raporunda proje tanıtım dosyasında planlanan madencilik faaliyetlerinin tanımlanmasında eksikliklerin neler olduğunun açıklanmadığı, ÇED sahalarının köy yerleşik alanına çok yakın olması dolayısıyla köylülerin yapılacak madencilik faaliyetlerinden sosyal ve ekonomik olarak olumsuz etkilenebileceğinden söz edildiği fakat davacının halihazırda oniki yıllık bir süre boyunca maden işletme ruhsatı sahibi olduğu ve madencilik faaliyetini yürüttüğü de gözetildiğinde olumsuz etkilerin neler olacağının belirtilmediği ve ihtimale dayalı ifadelerde bulunulduğu, projenin 1/100.000 ölçekli Aydın Muğla Denizli Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli BŞB Nazım İmar Planı hükümlerinin koruma ilkelerine aykırı olduğu ifade edilse de hangi koruma ilkelerine aykırılık bulunduğunun gösterilmediği anlaşılmaktadır.Ayrıca, dava konusu işlemin orman izninin süresinin uzatılması kapsamında görüş alınması için yapılan başvuru üzerine tesis edildiği, bilirkişi incelemesinin ise proje tanıtım dosyası esas alınmak suretiyle gerçekleştirildiği, davacının "ÇED Gerekli Değildir." belgesi bulunduğu da dikkate alınarak, dava konusu alanda yapılan incelemenin yalnızca çevresel etki boyutuyla ya da ÇED belgesine karşı açılacak davada yapılacak inceleme şekliyle değil, aynı zamanda madencilik faaliyeti ve orman izni kapsamında da değerlendirilmesi gerekirken, anılan hususlara dair değerlendirme bulunmaksızın düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek bilgileri içermediği sonucuna varılmıştır.Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümü ve bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmesi için aralarında orman mühendisi, maden mühendisi ve çevre mühendisinin de yer aldığı 5 kişilik yeni bir bilirkişi heyetiyle ruhsat mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3 Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4 Kesin olarak 05/02/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OY :(X)- Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı karar gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, temyize konu edilen kararın onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.