Danıştay 8. Daire, işletme izni olmadan yapılan mermer üretimi nedeniyle uygulanan idari para cezasının, suçta ve cezada kanunilik ile cezaların şahsiliği ilkelerine aykırılığı nedeniyle iptalini değerlendirdi.
Özet: İşletme izni bulunmaksızın maden üretimi yaptığı gerekçesiyle bir şirkete uygulanan idari para cezasının iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi cezanın dayanağı olan kanun maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki üretimlerin yeni kanunla cezalandırılamayacağı gerekçesiyle, bölge idare mahkemesi ise cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca üretimi yapanın rödövansçı olması sebebiyle ruhsat sahibine ceza verilemeyeceği gerekçeleriyle para cezasının iptaline karar vermiş olup, davalı idare bu kararların bozulması istemiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/4333 E.  ,  2026/612 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4333
Karar No : 2026/612
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer Taş Sanayi ve Ticaret A. Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:......, K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Samsun ili, Vezirköprü ilçesi sınırları dâhilinde ve uhdesinde bulunan S:... sayılı ruhsat sahasında işletme izni düzenlenmeden önce ve 2020 yılı içerisinde 4.118,64 ton blok mermer üretimi yapıldığı tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 7.619.837,70-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü heyeti tarafından 09-12/07/2021 tarihleri arasında mahallinde gerçekleştirilen tetkikler neticesinde maden sahasından 2018 yılından 2020 yılına kadar işletme izni olmadan 4.118,64 ton üretim yapıldığının tespit edildiği, idari para cezasının hesabında da bu üretim miktarının esas alındığı görülmüş olup, idari para cezasının dayanağı olan ve 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, üretilen madenin ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası uygulanacağına ilişkin düzenlemenin ise 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile yapılan değişiklikle 28/02/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu durumda; davalı idare tarafından yapılan tespitlerle 28/02/2019 tarihinden önceki üretim miktarının da toplam üretim miktarı içerisinde değerlendirildiği ve idari para cezasının bu miktar üzerinden uygulandığı anlaşılmış olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi gereğince, işlendiği zaman yaptırımı farklı olan bir fiilden dolayı üretim tarihi ve üretim miktarı ayrımı yapmaksızın bütünüyle yürürlükteki Kanun hükmü uyarınca idari para cezası uygulanmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, ilgili Kanun maddesinin yürürlüğe girdiği 28/02/2019 tarihinden önceki dönem için yaptırımı farklı olan fiil nedeniyle davacı şirketin Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrasına istinaden 7.619.837,70-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahallinde tetkik raporu ile işletme izni düzenlenmeden önce 1 nolu ocakta ruhsat sahibi, 2 ve 3 nolu ocakta rödövansçı tarafından hacim boşaltması yapıldığının tespit edildiği, işletme izni düzenlenmeden önce rödövansçı tarafından yapıldığı tespit edilen eylem nedeniyle de ruhsat sahibi olan davacıya para cezası verildiği, bu durumda, cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, idari para cezasına konu olan fiil kim tarafından işlenmiş ise, ceza sorumluluğunun da o kişiye ait olması gerekmekte olup, davalı idare tarafından rödövnasçı tarafından gerçekleştirildiği tespit edilen eylem sebebiyle davacıya ceza verilmesine dair işlemde cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olması sebebiyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, son tetkikte üretimlerin 2019 yılında yapıldığının tespit edildiği, dava konusu işlemin Kabahatler Kanunu ve Türk Ceza Kanununa uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından hazırlanan, sahadaki mermer oluşumunun blok verimi ve üretim miktarının belirlenmesi hususunda düzenlenen raporun kabul edilemez olduğu, gözlem ve fiili inceleme yapılmaksızın farazi değerlendirmelerle hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak işlem tesis edildiği, olayda 2020 yılı ocak başı satış fiyatının esas alınamayacağı, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Samsun ili, Vezirköprü ilçesi sınırları dâhilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:... sayılı ruhsat sahasında, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü heyeti tarafından 22-24/12/2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen tetkikler neticesinde ruhsat sahasına işletme izni düzenlenmeden önce ve 2020 yılında 9.917,12 ton üretim yapıldığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından Afyon Kocatepe Üniversitesi JUAM tarafından hazırlanan teknik rapor göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirme talep edilmesi sonrasında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü heyeti tarafından 09-12/07/2021 tarihleri arasında yeninden mahallinde gerçekleştirilen tetkikler neticesinde işletme izni düzenlenmeden önce, 2018 yılından 2020 yılına kadar ruhsat sahasından 4.118,64 ton blok mermer üretimi yapıldığının, söz konusu üretimin 2.444,46 tonunun 4. kalite, 1.674,18 tonunun ise 1. kalite mermer olduğunun tespit edildiği, 1. kalite mermerin 2020 yılı için ocak başı satış fiyatının 646,00-TL ve 4. kalite mermerin 2020 yılı için ocak başı satış fiyatının ise 181,00-TL olduğundan bahisle davacı şirket hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 7.619.837,70-TL idari para cezası uygulanması üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 168. maddesinde "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." düzenlemesi yer almaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun (14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanun ile değişik) "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 7. fıkrasında "Ruhsatlı, ancak işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığının tespiti hâlinde, faaliyetler durdurularak üretilen madene el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve/veya el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli büyükşehir belediyesi olan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, diğer illerde il özel idaresi hesabına aktarılır. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır" hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta sahada 22-24/12/2020 tarihinde yapılan tetkikte drone ile imalat ölçümünde Işletme izni düzenlenmeden önce ve 2020 yılında üretim yapıldığı, yapılan ölçümler neticesinde 9.917,12 ton üretimin gerçekleştiği tespitine yer verilmiştir. Sonrasında davacı tarafından idareye yapılan başvuruda Afyon Kocatepe Üniversitesinin 05/05/2021-30/04/2022 tarihli raporu da sunularak ocak verimi ve mermer yoğunluğuna itiraz edilmesi üzerine idarece tekrar 09-12/07/2021 tarihinde sahada denetim yapılmıştır.
Öncelikle dava konusu işlemin tesis edilmesine dayanak teşkil eden ve uyuşmazlığın çözümüne ilişkin temel hususun sahadan boşaltılan hacmin ve üretilen mermer miktarının hesaplanması oluşturmaktadır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden pasa ve molozların da tetkik heyetince incelendiği, madencilik kapsamında kazı çalışmaları sonucu hacim değişimlerinin söz konusu pasa hacmi ile elverdiği ölçüde doğrulamasının yapılarak, hacim hesabı daha sağlıklı bir şekilde yapılabileceğinden, dosyada mevcut olan harita ve teknik raporlar ile diğer bilgi ve belgelerden de yararlanılması suretiyle boşaltılan hacmin hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Söz konusu hacim hesaplaması yapılırken devlet hakkının doğru şekilde hesaplanabilmesi için hacim hesabının her bir yıl için ayrı ayrı yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında farklı yıllara ilişkin bu hesabın yapılmasını kolaylaştıracak imalat haritası ve saha incelemeleri gibi bilgi ve belgelerin de göz önüne alınarak toplam hacmin bulunması üzerine, davacının önceki yıllara ait yıllık üretim miktarları ve pasa hacimleri dikkate alınarak orantılama yapılmak suretiyle bu hesabın yapılabileceği değerlendirilmektedir. Bu açıklamadan hareketle davalı idarece 2019 ve 2020 yılı için ruhsat sahasında izinsiz üretim yapıldığından bahisle tesis edilecek idari para cezasında açıklanan şekilde her bir yıl için hacim miktarı belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İdarece yapılan tetkik sonucunda ruhsat sahibi davacının 1 nolu ocakta 35.476,997 m³ üretim yaptığı tespitine yer verildiği, ruhsat sahibinin drone ile yapılan ölçüme itirazda bulunmadığı, akabinde Afyon Kocatepe Üniversitesince hazırlanan rapor da sunularak idareye kendisi ve rodövansçı SK 2 Mermer tarafından çalışılan ruhsat sahasında bürokratik sebepler nedeniyle orman izninin geç onaylanıp düzenlenmesi nedeniyle yapılan taahhütlü sözleşmelerden işletme izni olmadan üretim yapılmak durumunda kaldığını, saha ve blok veriminin idarece hatalı tespit edildiğini öne sürerek tekrar değerlendirilmesini talep ettiği görülmüştür. Bu durumda idarece sahada 2020 yılında yapılan tetkik ile tespit edilen izinsiz üretim eyleminin gerçekleştiği tarihin, bu eylemin tespit tarihi yani tetkikin yapıldığı tarih olduğu anlaşıldığından, söz konusu eyleme tetkik tarihi olan 22-24/12/2020 tarihindeki mevzuat hükmünün uygulanması gerektiği açıktır.
