Danıştay 6. Dairenin, TPAOnun acele kamulaştırma işlemleri ve dayanağı Bakanlar Kurulu Kararının iptaline ilişkin davanın usuli değerlendirmesi.
Özet: Davacılar, Kırklarelinde bulunan parsellerin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı lehine 1978 tarihli bir Bakanlar Kurulu Kararına dayanarak acele kamulaştırılması işlemlerinin ve bu kararın iptalini istemektedir; mahkeme, idari yargılama usul kanunlarındaki dava dilekçelerinin içeriği, birden fazla işlemin birlikte dava edilmesi ve özellikle Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görev yetkisini düzenleyen mevzuattaki değişiklikleri (Bakanlar Kurulu kararları yerine Cumhurbaşkanı kararlarını inceleme yetkisi gibi) detaylıca değerlendirmekte olup, davanın esasına geçmeden önce usuli şartları ve kendi yargı yetkisini öncelikli olarak incelemektedir.

T.C.
D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2025/5096Karar No : 2025/4111 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü - ... DAVANIN KONUSU : 18/06/1978 tarih ve 16320 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak, Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, ... Köyü, ... mevkii, ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazların, Türkiye Petrolleri Anonim Ortalığı Genel Müdürlüğü (TPAO) tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemlerin ve dayanağı 18/06/1978 tarih ve 16320 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istenilmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakimi ...'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin; (d) bendinde, vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, ikinci fıkrasında da, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddedileceği, 5. fıkrasında; 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği, hükme bağlanmıştır.2575 sayılı Danıştay Kanununun 24. maddesinde; "1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak; a) Bakanlar Kurulu kararlarına, b) Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere, c) Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere, e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar." hükmü yer almakta iken, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 184. maddesiyle değiştirilen 24. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki hükümleri uyarınca, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak; Cumhurbaşkanı kararlarına, Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerden doğan idari davalar ile birden fazla idare mahkemesinin yetki alanına alanına giren davaları karara bağlayacağı belirtilmiştir. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinde, idare mahkemelerinin vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derece Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen hükümlerden, dava dilekçelerinde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin açıkça gösterilmesi gerektiği ve her idari işleme karşı ayrı ayrı dava açılmasının esas olduğu, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı ayrı ayrı dava açılabileceği gibi, tek bir dilekçe ile de dava açılabileceği anlaşılmaktadır. İdari yargılama usulünde geçerli olan re'sen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Bu itibarla; davacılar tarafından iptali talep edilen "14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının" ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da dava konusu edilebileceği, "uyuşmazlığa konu taşınmazların Türkiye Petrolleri Anonim Ortalığı Genel Müdürlüğü (TPAO) tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemler"in ise 2575 sayılı Kanunun 24. maddesinde sınırlı olarak sayılan ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'ın karara bağlayacağı davalardan olmadığından İdare Mahkemesinde dava konusu edilebileceği sonucuna varıldığından; dava dilekçesi 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun bulunmamıştır.Öte yandan; dava dilekçesinde yer alan "... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazların, Türkiye Petrolleri Anonim Ortalığı Genel Müdürlüğü (TPAO) tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemler" ifadesinde yer alan "işlemler" ibaresi ile kastedilenin ne olduğu, bu hususta iptali istenen işlem veya işlemlerin neler olduğu hususlarında tereddüt hasıl olmuştur. İptali istenen tüm işlemlerin; dava dilekçesinin hem konu, hem açıklamalar, hem de sonuç kısmında işlemin tarihi, sayısı, konusu vb. unsurları belirtilmek suretiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık ve anlaşılır bir biçimde belirtilmesi suretiyle davanın konusunun açıkça ortaya konulması gerektiği, davacı tarafından iptali istenilen "işlemler" ibaresi ile kastedilen işlemlerin belirsiz olduğu görüldüğünden, anılan istem yönünden dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine de uygun olarak düzenlenmediği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddesi hükümlerine uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddine,2. Yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına, 3.Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Artan posta ücreti avansının resen ile kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının ise istemleri halinde davacılara iade edilmesine, dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacılara iadesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.