Hırsızlık suçundan beraat eden suça sürüklenen çocuk için, aynı yargılamadaki başka bir suçtan mahkumiyet nedeniyle vekalet ücreti talebinin reddi.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçlamasından beraat eden suça sürüklenen çocuğun müdafiinin, aynı davada mala zarar verme suçundan kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunması nedeniyle avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı ve bu sebeple beraat eden suç için ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle vekalet ücreti talebini reddederek, bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararını kaldırıp beraat kararı veren hükmünü hukuka uygun buldu ve onadı.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2424 E., 2025/1414 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, "suça sürüklenen çocuk lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Aynı davada yargılandığı mala zarar verme suçundan daha önce mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiğinin anlaşılmış olması karşısında; müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından ayrıca vekâlet ücretine hükmolunmayacağı belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraatine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.