Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet kararını usul eksikliği giderilerek düzeltilerek onadı.
Özet: Sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde, sanık ve müdafiinin esas hakkındaki itirazları reddedilmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesinin, önceki bozma kararı sonrası farklı bir hüküm kurarken ilk derece mahkemesinin kararını kaldırmaması şeklindeki usul hatası tespit edilmiştir. Yargıtay, bu usul eksikliğini yargılamayı gerektirmeyecek şekilde hüküm fıkrasına ilgili ibarenin eklenmesi suretiyle düzelterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını esastan onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1604 E., 2025/1954 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlaliHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerien verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "şikâyetçinin duruşmaya katılmadığına, kısmen mal zararının giderildiğine, suç saatinin tam tespit edilemediğine, gece vakti olmadığına, beraat kararına verilmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;Dairemizin 14.04.2025 tarihli ve 2025/2657 Esas, 2025/6255 Karar sayılı bozma ilâmı uyarınca hükmün bozulmasına karar verilerek, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince farklı bir hüküm kuracağı durumlarda, ilk derece mahkemesi olan Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2024 Tarihli, 2023/838 Esas, 2024/6 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması sureti ile karara bağlanması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm fıkralarının başına; "5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince, İstinafa konu Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2024 Tarihli, 2023/838 Esas, 2024/6 Karar sayılı HÜKÜMLERİNİN KALDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.