Danıştay 6. Daire, kamu yararı kararı ile acele kamulaştırma işlemi iptali davaları arasında, farklı yargılama usulleri ve doğrudan etkileşim eksikliği nedeniyle bağlantı talebini reddetmiştir.
Özet: Danıştay, bir kamu yararı kararının iptali istemiyle açılan dava ile bu karara dayalı acele kamulaştırma işlemine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan dava arasında, 2577 sayılı Kanunun 38. maddesinde belirtilen aynı maddi veya hukuki sebepten doğma ya da birinin diğerini etkileme niteliği bulunmadığına; ayrıca, acele kamulaştırma davasının ivedi yargılama usulüne tabi olması ve sonuçlarının diğer davayı doğrudan etkilememesi nedeniyle bağlantı olmadığını belirterek, davaların ayrı yargılama usulleriyle ve bağımsız hukuki denetimle sonuçlandırılması gerektiğine karar vermiştir.

T.C.D A N I Ş T A YALTINCI DAİREEsas No : 2025/4971Karar No : 2025/4076BAĞLANTI İSTEMİNİN REDDİ KARARI ... Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Av.... tarafından, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı kamu yararı kararı ve bu kararın onaylanmasına ilişkin ... tarihli, ... sayılı Bakanlık oluru işlemlerinin iptali istemiyle Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na karşı açılan davada; Ankara 22. İdare Mahkemesinin 13/08/2025 tarih, E:2025/1137, K:2025/1206 sayılı kararı ile bakılan davada iptali istenilen kamu yararı kararına dayalı olarak tesis edilen "acele kamulaştırma işlemine" dair 30/06/2025 tarih ve 10024 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2025/4714 sayılı dosyasında görülmekte olan dava arasında 2577 sayılı Kanunun 38. maddesinin 5. fıkrası uyarınca bağlantı bulunup bulunmadığının saptanması amacıyla dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan inceleme sonucu gereği görüşüldü;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Bağlantılı Davalar" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında; aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların bağlantılı davalar olduğu, 2. fıkrasında; idare mahkemesi, vergi mahkemesi, veya Danıştaya açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan mahkemece karar verileceği, 3. fıkrasında ise, bağlantılı davalardan birinin Danıştayda bulunması halinde dava dosyasının Danıştaya gönderileceği düzenlemesine, 39. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde; Danıştayca verilen karar bağlantı bulunmadığı yolunda ise, dosyaların ilgili mahkemelere geri gönderileceği düzenlemesine ve 42. maddesinin 3. fıkrasında ise bağlantının bulunup bulunmadığı yolundaki bölge idare mahkemesi ve Danıştay kararlarının kesin olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. İdari yargılama usulünde, idari yargı yerlerine açılan birden fazla dava arasında bağlantıdan söz edilebilmesi için davaların tamamının aynı idari yargı yerinin, dolayısıyla yalnızca idare mahkemelerinin ve bu mahkemelerle birlikte ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayın görevine girmeleri koşulu yanında, davaların biri veya birkaçının sonucunun bir diğer davada yargı yerince verilecek karara bağlı bulunması, diğer bir anlatımla davalara konu idari işlemlerin maddi veya hukuki sebeplerinde birlik ya da davaların birine konu idari işlemin diğer davalara konu idari işlemlerin sebebi olması ve davaların tümünün yargılamanın aynı aşamasında bulunması da gerekmektedir. Uyuşmazlıkta Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı kamu yararı kararı ve bu kararın onaylanmasına ilişkin ... tarihli, ... sayılı Bakanlık oluru ile acele kamulaştırma kararı arasında bulunan ilişkinin "aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hükmün, diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu davalar" şeklinde olmadığı, öte yandan acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararına karşı açılan davanın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, kamu yararı kararına karşı açılan davanın ise ivedi yargılama usulüne tabi olmadığı ve istinaf yargılaması sonucu kesinleşeceği, her iki davanın ayrı yargı yerlerince ve farklı yargılama usullerine tabi şekilde değerlendirilerek sonuçlandırılması gereken davalar olduğu, dolayısıyla söz konusu davalar arasında 2577 sayılı Kanunun 38. maddesinde tanımlandığı biçimde bağlantı olmadığından bağlantı isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Sonuç itibarıyla kamulaştırma kararına karşı açılan davanın, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davadan bağımsız olduğu ve acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davanın sonucunun kamulaştırma kararına karşı açılan davanın sonucunu doğrudan etkilemediği, kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada ayrı hukuki denetim yapılması gerektiği hususları dikkate alındığında, bu davalar arasında bağlantının varlığından söz edilemeyecektir. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 39. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca Ankara 22. İdare Mahkemesinde açılan dava ile Danıştay Altıncı Dairesinde açılan davalar arasında bağlantı bulunmadığına ve dosyanın Ankara 22. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.