Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın borcun yaklaşık ispatını sağlayamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, bir bankanın ticari kredilerden kaynaklanan muaccel alacağının tahsili amacıyla talep ettiği ihtiyati haciz başvurusunun, ilk derece mahkemesince borcun yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmediği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine bankanın yaptığı istinafı incelemiş; ilk derece mahkemesinin alacak konusunu hatalı belirtmesini düzelterek asıl alacağın banka kredi sözleşmesinden kaynaklandığını tespit etse de, bankanın dilekçesi ekinde muaccel alacağın yaklaşık ispatına dair yeterli delil sunmaması nedeniyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine vararak istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ..KARAR NO :..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..ÜYE : ..ÜYE : ..KATİP :..İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ : ..NUMARASI : İHTİYATİ HACİZTALEP EDEN :.. VEKİLİ : AV...KARŞI TARAF :..MÜTEVEFFA :..DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ HACİZİSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : ..YAZIM TARİHİ : .. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü; DAVA : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, müvekkili banka ile karşı taraf arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden karşı tarafın ticari kredili mevduat ve ticari kredi kartı ürünlerini kullandığını, söz konusu kredilerin ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek karşı tarafa ihtarname gönderildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine karşı taraf hakkında .. İcra Müdürlüğünün.. Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini, alacağın varlığı ve muacceliyetin yaklaşık olarak ispatlandığını ileri sürerek .. TL alacağın tahsilini teminen teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME ARA KARARI : Mahkemece, somut uyuşmazlık ele alındığında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, eğer alacaklı ise alacağın miktarının henüz belli olmadığı, bu hususun yapılacak yargılama sonunda ortaya çıkacağı, talep edenin ihtiyati haciz kararı verilmesi noktasında 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun m. 258/1-2. cümle hükmü uyarınca alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etme koşulunu yerine getirmediği, davaya konu faturalarda belirtilen malların davalıya teslim edilip edilmediğinin anlaşılmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ara kararın gerekçesinin somut uyuşmazlıkla ilgili olmadığını, alacağın varlığının ve muacceliyetinin yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konulduğunu, muaccel alacak bakımından borçlunun kaçması veya mal kaçırması şartının aranmadığını, itirazın iptali davasının açılmış olmasının ihtiyati hacze engel olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.Talep; İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İİK'nun 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, aynı yasanın 258. maddesinde ise ihtiyati haciz talep eden alacaklının, alacağa ve icabında haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek kadar delil göstermesi yeterli olup, alacağın varlığının tam ispatı gerekmeyip yaklaşık ispatın yeterli olacağı hüküm altına alınmıştır.Talep dayanağı uyapta bir örneği bulunan sözleşmede davalı borçlu karşı tarafın imzası bulunmamaktadır. Her ne kadar gerekçeli kararda faturalarda belirtilen malların davalıya teslim edilip edilmediğinin anlaşılamadığı belirtilmiş ise de ihtiyati haciz talebinin konusu faturadan kaynaklanan alacak olmayıp banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacaktır. Hal böyle olunca, mahkemece ihtiyati haciz talep eden davacı bankanın karşı taraf davalıdan muaccel bir alacağının varlığını yaklaşık olarak ispata dair delillerini talep dilekçesi ekinde sunmadığı, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin, istinaf başvuru dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Kafi miktarda harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 09.09.2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."