Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan anapara ödenmiş alacağın ferileri ve icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davasına dair gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, iş makinesi tamiri karşılığında kesilen 624.000 TLlik faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle itirazın iptali davası açmış; davalı ana borcu arabuluculuk sürecinde ödemiş olsa da, davacı faiz, icra giderleri ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmektedir. Davalı ise ödemeyi kararlaştırılan vade tarihi olan 90 gün sonra yaptığını, icra takibinin erken ve ihtarnamesiz başlatıldığı için haksız olduğunu, dolayısıyla faiz taleplerinin yersizliğini ileri sürerken, bilirkişi raporu davacı defterlerindeki faturayı ve icra takibi detaylarını doğrulamıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Müvekkil ... İş Makineleri ünvanlı iş yerinde iş makineleri tamir ve servis faaliyeti göstermektedir. Davalıya ait ... model ... Seri No.lu iş makinasının tamiri için davalı ile anlaşılmış; 08.12.2023 tarihli teklif formu davalı tarafından imzalanmış bilahare tamir yapılarak davalıya teslim edilmiştir. Tarafların mutabık kaldığı rakam için icra takibine konu ettiğimiz 16.01.2024 tarih ... no.lu 624.000,00 TL tutarındaki fatura tanzim edilmiş, davalı tarafa tebliğ edilmiş ve her iki taraf ticari defterlerine de söz konusu fatura işlenmiştir. Fatura tarihi 16.01.2024 tarihi olmasına ve defaatle ödeme talep edilmesine rağmen ödenmeyen faturadan dolayı ... 1.Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış, davalının vekili aracılığı ile 02.04.2024 tarihinde yaptığı borca itiraz neticesi icra takibi durmuştur. Duran icra takibine istinaden anlaşma olmaması halinde itirazın iptali davası açılması amacı ile 04.04.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş, arabuluculuk süreci devam ederken davalı; müvekkile 16.04.2024 tarihinde fatura bedeli olan 624.000,00 TL'yi haricen ödemiştir. Yapılan icra takibi sonrasında fatura miktarı ödenmiş; ancak icra dosyası fer'ileri ödenmemiştir. Davalı yapmış olduğu ödeme ile hem hukuki ilişkiyi hem borcunu kabul etmiştir. Ancak hakkında icra takibi yapılmasına sebebiyet veren borçlu mesul olduğu anapara dışındaki borcunu ödemekten imtina etmektedir. Davalı borçlu fatura miktarını ödese de geri kalan alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden icra takibine devam edebilmemiz için işbu itirazın iptali davası açıldığı, itirazın iptaline ve takibin devamına, Davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile icra takibi durduğundan alacağın likit olduğu da nazara alınarak davalının 9620 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, Yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı arasında müvekkil şirkete ait ... BLC model ... seri nolu iş makinesinin tamiri için eser sözleşmesi yapılmıştır. Taraflar bu eser sözleşmesinin ödeme günü hususunda görüşmüş ve fatura tarihinden sonraki 90. günde müvekkil tarafından ödeme yapılacağını kararlaştırmışlardır. Ancak davacı, taraflar arasında belirlenen bu ödeme gününü beklemeyip, herhangi bir ihtar göndermeden doğrudan icra takibi başlatmıştır. Taraflar arasında belirlenen vadeye uyulmaksızın açılan icra takibi ile mahkemenizde açılan itirazın iptali davasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Müvekkil şirket, taraflar arasında kararlaştırılan ödeme günü olan 16.04.2024 tarihinde sözleşme bedelini davacının ibanına havale yaparak ödemiştir. Müvekkilimizin davacı yana hiçbir borcu bulunmadığından asıl alacak ve ferilere ilişkin tüm itirazlarımız baki kalmak kaydıyla davacı yanın talep ettiği işlemiş faiz oranı da fahiş olup, haksızdır. Müvekkil şirkete daha önce gönderilen bir ihtarname olmadığından müvekkil şirketten işlemiş faiz talep edilmesinin yasal olmadığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan işbu davanın reddine, Karşı tarafın dava değerinin 9920'sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine, Her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmiştir. SMMM Bilirkişiden rapor talebinde bulunulduğu, bilirkişi raporunda özetle; '' ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2024 / ... Esas sayılı icra dosyası ile; alacaklısı ..., borçlusu ... Beton Turizm İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticareti olduğu “16.01.2024 Tarih Seri sıra no'lu faturadan kaynaklı alacak” dayanağı ile ilamsız icra takibine konu edildiği, 29.03.2024 takip tarihi itibari ile 624.000,00 TL. asıl alacak 28.746,00 TL. işleyen faiz ile toplamda 652.746,00 TL alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans)Davacıya ait defterlerin tasdiki zorunlu defterlerden olduğu, 2023 yılı ilgili aylara ait e-defter beratlarının, T.T.K'nun 64. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulmuş olduğu, tutulması zorunlu diğer defterlerin birbirlerini doğruladığı,Ticari defter kayıtlarına göre; davacı tarafından davalıya 16.01.2024 tarihinde 624.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, Davacı tarafından bu faturaya istianden 29.03.2024 tarihinde ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... Esas dosyası ile takip başlatıldığı, Davalı tarafından ise davaya konu faturaya istinaden davacı banka hesabına 16.04.2024 tarihinde 624.000,00 TL.lik ödeme yapıldığı,Davacı tarafından davalı tarafı icra takip tarihinden önce temerrütte düşürdüğüne dair bir belge dava dosyasına sunulmadığı, fatura tarihinden itibaren TTK'ya göre 30 gü, i gerektiği yönünde hesaplama yapıldığı, talebinin 29.03.2024 takip tarihi itibari ile 624.000,00 TL. Asıl alacak 28.746,00 TL. ( 19.02.2024 Tarihinden itibaren ) işleyen faiz ile toplamda 652.746,00 TL. olduğu,30 günlük vade sonunda temerrüt kabul edildiğinde yapılan faiz hesaplamasının; 624.000,00 TL. asıl alacak 27.836,38 TL. ( 19.02.2024 Tarihinden itibaren ) işleyen faiz ile toplamda 651.836,38 TL. Olduğu,'' şeklinde görüş bildirmiştir. Nitelikli Hesap uzmanından alınan raporda özetle; '' ... 1. Genel İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyasında 16.04.2024 tarihi itibariyle bakiye borcun 108.082,40 TL olduğu, bu tutar üzerinden takibe devam edilebileceği tespit edilmiş olduğu'' şeklinde görüş bildirilmiştir. ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2024 / ... Esas sayılı icra dosyasın dosyamız arasına alındığı görüldü.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK’nin 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takip tarihinde alacağın muaccel olup olmadığı, davalının takipten sonra fakat dava tarihinden önce yaptığı 624.000,00 TL ödemenin borcun hangi kalemlerine mahsup edileceği, ödeme sonrasında bakiye borç bulunup bulunmadığı ve icra inkâr tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından 624.000,00 TL asıl alacak ve 28.746,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 652.746,00 TL’nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, asıl alacağa takip tarihinden sonra reeskont-avans faizi uygulanmasının ve kısmi ödemelerin TBK’nin 100. maddesine göre mahsup edilmesinin istendiği, davalının 02/04/2024 tarihinde borca, faize ve ferilere itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Tarafların kabulünde olduğu üzere davalıya ait iş makinesi davacı tarafından tamir edilerek teslim edilmiş ve yapılan iş karşılığında 16/01/2024 tarihli 624.000,00 TL bedelli fatura düzenlenmiştir. Faturanın tarafların ticari defterlerine kaydedildiği ve davalı tarafından hizmetin ayıplı veya eksik olduğuna ilişkin bir itiraz ileri sürülmediği görülmüştür. Davalı, icra takibinden sonra 16/04/2024 tarihinde banka havalesiyle 624.000,00 TL ödemiş ve havale açıklamasında “cari hesap ödemesi” ifadesine yer vermiştir. Bu ödeme, taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisini ve takip dayanağı fatura bedelini doğrulamaktadır.Davalı, ödeme süresinin fatura tarihinden itibaren 90 gün olarak kararlaştırıldığını savunmuş ise de bu savunmayı doğrulayan yazılı bir sözleşme veya ödeme şartı sunmamıştır. Dosyada bulunan teklif formu ve ticari kayıtların da 90 günlük vade savunmasını doğrulamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle icra takibinin alacak muaccel olduktan sonra başlatıldığı ve davacının işlemiş faiz ile takip ferilerini istemekte haklı olduğu kabul edilmiştir.Davacı tarafından takip başlatıldıktan sonra, ancak eldeki dava açılmadan önce 16/04/2024 tarihinde 624.