Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHKnin geçici 35/b maddesi uyarınca FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarma işleminin HTS kayıtlarına dayanarak hukuka uygun olduğuna karar verdi.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan bir davacının, bu işleme karşı açtığı iptal davası idare mahkemeleri tarafından reddedilmiş olup, temyiz incelemesinde Danıştay, davacının anayasaya aykırılık iddialarını ciddi bulmayarak ve hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki somut tespitleri dikkate almıştır; bu tespitler arasında FETÖ/PDY üyeleriyle ardışık ve tekil ankesörlü/sabit hat görüşmeleri ile bu görüşmelere makul bir açıklama getirememesi yer almakta olup, tüm bu deliller ışığında davacının örgütle iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirerek, kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun bulmuş ve bölge idare mahkemesinin kararını onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/20124 E.  ,  2025/8373 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/20124
Karar No : 2025/8373
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ...Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, saklama süresi geçmiş HTS kayıtlarının aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği, tanık beyanlarının başka hiçbir delille desteklenmediği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan hakların ihlal edildiği, hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, savunma hakkının kısıtlandığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K... sayılı kararında yer alan;
''...Bu bilgiler ışığında sanığın sabit/kontörlü hattan ardışık aramalarına ilişkin yapılan incelemede;
Sanık ile birlikte askeri personel olan ve hakkında Fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma veya kovuşturma bulunan M.A. ve H.K. isimli asker şahıslarla dokuz farklı tarihte ardışık olarak toplamda on altı kez arandığının tespit edildiği anlaşılmış olmakla;
Aramaların ardışık olması, genellikle aynı askeri personel ile ardışık olarak aranması, ardışık olarak arandığı askeri personelin (M.A.) de kendisi gibi astsubay olması nitekim Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere ardışık aranan askeri personelin rütbelerinin genellikle denk olduğunun belirtildiği, aramaların büyük bir çoğunluğunun hafta sonuna ya da mesai saatleri dışına denk gelmesi, aramaların süresinin genellikle 0 saniye ya da çok az süreli olması, sanığın alınan savunmalarında örgüt mensubu şahıslarca sabit hattan arandığını, M.A. ile grup yapılmaya çalışıldığını, ... kod isimli örgüt mensubunun kendisini H.K. ile tanıştırdığını beyan ettiği, M.A.'ın, H.K.'un ve ... kod isimli B.Ç.'nın alınan beyanlarının birbiri ile tutarlı ve uyumlu aynı zamanda sanık savunmalarını doğrular mahiyette olduğu göz önünde bulundurulduğunda aramaların örgütsel amaçla örgütün mahrem sorumlusu tarafından gerçekleştirildiğine kanaat getirilmiştir.
Bu bilgiler ışığında sanığın sabit/kontörlü hattan Tekil aramalarına ilişkin yapılan incelemede;
Sanığın Batman ve Elazığ ilinden toplamda altı farklı ankesörlü telefondan farklı tarihlerde toplamda on dokuz kez tekil olarak arandığı ve en az 0 saniye en fazla 91 saniyelik görüşmeler gerçekleştirildiği, aramaların büyük bir kısmının ise hafta sonuna ya da hafta içi mesai saatleri dışında gerçekleştirildiğinin tespit edildiği anlaşılmış olmakla aramaların tek taraflı ve kısa süreli olması, farklı sabit hatlardan gerçekleştirilmesi, genellikle mesai saatleri dışında gerçekleşmesi ve aramalara ilişkin olarak sanığın makul bir açıklama yapamaması ve dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda aramaların örgütsel amaçla örgütün mahrem sorumlusu tarafından gerçekleştirildiği...'' tespitleri de, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.