Trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, ihtiyari arabuluculuk anlaşmasıyla sağlanan ibra ve ödemenin sonraki talepler üzerindeki bağlayıcılığının incelenmesi.
Özet: Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, bir trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davada, davacının daha önce davalı sigorta şirketiyle ihtiyari arabuluculuk sürecinde anlaşarak ödeme aldığı ve kaza kaynaklı tüm haklarından feragat ettiğini gösteren anlaşma tutanağını dikkate alarak, uyuşmazlık hakem heyetinin tazminat ödenmesi yönündeki kararını kaldırmış ve davalının itirazını haklı bularak davacının taleplerinin reddine hükmetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/10877 E.  ,  2026/173 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/862 D. İş 2024/864 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-34093
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/201741
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olduğu aracın çarpışması sonucunda 15.01.2019 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının maluliyet oranının %19 olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre %1,8 teknik faiz uygulanmadan %0 teknik faize göre yapılması gerektiğini, tazminatın ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, olumlu cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.03.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu kazaya ilişkin tüm taleplerinden ihtiyari arabuluculuk sürecinde vazgeçtiğini, arabuluculuk görüşmeleri yapılarak tarafların 41.526,00 TL ana para ve 5.000,00 TL brüt vekalet ücreti üzerinden 20.03.2020 tarihinde anlaşmaya vardıklarını, ana paranın 07.04.2020 tarihinde davacıya, vekalet ücretinin de 06.04.2020 tarihinde vekile ödendiğini, anlaşma tutanağında davacının işbu kazadan doğacak tüm kalemler ve talepler yönünden davalıyı ibra ettiğini ve yine aynı madde kapsamında fazlaya dair hak ve alacakları ile munzam zarar taleplerinden ise vazgeçtiğini, Arabuluculuk Kanunu 18/5 uyarınca davacının taleplerinin tamamından vazgeçmiş olduğundan dava ve tahkim yoluna başvuramayacağını, açılan davaların reddinin gerektiğini, anlaşma belgesi gereğince davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, başvurunun 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı için reddinin gerektiğini, davalıya eksik/geçersiz evraklarla başvuru yapıldığından usulden reddinin gerektiğini, geçersiz sağlık kurulu raporu ile başvurunun yapıldığını, usulüne uygun bir başvuru olmadığından davanın reddinin gerektiğini, maluliyet raporunun yetkili hastaneden alınmadığını, raporu düzenleyen heyetin yönetmeliğe aykırı şekilde teşekkül ettiğini, güncel Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, raporda muayene tarihi ve poliklinik kayıt numarasının yazılı olmadığını, engel grubunun yönetmeliğe uygun belirtilmediğini, bağımlılık değerlendirmesi kısmının boş bırakılamayacağını, kesin maluliyet tespiti içermediğini, bizzat muayenenin yapılmadığını, raporun yönetmeliğin usul ve şekil şartlarına aykırı bir şekilde düzenlendiğini, sağlık kurulu raporu geçersiz olduğundan usulüne uygun bir başvuru olmayacağından usulden reddinin gerektiğini, maluliyet oranına itiraz ettiğini, medikal değerlendirmede maluliyet oranının %10 olarak tespit edildiğini, bu oran kapsamında ödeme yapıldığını, davacının maluliyet oranının artışına ilişkin kişisel müracaat sonucu alınmış sağlık kurulu raporu haricinde dosyada somut bir veri olmadığını, sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, maluliyet artışı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, heyet teşkilinin yönetmeliğe ve Yargıtay'ın güncel kararlarına aykırı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplama yapılırken %1,65 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, yapılan ödemenin güncelleştirilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, aktüer bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini, davalı temerrüde düşmediğinden faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulüne, 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının kabulüne, 27.04.2024 tarih, 2023.E.425758, K-2024/201741 sayılı kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, ihtiyari arabuluculuk kapsamında taraflar anlaşıp davacıya ödeme yapıldığından davacının tazminat talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından daha önce Arabuluculuk Anlaşması sağlandığından davanın reddine karar verildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 111/f.2'ye göre davacının zararının tamamının karşılanmamış olması sebebiyle davacının zararının tamamının karşılanması adına bakiye tazminat için başvuru yapma zorunluluğunun doğduğunu, bedeni zararın karşılanmadığını, ödeme tarihinin 18.03.2020 tarihi olduğunu, iki yıllık sürenin 18.03.2022 tarihinde dolacağını, fakat anlaşma tutanağının olmadığını, hangi oranda kusur ve maluliyetin esas alınarak hesaplama yapıldığının belirtilmediğini, 11.05.2023 tarihli maluliyet raporu ile davacının zararı net olarak ortaya çıktığından eksik kalan bakiye alacak kısmı için başvuru yapıldığını, iki yıllık hak düşürücü süre dolmadan davanın açıldığını, dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edilmeden ve hesaplama yapılmadan davanın doğrudan reddedildiğini, arada fahiş fark olduğundan anlaşmanın geçersiz sayılacağını, davacının hak kaybına uğramaması için iki yıllık sürede davanın açıldığından verilen kararın usule ve esasa aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olduğu aracın çarpışması sonucu gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.