Orman İdaresinin, 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman dışına çıkarılan parsellerin vasfını koruduğu iddiasıyla açtığı iptal davası yargılaması.
Özet: İlk derece mahkemesi, orman idaresinin İstanbuldaki belirli parsellerin 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman dışına çıkarılmasına ilişkin kararların iptali talebini, Yargıtayın 1981 öncesi orman vasfının bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiği yönündeki bozma ilamına uyarak kısmen kabul edip kısmen reddetmiştir; buna göre bazı parsellerin veya kısımlarının orman vasfını koruduğunu tespit ederek 2/b uygulamasını iptal ederken, diğer parsellerin 1981 öncesi orman vasfını yitirdiği gerekçesiyle 2/b uygulamasının geçerliliğini onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/4178 E.  ,  2026/4584 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2019/106 E., 2025/159 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 94 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılarak 30.12.2014 tarihinde askı ilanına çıkarılan 6831 sayılı Orman Kanun (6831 sayılı Kanun) ile aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulama çalışmalarının incelenmesi sonucunda, 1976 yılı hava fotoğraflarına göre XII, XXII, XXIII, XXX, XXXI, XXXII, XL, XLI, XLIII, XLIV, XLV, XLVI ve XLVII numaralı 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkartılan parsellerin kısmen orman vasfında bulunduğunu ileri sürerek, 94 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 30.12.2014 tarihinde askıya çıkarılan 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulama tespitlerinin belirtilen parseller yönünden iptali ile orman vasfını koruyan kısımların orman sınırları içerisinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar üzerinde 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uyarınca güncel kullanıcı belirlemesi yapılmış olması hâlinde, bu kişilerin de davaya dâhil edilerek haklarını savunmalarına imkân tanınması gerektiğini, dava konusu edilen ve orman sınır noktaları arasında kalan taşınmazların 1976 yılına ait hava fotoğraflarında orman olarak görülmekle birlikte, 31.12.1981 tarihinden önce tarım arazisi olarak kullanıldıklarının Mahkeme kararları ve hava fotoğrafları ile sabit olduğunu, bu nedenle 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması kapsamında yapılan tespitin usul ve kanuna uygun bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/14 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile, "3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesine göre yapılan çalışmalarda Hazine adına yapılan tespitlerin kesin olduğu, tespitin beyanlar hanesine yönelik dava açılabileceği, davacı tarafından beyanlar hanesine yönelik bir davanın açılmadığı, orman tahdit komisyonları tarafından yapılan çalışmalara karşı Orman İdaresinin dava açmada hukukî yararı bulunmadığı gibi husumet ehliyetinin de bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 23.02.2016 tarihli ve 2015/14 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararına karşı davacı ... İdaresi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2019 tarihli ve 2018/6373 Esas, 2019/1608 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirip yitirmedikleri ve dolayısıyla 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesinde belirtilen nitelikte olup olmadıklarının tespiti için 1982 tarihine en yakın tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarının bilirkişiler marifetiyle incelenmesi ve taşınmazların vasfının kesin olarak belirlenmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 94 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan P(XII) ve P(XXXII) parselleri hakkında 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin iptaline, P(XXX) parselinin 25.12.2024 tarihli bilirkişi raporunun 9. ve 10. sayfalarında (A) harfiyle gösterilen 2.151,84 m² ve (B) harfiyle gösterilen 11.250,36 m²lik bölümleri, P(XXXI) parselinin aynı raporun 11. sayfasında (A) harfiyle gösterilen bölümü, P(XLIII) parselinin aynı raporun 16. sayfasında (A) harfiyle gösterilen 662,63 m² ve (B) harfiyle gösterilen 2.398,19 m²lik bölümleri, P(XLV) parselinin aynı raporun 19. sayfasında (A) harfiyle gösterilen 13.494,73 m²lik bölümü ile P(XLVII) parselinin aynı raporun 22. sayfasında (A) harfiyle gösterilen 1.524,11 m²lik bölümü yönünden 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre yapılan orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin iptaline; 25.12.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan P(XXII), P(XXIII), P(XL), P(XLI), P(XLIV) ve P(XLVI) parsellerinin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını tam olarak kaybettiğinin tespitine; ayrıca P(XXX) parselinin (A) ve (B) harfiyle gösterilen bölümleri dışında kalan kısmının, P(XXXI) parselinin (A) harfiyle gösterilen bölümü dışında kalan kısmının, P(XLIII) parselinin (A) ve (B) harfiyle gösterilen bölümleri dışında kalan kısmının, P(XLV) parselinin (A) harfiyle gösterilen bölümü dışında kalan kısmının ve P(XLVII) parselinin (A) harfiyle gösterilen bölümü dışında kalan kısmının 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını tam olarak kaybettiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, dava konusu taşınmazların tamamının 1941 yılında kesinleşen ilk orman tahdidi içerisinde kaldığını, 1970 yılı hava fotoğraflarında büyük ölçüde orman vejetasyonu ile kaplı bulunduğunu ve bitişiğindeki Devlet ormanının devamı vasfında olduğunu, ayrıca insan müdahalesinin ortadan kalkması hâlinde kısa sürede yeniden ormana dönüşebilecek vasıfta olduklarının bilirkişi raporunda da belirtildiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazların bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiğinden söz edilemeyeceğini, buna rağmen 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasının büyük ölçüde uygun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle kararın hukuka uygun bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca yapılan orman dışına çıkartma işlemine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybedip kaybetmediği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.