Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, kalitesiz sade yağ teslimi iddiasıyla çek ödemelerinin durdurulması ve malvarlığına ihtiyati tedbir talebinin reddine dair istinaf kararı.
Özet: Baklava üreticisi bir şirketin, kaliteli sade yağ teslim edilmemesine ve verilen çeklerin haksız yere tahsiline rağmen çekleri geri alamadığını ve dolandırıldığını iddia ederek kalan çeklerin ödemelerinin durdurulması ile karşı tarafın malvarlığına ihtiyati haciz konulması talepleri, ilk derece mahkemesi tarafından yaklaşık ispat koşullarının sağlanmadığı ve çeklerin tedavül kabiliyetinin engellenemeyeceği gerekçeleriyle reddedilmiştir; davacı şirket, menfi tespit davasında ispat yükünün karşı tarafta olduğu ve sunduğu delillerin (faturalara itiraz, dolandırıcılık suç duyurusu gibi) yaklaşık ispat için yeterli olduğu gerekçesiyle karara itiraz etmiştir.

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ..KARAR NO :..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..ÜYE : ..ÜYE : ..KATİP :..İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ : ..NUMARASI : İHTİYATİ HACİZTALEP EDEN :.. VEKİLİ : AV...KARŞI TARAF :..MÜTEVEFFA :..DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ HACİZİSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : ..YAZIM TARİHİ : .. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü; DAVA : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili şirketin baklava üreticisi olduğunu, baklava üretiminde kullanılmak üzere davalı şirket yetkilisi olan . .. ile birinci kalitede sade yağ alımı için anlaştığını, işbu anlaşma karşılıklı güvene dayalı yapıldığını, işbu birinci kalitede sade yağ alımına ilişkin öncelikle davalı şirketin, müvekkiline bir numune getirdiğini, davalı şirketin, müvekkiline getirdiği yağ numunesi birinci sınıf olarak nitelendirilen çok kaliteli bir sade yağ olup müvekkili şirket tarafından çok beğenildiğini ve müvekkili şirket tarafından, davalıdan hemen bir parti mal istendiğini, müvekkilinin ve davalı anlaştıkları sade yağların kg fiyatını 670 TL'ye anlaştıklarını, davalı şirketin yaklaşık .. kg sade yağı müvekkiline teslim ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin, davalı şirkete aynı maldan parti parti gönderilmesi şartıyla anlaşma sağlandığını, bu anlaşmanın karşılığında müvekkili şirkete ait 13 adet sıralı çekleri davalı şirkete önden verildiğini, bunun karşısında davalı tarafça, müvekkiline 13 adet çek bedellerinin tamamına karşılık fatura kesildiğini, ancak davalı tarafından gönderilen ikinci parti mal olan .. kg yağ birbirinden farklı olup anlaşılan şekilde birinci sınıf yağ olmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin ikinci parti de gönderilen yağların .. kg yağı davalı tarafa iade ettiğini, davalının yeniden, müvekkili ile anlaştıkları üzere birinci kalitede yağ getireceğini söylemesine rağmen hem iade edilen malları hem de geriye kalan 11 partideki malları müvekkiline teslim etmediğini, ancak kendisine verilen çekleri iade etmediğini ve tahsile devam etmekte olduğunu, davalı tarafın, müvekkili ile olan iletişimini tamamen kestiği gibi anlaşılan birinci kalitede yağları da göndermediğini, müvekkili tarafından, davalıya teslim edilen çekler bedelsiz kaldığını, ancak ilgili çekler kötüniyetli olarak üçüncü bir şahsa devredildiğini, şu ana kadar müvekkilim tarafından ., . ve .. tarihli çeklerin ödendiğini, bu çeklerin müvekkili tarafından icra tehdidi altında ve ticari geleceği hakkında duyduğu kaygılar nedeniyle ödendiğini ileri sürerek yargılama sırasında ve karar kesinleşinceye kadar geçecek süre göz önüne alındığında geriye kalan . adet sıralı çekin ödemelerinin tedbiren durdurulmasına, davalı tarafın mal kaçırma durumu olduğundan; davalı şirketin mal varlığına, öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise bildirilecek teminat miktarı ile ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI : Mahkemece; çekler üzerine ödemeden men yasağı konulması şeklindeki ihtiyati tedbir istemi yönünden; davacı tarafça talebe konu çeklerin her ne kadar yağ satılması karşılığında verildiği iddia edilmiş ise de, anılan çeklerin bahse konu satış ilişkisi kapsamında avans olarak verildiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, kanunen tedavülü ciro yolu ile mümkün olan çekler hakkında ibrazında ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, çekin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracağı, bu bağlamda yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmakla bu yöndeki tedbir isteminin reddine ..sayılı ilamı)., davalı şirketin mal varlığına ihtiyati tedbir konulması şeklindeki ihtiyati tedbir istemi yönünden; 6100 sayılı HMK'nin 389.maddesinin 1.fıkrası uyarınca tedbirin uyuşmazlık konusu üzerine konulabileceği, ileride verilecek ilamın infazının sağlanması için tedbir talep edilmiş olması halinde ise somut olayda yaklaşık ispat koşullarının sağlanmadığı gerekçesiyle bu yöndeki ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, yerel mahkemece somut olayda her ne kadar yaklaşık ispat aransa da söz konusu davanın türü menfi tespit davası olduğundan ve menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü davalı tarafta olduğundan; yerel mahkemece, taraflarından yaklaşık ispat beklenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki; taraflarınca elindeki her türlü delil yerel mahkemeye sunulduğunu, davalı tarafından, taraflarına kesilen faturaları; malları almadıklarından dolayı fatura içeriğine itiraz ederek davalıya çektikleri ihtarnamenin dahi yaklaşık ispat açısından yeterli olduğunu, davalı tarafından dolandırıldıklarından dolayı .. suç duyurusunda bulunulduğunu.. soruşturma numaralı dosyası ile davalı şirket yetkilisi hakkında soruşturmanın halen devam ettiğini, davalı tarafın müvekkili ile irtibatını tamamen kestiğini ve mal kaçırma olanağının çok yüksek olduğunu, bu sebeple davalı tarafın mal varlığına ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.Talep, mal alım satımı karşılığı avans olarak verilen çekler nedeniyle ödemeden men yasağı konulması ve davalının malvarlığı üzerine tedbir konulması istemine ilişkindir.Mahkemece talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı talep eden vekilince istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuştur. Çek, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Bu durumda, davacının söz konusu çeki mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerekir. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekir. Somut olayda davacı taraf, dava konusu çekin verildiğini, çek karşılığında herhangi bir mal teslim edilmediğini ileri sürmekte, davalı taraf ise davanın reddini savunmaktadır. Bu durumda çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yönündeki yasal karine davalı lehinedir. Davalı, çekin mal karşılığı verildiği yönündeki karineyi tersine çevirecek herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece illetten mücerret ve tedavül kudretine haiz çekler yönünden ödemeden men yasağı konulması ve davalının malvarlığı üzerine tedbir konulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi hukuka uygun görülmüştür. Bu nedenle ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Kafi miktarda harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 362/1-f bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 09.09.2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."