Elektrik tedarik sözleşmesinin süresinden önce feshine dayalı cezai şart ve güç bedeli farkı alacağı davasında, fesih ispatlanamadığından ret kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, bir elektrik tedarik şirketinin ticarethane abonesi tarafından sözleşmenin erken feshedildiği iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin davada, tedarikçi şirketin sözleşmenin abone tarafından süresinden önce feshedildiğini veya taahhüde aykırı davranıldığını ispatlayamadığına, ancak icra takibinin kötü niyetli başlatılmadığına hükmederek, hem tedarikçinin cezai şart ve güç bedeli farkı alacak talebini reddeden hem de abonenin kötü niyet tazminatı talebini reddeden alt mahkeme kararlarını oy birliğiyle onamıştır.
3. Hukuk Dairesi         2025/6164 E.  ,  2026/3460 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/63 E., 2025/1927 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/250 E., 2024/803 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ticarethane abonesi olan davalının, müvekkili şirket ile imzaladığı elektrik tedarik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, sözleşmenin (9.) ve (10.10) maddelerine göre, sürenin 12 ay olduğunu, süresinden önce müşteri tarafından feshedilmesi durumunda en yüksek fatura bedelinin bir katı tutarında cezai şart ödemekle yükümlü bulunduğunu, bu nedenle davalı aleyhine 434.248,57 TL fatura alacağı, 21.097,43 TL gecikme zammı ve gecikme zammı nedeniyle doğan 3.797,53 TL KDV olmak üzere toplam 459.143,53 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, elektrik tedarikçisi olan davacı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı ve keyfi biçimde, herhangi bir bildirim yapmaksızın ve “serbest tüketici” ilkesini ihlal ederek davalı ... portföyünden çıkartıp elektrik tedarikini sonlandırdığını, davaya konu sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen her iki faturanın da taraflar arasındaki sözleşmeye ve EPDK mevzuatına uygun olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine, koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davaya konu alacak tutarının mevzuata uygun olarak hesaplandığını, davaya konu sözleşme gereği davalı tarafa elektrik enerjisi temini sağlandığını ancak davalının taahhüde aykırı davrandığını, sözleşmenin süresinin elektrik tedarikinin başladığı tarihten itibaren 12 ay olup, fesih tarihi gözetildiğinde davalının sözleşmeyi süresinden önce feshettiğinin açık olduğunu, dağıtım sisteminde tesisat girişinin sehven tek terimli olarak seçildiğini, davalı şirketin esasen çift terimli tarifeye tabi olduğunu, tarife farkından oluşan güç bedelinin ek fatura olarak oluşturulmuş olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan elektrik tedarik sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle cayma bedeli ve güç bedel farkından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taraflar arasında imzalanan elektrik tedarik sözleşmesinin süresinden önce davalı yanca fesih edildiğinin veya davalı abonenin taahhüde aykırı davrandığının davacı şirket tarafından ispatlanamadığının ve davacı tarafça icra takibine kötüniyetli olarak girişilmediğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.