Danıştay 8. Dairenin Manavgattaki kalker madeni için ek orman alanı izni reddinin, bilirkişi raporu, çevresel etkileri ve Anayasa 169 bağlamında temyiz incelemesi.
Özet: Orman Genel Müdürlüğünün, bir kalker madeni işletmesinin genişletilmesi için talep ettiği ilave orman alanı iznini reddetmesi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi alanın verimli orman niteliği, yangınlardan etkilenmesi, yerleşim yerine yakınlığı ve çevresel olumsuz etkileri nedeniyle ret işlemini hukuka uygun bulurken, bölge idare mahkemesi ise bilirkişi raporundaki, alanın büyük bölümünün verimli orman olmaması, mevcut bir işletme olması, çevresel etkilerin yönetilebilirliği ve ormancılık faaliyetlerine etkisinin sınırlı olması tespitlerine dayanarak ret işlemini hukuka aykırı bularak ilk derece mahkemesi kararını bozmuş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2023/4885Karar No : 2026/593 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI):... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Beton San. Tic. İnş. Tur. A. Ş. VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan İR:... ruhsat nolu II-(a) grubu kalker madeni sahasında açık işletme, şantiye, kantar, atölye ve yol alanı olmak üzere toplam 29.954,95 m2 ilave orman alanı için yapılan izin başvurusunun reddedilmesine yönelik ... tarihli ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, ilave izin talebinde bulunulan alanın, en yakın yerleşim birimine 2,64 kilometre ve Naras Barajı'na 3,20 kilometre mesafede yer aldığı, alanın bir kısmının verimli Devlet ormanlarına denk geldiği ve kızılçam ormanları ile kaplı olduğu, davacıya ait başvuru evraklarında, faaliyet alanında ve çevresinde yıl içinde mevsimine göre düşük popülasyon yoğunluğunda bazı yabani fauna örneklerine rastlanıldığı tespitlerine yer verildiği, dolayısıyla alanda flora ve fauna etkilerinin görüldüğü, çevreye ve en yakın yerleşim yerlerine olumsuz etkisinin oldukça fazla olabileceği kanaatine varıldığı, öte yandan, izin talebinde bulunulan alanın 2021 yılı içerisinde Manavgat ilçesinde çıkan orman yangınlarından önemli ölçüde etkilenmiş olduğu, tüm zamanların en büyük orman yangını olarak gerçekleşen yangınlar sonucunda bölgedeki ormanlık alanların çoğunun yok olduğunun anlaşıldığı, bu bakımdan, her ne kadar bilirkişi raporunda aksi kanaatte bulunulmuş ise de, ilave izin talebinde bulunulan alanın verimli devlet ormanlarına denk gelmesi, flora-fauna etkilerinin olması, yerleşim yerine 2,64 kilometre gibi çok yakın bir mesafede bulunması, alanda gerçekleştirilecek faaliyetler nedeniyle çevreye ve en yakın yerleşim yerlerine olumsuz etkisinin olacağı, izin talep edilen alanın 2021 yılında gerçekleşen yangınlardan önemli ölçüde etkilendiği ve Manavgat ilçesindeki ormanların çok büyük bir bölümünün yok olması, Anayasa'nın 169. maddesi hükmüne göre yanan ormanların yerlerine yeni ormanların yetiştirilmesi ve ormanların korunarak sahalarının genişletilmesi gerekmesi gibi amir hükmünün bulunması, izin sahasından çıkarılmak istenen madenin farklı bir yerden çıkarılması mümkün olan ve stratejik herhangi bir özelliği bulunmayan maden türü olması, talep konusu sahayı gösteren amenajman haritasının, orman kadastro haritasının, memleket haritasının ve hava fotoğraflarının incelenmesinden, izin verilmesi halinde orman bütünlüğünün bozulabilecek olması hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Orman Genel Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu edilen ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararında; Dairelerince, İdare Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde alanında uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda özetle; izin talep edilen yerin yaklaşık ¾’ünün verimli orman alanına isabet etmediği, söz konusu izin talebi ilk izin olmayıp hâlihazırda aktif olarak işletmeye devam eden bir tesis olduğu, hatta hemen kuzeybatı yönde başka bir işletmeye de izin verildiği ve ocağın çalışmakta olduğu, ocağa yakın bir yerleşim yeri ve toplu bir tarım alanı bulunmadığı, orman yangını sonucu işletme izni istenen yerde tepe, alt yapı izni istenen yerlerde örtü yangını şeklinde bir etkilenme olduğu, yanık saha orman idaresi tarafından kesilerek boşaltılmakta ve yeniden orman tesisi çalışmalarının sürdürüldüğü, izin talep edilen yaklaşık 3 hektarlık saha ormancılık faaliyetlerini etkileyecek miktarda olmadığı, ÇED Gerekli Değildir kararı verildiği, proje kapsamında yapılacak faaliyetlerin atıksu, atık, gürültü, toz ve partikül madde emisyonları oluşturabilecek bir mahiyette olduğu, PTD’nda bu kirleticilere yönelik değerlendirmelere yer verildiği, çevrede oluşturabileceği olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerinin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemler yönünden değerlendirmeler içerdiği, atıksu deşarjı