Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil davasında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi, kesinlik sınırı ve bedel tespiti uyuşmazlıkları.
Özet: Bu dava, bir taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle bedelinin tahsili ve ecrimisil talebiyle açılmış olup, ilk derece mahkemesinin kabul kararları iki kez istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesi ilk seferinde dosyayı geri göndermiş, ikinci seferinde ise düzelterek esas hakkında hüküm kurarak davayı kabul etmiştir; temyiz incelemesinde, ecrimisil bedelinin kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu kısma yönelik temyiz dilekçeleri reddedilirken, kamulaştırmasız el atma tazminat bedeline ilişkin temyiz başvuruları kabul edilerek esastan incelemeye alınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/7711 E.  ,  2026/687 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2569 Esas, 2025/622 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/284 Esas, 2024/131 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacıya ödenmesine karar verilen ecrimisil bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil bedeli yönünden taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahalle 2 73... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını, taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi talep etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu, emsal alınan taşınmazın metrekare bedelinden %40 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, objektif değer artışının düşük hesaplandığı, ecrimisil bedelinin çok düşük belirlendiği, bedele el atma tarihinden itibaren devlet alacakları için uygulanan en yüksek faizin yürütülmesine karar verilmesi gerektiği iddialarını ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fahiş kamulaştırma bedeli hesaplandığı, dava konusu taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinin hatalı olduğu, taşınmazın belediye hizmetlerinden faydalanmadığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza emsal olamayacağı, düzenleme ortaklık payı oranında indirim yapılması gerektiği, taşınmazdan yol geçmesi nedeniyle arta kalan kısımda değer artışı olacağı iddialarını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğinde ki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek el atılan kısmın bedelinin ve ecrimisil bedelinin hesaplanmasında, fen bilirkişi raporunda arta kalan ve C harfi ile gösterilen alanda yapılaşma kısıtlılığı bulunduğu anlaşıldığından el atılan kısımdan arta kalan alanın bedeline hükmedilerek kamulaştırmasız el atma tazminatı hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediğini hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda el atılan kısmın B harfi ile 4.236,64 m² olarak tespit edildiği, el atılan kısımdan arta kalan ve C harfi ile gösterilen alanın ise 726,46 m² olduğunun tespit edildiği ve bu kapsamda bilirkişi heyet raporunda ise ecrimisil bedelinin el atılan B ve arta kalan C harfi gösterilen alan toplamı olan 4.963,10 m² alan üzerinden hesaplandığı, ecrimisil bedelinin el atılan kısım olan 4.236,64 m² alan üzerinden hesaplanması gerekirken arta kalan kısımda dahil edilerek toplam 4.963,10 m² alan üzerinden hesaplanması yerinde görülmediğini belirterek daire tarafından 4.236,64 m² alan üzerinden ecrimisil bedelinin yeniden hesaplanmak suretiyle ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesinin 2 nci fıkrasının kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, bu durumda davanın kısmen kabulü halinde davalı idare lehine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 20.02.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda tespit edilen 693.394,70 TL bedelin el atılan B harfi ile gösterilen 4.236,64 m² ile arta kalan C harfi ile gösterilen 726,46 m² olan toplamı olan 4.963,10 m² alan üzerinden hesaplandığı ve mahkemece bu bedel üzerinden tazminata hükmedildiği hüküm kısmında arta kalan C harfi ile gösterilen alan yönünden de ayrıca tapu iptal ve tescil hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi de hatalı olduğundan davalı idare vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Taraf Vekillerinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Taraf Vekillerinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.