Danıştay, Ege Üniversitesi profesörlük kadrosu alım ilanındaki bilimsel çalışma niteliğindeki ek koşulun hukuka uygunluğunu ve kişiye özel olup olmadığını temyizen değerlendiriyor.
Özet: Ege Üniversitesinde doçent olarak görev yapan bir akademisyen, profesör kadrosu ilanında yer alan "katı atıklardan mikrokapsül ve film üretimi üzerine bilimsel çalışmaları olmak" ek koşulunun kişiye özel, bilimsel olmayan ve objektiflikten uzak olduğunu iddia ederek iptalini talep etmiş; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, ilandaki şartın ihtiyaç ve hizmet gereklerine uygun ve objektif olduğunu değerlendirerek davayı reddetmiş, ancak temyiz incelemesi sürecinde Danıştay tetkik hakimi, bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği yönünde görüş belirtmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/3358 E.  ,  2026/583 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3358
Karar No : 2026/583
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ... Mühendisliği Bölümünde doçent unvanıyla görev yapmakta olan davacı tarafından,... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de 51 ilan numarası ile yayımlanan Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ... Mühendisliği Bölümü ... Mühendisliği Anabilim Dalı 1. Derece Profesör kadrosu alım ilanında yer alan "Mühendislik Bilimleri alanında doçent olmak. ... Mühendisliği alanında katı ... atıklarından mikrokapsül ve film üretimi üzerine bilimsel çalışmaları olmak" ek koşulunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E..., K:... sayılı kararda; dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, dava konusu ilan şartının ihtiyaç ve hizmet gerekleri doğrultusunda objektif nitelikte bir şart olduğu, bir kişiyi tarif eder nitelikte olmadığı, dava konusu ek koşul şartını taşıyan birden fazla adayın bulunduğu, söz konusu ilan şartının ilan edilen kadroya özgü, spesifik koşullardan olması nedeniyle de Yükseköğretim Kurulu'nun onayını gerektiren şartlardan olmadığı anlaşıldığından, dava konusu ilanda yer verilen ek koşulda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu edilen ek koşulun bilimsel, objektif ve denetlenebilir nitelikte olmadığı, kişiyi tarif eder nitelikte olduğu, ... mühendisliği bölümünde doktora çalışmasını tamamlayan az sayıda kişinin bulunduğu, ... mühendisliği alanında görev yapan akademik personel ... mühendisliği disiplininin tüm alt konularında çalışabileceği ve yayınlar yapabileceği, ... mühendisliği alanında çalışmaları olmasının ilan edilen kadroya başvuru için yeterli olması gerektiği, davalı idare tarafından ilanda yer verilen ek koşulun ilan edilen kadro ile ilgili bilim alanının bilimsel kalitesini arttırmaya yönelik olmadığı belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkemece resen seçilen bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının da söz konusu kadroya başvuru yapabileceğinin ortaya konulduğu, dolayısıyla dava konusu edilen ek koşulun kişiyi tanımlar nitelikte olmayan objektif ve denetlenebilir bir şart olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı Ege Üniversitesi Rektörlüğünce 25/07/2022 tarih ve 31903 sayılı Resmi Gazete'de 51 ilan numarası ile Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ... Mühendisliği Bölümü ... Mühendisliği Anabilim Dalı 1. Derece Profesör kadrosuna alım yapılacağına dair ilan yayımlanmıştır. Anılan ilanda "Mühendislik Bilimleri alanında doçent olmak. ... Mühendisliği alanında katı ... atıklarından mikrokapsül ve film üretimi üzerine bilimsel çalışmaları olmak" ek koşuluna yer verilmiştir.
Bunun üzerine, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ... Mühendisliği Bölümünde doçent unvanıyla görev yapmakta olan davacı tarafından, ... numaralı ilanda yer verilen ek koşulun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/(a) fıkrasında idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare işlemlerinde istikrarsızlığa neden olunmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi amacıyla dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.
İdari dava türlerinden iptal davalarının tanımı kapsamındaki subjektif ehliyet koşulu konusunda mevzuatta açık bir belirleme olmamakla birlikte, iptal davalarının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki niteliği göz önüne alındığında; idare hukuku alanında kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, ancak meşru, kişisel ve güncel menfaatlerinin varlığından söz edilmesi durumunda kişi yada kuruluşlarca yargı denetimine tabi tutulmasının istenebilmesi yeteneği olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda, yargı mercilerince önlerine gelen davalarda objektif dava açma ehliyetinin varlığının tespiti yanında davaya konu idari işlem ile davayı açan arasında iptale konu işlem yönünden kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin varlığının da tespiti gerekmektedir.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir.
Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkiler.
Dosyada yer alan bilirkişi raporunun incelenmesinden, davalı idare tarafından Resmi Gazete'de yayımlanan ... numaralı ilanda yer verilen ve dava konusu edilen ek koşulu davacının da sağladığı ve ilgili ilana davacının başvurabileceğinin belirtildiği, davacının söz konusu ilana yapmış olduğu başvurusunun reddine dair bir işlemin de dosya kapsamında bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının öncelikle dava konusu edilen ilana herhangi bir başvurusunun bulunup bulunmadığı, ilanda yer alan ek koşulu sağlamadığı gerekçesiyle başvurusunun reddedilip reddedilmediği araştırılarak, dava konusu edilen ilanda yer alan ek koşulun iptali isteminde güncel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu açıklığa kavuşturulması gerekirken, davacının dava açma ehliyeti yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın işin esasına geçilerek verilen temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın esastan reddi yönündeki .... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.