yapılmayacağı, ocakta meydana gelen toz emisyonu ve gürültü değerlerinin en yakın yerleşim yerine olumsuz bir etkisinin olmayacağı, kirletici parametrelerin ve emisyon değerlerinin mevzuatta belirtilen sınır değerlerin altında kalacağı, su kaynaklarının olumsuz etkilenmesinin beklenmediği, madencilik faaliyetinin civardaki orman sahasına ve çevreye az veya çok zarar verebileceği, ocakta uygulanan patlatma parametrelerinin makul değerlerde olduğu, en yakın yerleşim biriminde sınır değerlerin üzerinde bir etki oluşmayacağı, topoğrafik yapının oluşabilecek sarsıntı ve hava şoku dalgalarını sönümleyebileceği, taş fırlaması veya gaz çıkışının bu bölgeler için risk oluşturmayacağı, patlatma, kırma-eleme, nakliyat çalışmalarının birlikte etkisi ile oluşan ve sahada biriken tozun çevrede etkisinin olabileceği, ancak proje tanıtım dosyasındaki taahhütlere uyularak bu etkilerin azaltılabileceği, oluşması beklenen zararların katlanılabilir seviyede kalabileceği, sonuç olarak bütün bu değerlendirmeler neticesinde orman mühendisliği, çevre mühendisliği ve maden mühendisliği açısından izin verilmesi önünde bir engel olmadığı şeklindeki tespit ve değerlendirmelere yer verildiğinin görüldüğü, anılan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerle maddi olay birlikte mukayese edildiğinde ise, projedeki taahhütlere aykırı davranılması halinde ilgili mevzuattaki tedbirlerin alınarak faaliyetin durdurulmasının mümkün olduğu, ilgili mevzuata göre ormanlık sahada madencilik faaliyeti yapılabilmesi için Bakanlık tarafından ormanlık saha kullanımına izin verilmesinin gerektiği, hangi taleplere izin verileceğine ilişkin olarak Yönetmelik'te "Bakanlıkça uygun görülenlere izin verilir" hükmünün getirilerek mevzuatın idareye takdir yetkisi verdiği, takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun kullanılması gereken bir yetki olduğu, proje taahhütlerine uyulmak kaydıyla ormanlık alanda madencilik faaliyeti yürütülmesi durumunda dava konusu ormanlık alanda madencilik faaliyeti yapılmasında sakınca olmadığı, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında dava konusu alanda madencilik faaliyetinin yapılmasında kamu yararının bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu alana ilişkin ormanlık saha kullanım izni verilmesi talebinin reddine vakî işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Anayasamızın 169. madde hükmü uyarınca yangın gören devlet ormanında yanan ağaçların yerine yeni ağaçların yetiştirilmesinin gerektiği, izin istenilen sahanın yerleşim yerlerine yakın olduğu, verimli orman olduğu ve izin verilmesi halinde orman bütünlüğünün bozulacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının ek izin talebi hakkında; proje taahhütlerine uyulmak kaydıyla ormanlık alanda madencilik faaliyeti yürütülmesi durumunda dava konusu ormanlık alanda madencilik faaliyeti yapılmasında sakınca olmadığı, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında dava konusu alanda madencilik faaliyetinin yapılmasında kamu yararının bulunduğundan, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY :... Beton San. Tic. İnş. Tur. A.Ş. tarafından, Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi sınırları dahilinde yer alan 95.5 hektarlık alan için 2014 yılında ... numaralı II-A grubu kalker işletme ruhsatı (17/01/2014-17/01/2024) alınmış, 06/09/2019 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının alınmasından sonra, kalker madeni işletme izni alınarak madencilik faaliyetlerine başlanılmıştır. Adı geçen maden şirketi 2020 yılında ruhsat sahası içerisinde ilave izin almak suretiyle madencilik faaliyetlerine devam ettiği,... tarihli dilekçesi ile; İR:... ruhsat nolu kalker madeni sahasında 21.277,09 m2 açık işletme alanı, 2.645,58 m2 yol, 4.048,38 m2 şantiye, 1.468,32 m2 atölye ve 515,58 m2 kantar alanı olmak üzere toplam 29.954,95 m2 alan için ilave izin talebinde bulunduğu, anılan talep üzerine orman idaresi heyetince evrak ve arazide yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen izin raporu ile ek izin verilmesinde sakınca bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğu, yine Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla da izin raporuna ve ÇED belgesine atıfta bulunularak izni verilmesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre sakınca bulunmadığı belirtilmiştir. Nihayetinde, Orman Genel Müdürlüğünce talep hakkında yapılan değerlendirme sonucunda; izin talep edilen alanın yangın görmüş verimli devlet ormanına isabet etmesi, sosyal problemlere yol açacağı, orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği göz önüne alındığında kamu yararının bulunmadığından bahisle anılan maden şirketinin ek izin talebinin ... tarihli ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesi ile "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. Maddesinde, (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hali ile) "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz.(...)(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/19 md.) Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesi yer almaktadır.18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (Mülga) Orman Kanunu'nun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 'Amaç ve kapsam' başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 16 ncı maddesine göre verilecek izinlere, rehabilite işlemlerine ve izinlerden tahsil edilecek bedellere ait iş ve işlemleri düzenlemektir." düzenlemesi, 4. maddesinde, ruhsat sahibinin başvurusuna ekleyeceği belgeler sayılmış; "İnceleme ve değerlendirme" başlığını taşıyan 5. maddesinde, "Bölge müdürlüğü yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceler, eksiklikler varsa, on iş günü içinde müracaat sahibine bildirir. Eksiklikler tamamlanıncaya kadar talep değerlendirmeye alınmaz. Evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenlenir (...) Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat talepleri bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınır." düzenlemesi; 'Kesin İzin' başlıklı 7. maddesinde; "Bakanlıkça uygun görülenlere (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. (...)" düzenlemelerine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Uyuşmazlıkta; II-a grubu kalker maden işletme izni sahibi davacı şirket tarafından, toplam 29.954,95 m2 ormanlık alan için ilave izin verilmesi istemiyle davalı orman idaresine başvuruda bulunulduğu, anılan izin talebi değerlendirilmek üzere orman idaresi heyetince arazide yapılan inceleme sonucunda düzenlenen izin raporu ve bu rapora dayanılarak Orman Bölge Müdürlüğünce davacıya ek izin verilmesinde sakınca bulunmadığı belirtilerek nihai kararın verilmesi için dosyanın iletildiği Orman Genel Müdürlüğünce talep hakkında yapılan değerlendirmede; izin talep edilen alanın yangın görmüş verimli devlet ormanına isabet etmesi, sosyal problemlere yol açacağı, orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği ve Anayasamızın 169. madde hükmü göz önüne alındığında, madencilik faaliyetleri için ek izin verilmesinde kamu yararının bulunmadığından bahisle, anılan maden şirketinin ek izin talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.Temyize konu kararda; İdare Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde alanında uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen ve yukarıda ayrıntısına yer verilen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerle maddi olay birlikte mukayese edildiğinde, projedeki taahhütlere aykırı davranılması halinde ilgili mevzuattaki tedbirlerin alınarak faaliyetin durdurulmasının mümkün olduğu, ilgili mevzuata göre ormanlık sahada madencilik faaliyeti yapılabilmesi için Bakanlık tarafından ormanlık saha kullanımına izin verilmesinin gerektiği, idarenin takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun kullanılması gereken bir yetki olduğu, proje taahhütlerine uyulmak kaydıyla ormanlık alanda madencilik faaliyeti yürütülmesi durumunda dava konusu ormanlık alanda madencilik faaliyeti yapılmasında sakınca olmadığı, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında dava konusu alanda madencilik faaliyetinin yapılmasında kamu yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitler birlikte incelendiğinde; ilave izin talebinde bulunulan alanın, en yakın yerleşim birimine 2,64 kilometre ve Naras Barajı'na 3,20 kilometre mesafede yer aldığı, altyapı tesis alanının 1/4'lük verimli kızılçam devlet ormanına isabet ettiği, sahanın yangından etkilenmeyen kısmında kızılçam ağaçlarının mevcut olduğu, izin talebinde bulunulan alanın 2021 yılı içerisinde Manavgat ilçesinde çıkan orman yangınlarından önemli ölçüde etkilendiği, alanda gerçekleştirilecek madencilik faaliyetleri nedeniyle çevreye ve en yakın yerleşim yerlerine olumsuz etkisinin olacağı, Manavgat ilçesindeki ormanların yangından etkilendiği, Anayasa'nın 169. maddesi hükmüne göre yanan ormanların yerlerine yeni ormanların yetiştirilmesi ve ormanların korunarak sahalarının genişletilmesi gerektiği, talep konusu sahayı gösteren amenajman haritasının, orman kadastro haritasının, memleket haritasının ve hava fotoğraflarının incelenmesinden, izin verilmesi halinde orman bütünlüğünün bozulabileceği dikkate alındığında bu hususlarla birlikte yapılan değerlendirme sonucunda dava konusu Orman Genel Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Öte yandan, izin istenilen ormanlık alanın verimli kızılçam ağaçlarının bulunduğu 1/4 lük kısmın taksir edilmek suretiyle geriye kalan kısım için yeniden ek izin talebinde bulunulması halinde, davalı idarece istem hakkında yeniden bir karar verilebileceği açıktır. Bu durumda, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.