Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazası sonucu pervaneye elini kaptırarak yaralanan işçinin maddi ve manevi tazminat talepli davasında kusur oranı, maluliyet ve tazminat miktarlarına ilişkin temyiz itirazlarını değerlendiriyor.
Özet: Bir iş kazası sonucu parmaklarından yaralanan işçinin maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek geçici ve sürekli iş göremezlik ile kısmi manevi tazminata hükmetmiş, bu karar istinaf mahkemesince esastan reddedilerek onanmış; ancak hem davacı vekili işverenin tam kusurlu olduğunu, kendisine %40 kusur izafesinin haksız olduğunu, maluliyet ve tazminatın eksik hesaplandığını, hem de davalı vekili davacının kendi kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkiline haksız kusur yüklendiğini ve fahiş manevi tazminat talebinin kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiş, Yargıtay ise manevi tazminat istemi hakkındaki temyiz itirazlarının kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle temyiz edilemezliğini incelemeye başlamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/14921 E.  ,  2026/5198 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1051 E., 2025/927 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/206 E., 2022/53 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde doğrultma bölümünde çalıştığını, 07.06.20 16... :30 sıralarında serinlemek amacıyla pervanenin fanını kendine doğru çevirmek istediği esnada sağ elini pervaneye kaptırdığını, yaralandığını ve sağ elinde bulunan parmaklarında kemik kırıkları meydana geldiğini ve bir parmağının ucunun koptuğunu, pervanelerin güvenliksiz olduğunu, korumasız olarak tehlikeli şekilde bulunduğunu, kazanın tamamen iş verenin kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin parmağını kaybetmesinden dolayı hem maddi hem manevi zarara uğradığını belirterek tüm zararın karşılanması için davanın kabulünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, tamamıyla davacının kendi kusurundan meydana geldiğini, müvekkili şirkette tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, uyarı işaretlerinin bulunduğunu, pervanenin işçiler için konulmadığını, davacının kendi isteğiyle pervaneyi çevirmek suretiyle elini uzattığını belirterek tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulüne,
1-Geçici iş göremezlik talebinin kabulüyle, 730,10 TL geçici iş göremezlik maddi zararının kaza tarihi olan 07.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Sürekli iş göremezlik talebinin kabulüyle, 79.175,10 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının kaza tarihi olan 07.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması taleplerinin ayrı ayrı reddine." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş yerinde koruma kapağı bulunmayan pervanelerin yarattığı tehlikeye karşı işverence hiçbir önlem alınmadığı ve kaza sonrası getirilen güvenlik tedbirlerinin tam kusuru ispatladığı gözetilmeksizin, davacıya %40 oranında kusur izafe edildiğini, maluliyetin eksik tespit edildiğini, hesaplama kriterleri belirsiz aktüerya raporuna dayanılarak maddi ve manevi tazminatın düşük tespit edilerek hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulması talep edilmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almış bir operatör olarak, göreviyle ilgisi bulunmayan ve güvenli mesafede konumlandırılan sıcak demir soğutma pervanesine çalışır vaziyetteyken elle müdahale etmesinin illiyet bağını kesen tam ve ağır kusur mahiyetinde olduğu gözetilmeksizin, soyut ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuyla müvekkile kusur izafesi yapılması ve zamanaşımına uğrayan fahiş manevi tazminat taleplerinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup kusur durumunun eksik tespit edildiği gerekçesiyle kararın bozulması talep edilmektedir.
VI. Değerlendirme ve Gerekçe
a.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 12.06.2025 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen 15.000,00 TL nin davalı yönünnden kısmen reddine karar verilen 35.000,00 TL tazminat miktarının davacı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile HMK ek madde 1 gereği dava tarihi kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz eden davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.