Söz konusu denetimde davacı tarafından yapılan üretim sonucu çıkarılan mermerin cinsinin 'benato grey' olarak tespit edildiği ifade edilmiştir. 22/12/2020 tarihli mahallinde tetkik raporunda ise çıkarılan mermer için herhangi bir mali kayıt olmadığından (fatura-sevk fişi-satış/sevkiyat) ve sahanın bulunduğu Samsun-Vezirköprü bölgesinde (Gri-Mermer) emsal fiyat oluşmadığından "Bursa ili gri mermer" ocakbaşı satış fiyatının baz alındığı belirtilmiş ise de; davalı idare tarafından "Bursa'da üretilen gri mermer" tipi maden tespitinin ne şekilde yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dosya kapsamında yapılan incelemede davalı idarelerce verilen savunma ve diğer belgelerden bu konuda yeterli bilgi edinilememiştir. Bu nedenle davacıya ait defter ve belgelerin, alım-satım işlemine konu faturaların ve sevk fişlerinin ve işletme projesinin incelenmesi, ayrıca davacının stok alanında mermer bulunduğu anlaşılmakla söz konusu madenin de incelenmesi ve gerektiğinde sahadan numune alınmak suretiyle mermerin hangi tipte olduğunun herhangi bir şüpheye yer verilmeyecek şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Bu şekilde tespit edilen mermer cinsine dair ilan edilmiş olan ocakbaşı satış fiyatının esas alınarak hesaplanması gerektiği de açıktır.
Sahada üretilen mermerin yoğunluğu idarece düzenlenen 22/12/2020 tarihli ilk mahallinde tetkik raporunda 2,71 olarak belirtildiği, 08/07/2021 tarihli ikinci raporda ise 2,62 olarak alınmasına karşın davacı tarafından sunulan Üniversite raporunda verimin 2,59 olarak bildirildiği görülmüştür. Yine sahada üretim yapılan ocakların veriminin ise ilk raporda 1 nolu ocak verimi %5, 2 nolu ocak verimi ise %4 olarak, ikinci raporda ise 1 nolu ocak verimi %2,59, 2 nolu ocak verimi ise %1,47 olarak belirtilmiş olup, değerler arasında çelişki olduğu ve buna dair bir açıklama ya da bilgi ve belgeye yer verilmediği görülmüştür. Bu durumda davacının eylemi neticesinde düzenlenecek olan idari para cezasının hesabını etkileyecek olması nedeniyle bu verimin hesabının yapılmasında, satış bilgi formları, işletme faaliyet raporları, davalı idarelerce sahada yapılan denetimler sonucunda düzenlenen mahallinde tetkik raporları, davacıya ait mali bilgi ve belgeler, pasa miktarı ve davacı tarafından sunulan ve idare tarafından uygun görülen işletme projesinde beyan edilen verim miktarı birlikte ele alınarak, bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmeli ve ortalama verim ve mermer yoğunluğu değerinin tespiti yapılmalıdır.
Sahada yer alan 1 nolu ve 2 nolu ocaktan yapılan üretim miktarı 2.444,46 ton + 1.674,18 ton = 4.118,64 ton olarak hesaplandığı, yine aynı raporda 1 nolu ocakta ruhsat sahibi 2 nolu ocakta ise rödovansçı tarafından hacim boşaltılması yapıldığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12'nci maddesinin 7 numaralı fıkrasında tespit edilen işlemi 'fiilen işleyenlere' idari para cezası verileceği hükmü gereğince aykırılığı bizzat yapanın idari para cezasının muhatabı olduğu, kaldı ki 1982 Anayasası'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 382'nci maddesinin 7 numaralı fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20'nci maddesinde kurala bağlanan, "Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği İlkesi" gereğince, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulması, cezanın yalnız suçu işleyenlerle, iştirak edenlere verilmesi, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceği, hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağı ilkesinin idari para cezaları için de geçerli olacağı açık olduğundan, tetkik tarihi itibariyle gerçekleştiği kabul edilen ruhsatlı, ancak işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapılması eyleminden kendi gerçekleştirdiği kısım kadar sorumlu olup, rödovansçı tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiş olan kısmın da hesaplamaya dahil edilerek tesis edilen idari para cezasında bu yönden de hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenle her bir ocakta faaliyette bulunan kişi söz konusu eyleminden sorumlu olacağından yapılan üretim miktarının her bir ocak için ayrı ayrı belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen hususlar araştırılarak bir değerlendirme yapılmaksızın verilen dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.