7. Ceza Dairesi, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçunda yanlış madde uygulaması, zincirleme suç ve etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle eksik ceza tayinini bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde, nakil araçlarının iadesine ilişkin kararları oy birliğiyle onarken, sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinde; kaçak sigara için uygulanması gereken kanun maddesinin yanlış tayin edilmesi, zincirleme suç hükümlerinin hatalı değerlendirilmesi ve ceza artırım oranında eksiklik yapılması ile etkin pişmanlık düzenlemesinin güncel haliyle tartışılmaması gibi hukuka aykırılıklar tespit ederek, bu yönlerden hükmün bozulmasına karar vermiştir.
7. Ceza Dairesi         2024/479 E.  ,  2026/6136 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/1053 E., 2023/684 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi,
nakil araçlarının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
I.Nakil Araçlarına İlişkin Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil araçlarının iadesine ilişkin hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II.Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Sanıklar ... ile ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanıklar ... ile ... tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suça konu sigaraların kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son cümlesinde belirtilen "... Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması halinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur." amir hükmü dikkate alınarak, hükmün gerekçe bölümünde belirtildiği gibi, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5-10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerekirken, aynı Kanun'un 3/18-a maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Dairemizin 23.09.2020 tarihli ve 2018/74 Esas - 2020/13308 Karar sayılı bozma ilamı ile sanık ...'in, Horosan Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/57 Esas ve 2015/66 Karar sayılı dosyasındaki eylemi ile Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1053 Esas sayılı dosyası ve Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/321 Esas sayılı dosyaları arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/1053 Esas sayılı ana dosyasında suç tarihinin 21.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 11.10.2014 olduğu, birleşen Horosan Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/57 Esas ve 2015/66 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 03.12.2014 olduğu, birleşen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/321 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 15.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin 12.11.2014 olduğu, sanık ...'in 21.09.2014 tarihli eylemi ile 13.09.2014 tarihli eyleminin zincirleme suç hükümlerine tabi olduğu, incelenen ana dosyada 11.10.2014 tarihli iddianamenin düzenlenmesi ile birleşen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/321 Esas sayılı dosya ile hukuki kesintinin gerçekleşmesi nedeniyle, ayrı hüküm kurulması, 21.09.2014 – 13.09.2014 tarihli eylemlerinin de kendi arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, sanığın tüm eylemleri birleştirilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmek suretiyle eksik ceza tayini,
3.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükmü kurulurken cezada 1/2 oranında artırım yapılmasına karar verildiği halde, 1/4 oranında artırım yapılarak 5 yıl 11... gün hapis ve 3.000 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
4. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklar hakkında; Mahkemece, sanık ... yönüyle, 21.09.2014 tarihli suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri 78.355,02 TL'nın iki katı tutarı, sanık ... yönüyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamındaki 13.09.2014 -21.09.2014 tarihli eylemler yönünden suça konu eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı; sanık ...'in 15.10.2014 tarihli eyleminde ele geçen suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ayrı ayrı hesaplanıp, hukuki sonuçları ile sanıklara bildirilmesi ve sonucuna göre sanıkların 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca, hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Suça konu kaçak sigaralar yönünden 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi yerine 3/22. maddesinin uygulanması,
6.Sanık ... ...’ın iştirak ettiği 21.09.2014 tarihli eylemde ele geçen 1.120 karton kaçak sigaranın gümrüklenmiş değeri 78.355,02 TL olup, suç tarihi itibariyle fahiş olmadığı gözetilmeden, 72 42... sayılı sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
7.Karar başlığında suç tarihlerinin 13.09.2014, 21.09.2014, 15.10.2014 yazılması gerekirken, 21.09.2014 olarak yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ile ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.