Haksız azil iddiasıyla açılan vekalet ücreti alacağı davasında, tüketici hakem heyetlerinin görev alanı dışında kalan esaslı talebin mahkemece incelenmesi gerektiğine hükmeden karar.
Özet: Haksız azil iddiasıyla açılan vekalet ücreti alacağı davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin, kısmi dava olarak ileri sürülen bu talebi, miktar itibarıyla tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırında kaldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddetmesi hatalı bulunmuştur; zira azlin haksız olup olmadığının tespiti, yargısal yetkiye sahip olmayan tüketici hakem heyetinin görev alanına girmediğinden, uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılması gerektiğine hükmedilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/5870 E.  ,  2026/3466 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1404 E., 2025/1808 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2025/60 E., 2025/353 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalı ... tarafından.... Noterliğinin 26.01.2024 tarihli 2023/2309 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil olarak atandıklarını, davalının tüm dosyalarını avukatlık mesleğinin gerektirdiği özenle takip etmiş olmalarına rağmen, davalı tarafından... Noterliğinin 06.03.20 24... /5127 yevmiye numaralı azilnamesi ile haksız olarak vekillik görevlerinden azledildiklerini, 6100 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi kapsamında taraflarına ödenmeyen vekalet ücreti alacağı olarak şimdilik 10.000,00 TL olan akdi ve karşı taraf avukatlık ücretinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin boşanma aşamasında olduğu eşi ile boşanmak amacıyla davacılara vekaletname verdiğini ancak davacılar tarafından müvekkile yanlış bilgilendirme yapılarak boşanma davası açılmamış olduğu halde davanın açıldığı yönünde gerçeğe aykırı beyanlarla müvekkil ile vekili arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığını, davacının bildirim ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket ettiklerinden müvekkil tarafından azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava değeri talep tarihi itibariyle tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırı dâhilinde kaldığından öncelikle tüketici hakem heyetine başvuruda bulunulması gerektiği, bu hususun dava şartı olduğundan kamu düzenine ilişkin olduğu, Mahkemece, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; dava şartı yokluğu nedeniyle red halinde dahi davanın belirsiz alacak davası mahiyetinde olması sebebiyle miktar itibariyle sınırdan bahsedilemeyeceğini, dava değerinin faiz, yargılama gideri veya benzeri kalemlerle birlikte sınırı aşmasının mümkün olduğunu, davacıya dava şartı eksikliğini tamamlama imkânı tanınmadan doğrudan usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dosya üzerinden karar verilerek, hukuki dinlenilme hakkı ile usul ekonomisi ilkesine aykırı hareket edildiğini, davalı taraf kendisini avukatla temsil ettirmiş olup mahkemece lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak esas hakkında bir karar verilmeden, salt dava şartı nedeniyle usulden ret durumunda karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız azil nedenine dayalı olarak vekalet ücreti alacağının tahsili talebine ilişkindir.
1. Tüketici hakem heyetlerinin hangi uyuşmazlıklarda görevli olduğu, 6502 sayılı Kanunu'nun 66 ve devamı maddeleri ile aynı Kanunun 72. ve 84. maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
2. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekil azlin haksız olması nedeniyle hem dava dosyası hem de icra takip dosyasındaki akdi ve karşı yan vekalet ücretlerinin muaccel hale geldiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL vekalet ücreti alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacıların azlin haksız olduğunun tespiti talebinin yargı organlarının niteliklerine ve sıfatlarına sahip olmayan tüketici hakem heyetince çözüme kavuşturulması mümkün değildir. Bu anlamda, söz konusu talep tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kalmaktadır.
3. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; mevcut davanın kısmi dava niteliğinde olduğu ve tespite ilişkin talebinin ise tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığı değerlendirilerek, uyuşmazlığın görülmesi ve istinaf başvurusunun davanın esası hakkında inceleme yapılarak neticelendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4. Bozma sebebine göre temyiz eden davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA,
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.