Kaçak elektrik kullanımının ispatlanamaması nedeniyle elektrik şirketi tarafından açılan itirazın iptali davasının reddi kararı onandı.
Özet: Elektrik dağıtım şirketinin abonesine karşı kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, şirketin kaçak tespit tutanaklarını usul ve mevzuata uygun düzenleyememesi, iddia edilen kaçak tüketimi yeterli delillerle (özellikle görüntü kaydı) ispatlayamaması ve bilirkişi raporunun da kaçak kullanım tespiti kanaatini bildirmemesi nedenleriyle davanın reddedilerek, bu ret kararının hem istinaf hem de Yargıtay tarafından onanmasıyla, şirketin abonenin kaçak elektrik kullandığına dair iddiasının hukuken geçerli bulunmadığı ve ispat yükünü yerine getiremediği kesinleşmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2026/60 E.  ,  2026/3455 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2556 E., 2025/2630 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/2731 E., 2023/2191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının müvekkili şirketin elektrik abonesi olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarınca yapılan kontrollerde kesik olan enerjiyi yükümlülükleri yerine getirmeden açarak kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağın resmi belge niteliğinde ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu, aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı neticesinde durduğunu, dava konusu alacağın belirli ve likit olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili üzerinde tarım arazisi vasfına sahip herhangi bir taşınmaz bulunmadığını, müvekkilinin sulu tarım yapmadığını ve kaçak elektrik kullanmadığını, dava konusu tutanakların geçerli olmadığını, önceki yıllarda da davacı şirketin usulsuz tutanakları ile müvekkili aleyhine açtığı davaların reddedildiğini, ispat yükü üzerinde olan davacının kaçak kullanım iddiasını ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 03.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, kaçak tutanakları ve kaçak tüketim tahakkuklarının usule ve mevzuata uygun düzenlenmediği kanaatinin bildiriliği, davacı şirketin dava dilekçesinde ve müzekkere cevabı ekinde kaçak tespitine ilişkin görüntü kaydını sunmadığı, 09.05.2023 tarihli müzekkere cevabında da görüntü kaydının bulunmadığını bildirdiği, davacı şirket tarafından yapılan kaçak elektrik tespitinin ve bu tespite dayalı olarak tahakkuk ettirilen faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 42. ve 43. maddelerine, usule ve mevzuata uygun düzenlenmediği, davacı tarafından davanın ispat edilemediği, davacının mevzuat uygulayıcısı şirket olması nazara alındığında tahakkuk ve icra takibinde kötü niyetli hareket ettiği gerekçesiyle; davanın reddine, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 23.058,76 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde bulunan davacı şirketin dava konusu alacağın dayanağı olduğunu ileri sürdüğü kaçak tespitlerini doğru bulgu ve belgelere dayandırmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı şirketin takip yapmakta haksız ya da kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle; davacı vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu kesme ve kaçak elektrik tespit tutanaklarının Yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiğini, OSOS verilerinden usulsüz bir tüketim yapıldığının açıkça anlaşıldığını, sırf görüntü kaydı alınmadı diye kaçak kullanımı yapılmadığı sonucunun çıkartılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, sayaçtan geçen bir elektrik kullanımının mevcut olduğunu, elektrik enerjisini ilgilendiren ve teknik bilgi gerektiren dava konusunda keşif icra edilerek bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu, vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde; davacı ... şirketinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasının ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olmasına, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, ispat yükü üzerinde olan davacı şirketin, davalının kaçak elektrik kullandığını ispat edememesine, belirlenen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.