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Takipten sonra yapılan bu ödemenin yalnızca asıl borcu sona erdirip erdirmediğinin belirlenebilmesi için ödeme tarihi itibarıyla faiz ve takip ferileri dâhil dosya borcunun hesaplanması ve ödemenin TBK’nin 100. maddesine göre mahsubu gerekmektedir. Borçlu, faiz ve giderleri ödemede gecikmiş bulunduğunda yaptığı kısmi ödemenin doğrudan ana borçtan düşülmesi mümkün olmayıp ödeme öncelikle işlemiş faiz ve giderlere, kalan kısmı ise asıl alacağa mahsup edilmelidir.Mahkemece alınan kök raporda, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 624.000,00 TL bedelli faturanın defterlerde kayıtlı bulunduğu, takip tarihinde bu tutarda alacak bakiyesi olduğu ve davalı tarafından 16/04/2024 tarihinde 624.000,00 TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir. İcra ve hesap alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 18/01/2026 tarihli ek raporda ise takip tarihi ile ödeme tarihi arasında işleyen faiz, icra harç ve masrafları ile vekâlet ücreti hesaba katılarak ödeme tarihi itibarıyla dosya borcu tespit edilmiştir.Ek raporda; 624.000,00 TL asıl alacak, 14.592,40 TL harç, 93.360,00 TL icra vekâlet ücreti, 130,00 TL masraf ve takip ile ödeme tarihleri arasında işleyen 13.764,42 TL faiz olmak üzere toplam borcun 745.846,82 TL olduğu; 16/04/2024 tarihli 624.000,00 TL ödemenin TBK’nin 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve takip ferilerine mahsup edilmesi sonucunda ödeme tarihi itibarıyla 121.846,82 TL bakiye borç kaldığı hesaplanmıştır. Raporun dosya kapsamına, takip talebine ve mahsup kurallarına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış; tarafların yeniden rapor alınmasını gerektirir nitelikte görülmeyen itirazları yerinde bulunmamıştır.Asıl alacağın dava tarihinden önce haricen ödenmiş olması, takipte talep edilen faiz ve icra ferilerinin ödenmemiş olması nedeniyle davacının itirazın iptali davası açmaktaki hukuki yararını ortadan kaldırmamaktadır. İtiraz üzerine takip durmuş olduğundan, ödeme sonrasında kalan alacak ve takip ferileri yönünden icra takibine devam edilebilmesi için itirazın iptaline karar verilmesi gerekmektedir.TBK’nin 100. maddesine göre yapılan hesaplamada dava tarihi itibarıyla davacının 10.000,00 TL’yi aşan miktarda bakiye alacağı bulunduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte davacı, eldeki davayı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL üzerinden kısmi dava şeklinde açmış ve yargılama sırasında talebini ıslah veya bedel artırım dilekçesiyle artırmamıştır. HMK’nin 26. maddesi uyarınca hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup talepten fazlasına karar veremeyeceğinden, hesaplanan bakiye borç daha yüksek olmasına rağmen davacının 10.000,00 TL tutarındaki talebiyle bağlı kalınarak bu miktar üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.Takip konusu alacağın imzalı teklif formu ve fatura ile belirli olduğu, faturanın davalının ticari kayıtlarına alındığı ve davalı tarafından takipten sonra fatura bedelinin tamamının ödendiği gözetildiğinde alacağın likit olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı, miktarını bilebilecek durumda olduğu borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğundan İİK’nin 67/2. maddesindeki koşullar oluşmuş; hüküm altına alınan 10.000,00 TL’nin %20’si olan 2.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir.Davalı hakkında yürütülen konkordato yargılamasında konkordato talebinin reddine ve verilen kesin mühletin sonuçlarıyla tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiğinden, hüküm tarihinde yargılamanın sürdürülmesine engel bir konkordato tedbiri bulunmadığı da anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KABULÜ ile ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 10.000,00-Tl üzerinden aynen DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı taleplerinin kabulü ile 2.000,00-Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 683,10 TL harçtan başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 255,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 6.674,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.529,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın kesin olduğu açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2026
Katip
e-imza
Hakim
e-imza