Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, hakaret suçunda aleniyetin sokağa çıkma yasağı döneminde nasıl oluştuğu açıklanmadığı için eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle bozma kararı.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay, sanığın eyleminin sokağa çıkma yasağı sırasında gerçekleştiği gözetildiğinde, suçun aleniyet unsurunun yeterli gerekçe ve eksik incelemeyle oluştuğunun belirlenemediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak dosyanın aleniyetin nasıl gerçekleştiği hususunda yeniden değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2525 E. 2024/1634 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, polislerin kendisine iftira atmaları nedeniyle haksız yere ceza verildiği, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görüldüğünden sanığın bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş, katılan ve mağdurun aşamalardaki beyanlarında ve tanığın anlatımında hakaret içerikli sözün ne olduğunun belirtildiği, iddianame içeriğindeki anlatım ile gerekçeli karar içeriğinin uyumlu olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.Ancak;5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın eyleminin ülke genelinde sokağa çıkma yasağının olduğu zaman diliminde gerçekleştiği anlaşılmakla, aleniyetin nasıl gerçekleştiği açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile anılan Kanun maddesinin tatbiki hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2026 tarihinde karar verildi.