Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda verilen mahkumiyet hükmünü, bozma ilamı sonrası temyiz başvurularını reddederek onadı.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz edildiği bu hukuki metinde, önceki Yargıtay bozma ilamına rağmen bölge adliye mahkemesince yeniden değerlendirme yapılarak sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğu ve sattığı sabit görülmüş, sanık müdafiinin delil yetersizliği, kullanım amacıyla bulundurma ve etkin pişmanlık gibi savunmaları reddedilerek, el konulan uyuşturucunun miktarı ve çeşitliliği ile istihbari bilgiler doğrultusunda mahkumiyet hükmünün ve alt sınırdan uzaklaşarak verilen cezanın hukuka uygun olduğu tespitiyle hükmün onandığı belirtilmektedir.
8. Ceza Dairesi         2026/5266 E.  ,  2026/9671 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2026/68 E., 2026/141 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94/1.maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
İzmir 12.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2024/735 Esas, 2025/73 Karar sayılı kararıyla kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.03.2025 tarihli ve 2025/1022 Esas, 2025/1154 Karar sayılı kararı hükmün bozulmasına ve İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bozma kararı üzerine İzmir 12.Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2025 tarihli ve 2025/233 Esas, 2025/436 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen 10.06.2025 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.12.2025 tarihli ve 2025/10496 Esas, 2025/9682 Karar sayılı kararı ile "...5271 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” normu gözetilerek İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.03.2025 tarihli kararının ve bu kararın akabinde İzmir 12.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.04.2025 tarihli kararın Anayasa’nın 36. ve 5271 sayılı Kanun'un 3, 278-284. maddeleriyle belirlenen görev kurallarına aykırı bulunmakla; görevsiz mahkemece verilmiş kararlar niteliğinde olup hukuka açık ve ağır aykırılık oluşturması sebebiyle hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince gerektiğinde 5271 sayılı Kanun'un 280/1-2. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesinden sonra İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2025 tarihli kararı ile ilgili olarak istinaf kanun yolu denetimi yapılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma ilamı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2026 tarihli ve 2026/68 Esas, 2026/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, sanığın sadece uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın uyuşturucuyu aldığı şahıs hakkında bilgi verildiği ancak bu hususta işlem yapılmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluştuğuna, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın işlettiği iki ayrı işyerinde uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin edinilen istihbari bilgi üzerine, usulüne uygun şekilde alınan arama emri uyarınca sanığın işyerlerinde ve arama esnasında sanığa ait olduğu anlaşılan çanta içerisinde kullanım miktarının çok üzerinde ... ile pregabalin içeren hapların ele geçirildiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarının üzerinde oluşu ve çeşitliliği, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık müdafii tarafından sunulan 05.11.2024 tarihli dilekçe ekinde sanığın ismini verdiği ... isimli şahıs hakkında sanık veya müdafii tarafından delilleriyle birlikte suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması neticesinde mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 192/3. maddesi hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilmesi mümkün olduğu anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2026 tarihli ve 2026/68 Esas, 2026/141 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.