Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 7499 sayılı Kanun değişiklikleri sonrası hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını, sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyet koşulunu sağlamamasına rağmen temyiz incelemesi sonucu onadı.
Özet: Yerel mahkemece bozma üzerine hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sanığın kasıtlı suçtan mahkum olmama şartını taşımamasına rağmen, önceki yargılama süreci nedeniyle Yargıtay temyiz denetimine tabi tutularak, aleyhe temyiz bulunmadığından ve diğer temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak onanmıştır.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2025/6 E., 2025/798 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade 12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kanun yolu denetiminin istinaf yolu olduğu anlaşılmakla birlikte, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında verilen kararın daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemece bozma üzerine 15.12.2025 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyiz yoluna tabi olduğu; karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, adli sicil kaydına göre 12.09.2012 tarihinde kesinleşen, 5237 sayılı TCK'nın 149/1-d. maddesi kapsamında yağma suçundan mahkûmiyetinin bulunduğu, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun sağlanmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.