Sanık müdafiinin çelişkili beyanlar ve iftira iddialarıyla yaptığı cinsel saldırı suçundan temyiz başvurusunun Yargıtayca esastan reddi ve hükmün onanması.
Özet: Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının, istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddiyle kesinleşmesinin ardından yüksek mahkemeye taşındığı bu davada, sanık müdafiinin katılan beyanlarındaki çelişki ve iftira kastı iddialarına rağmen, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların tüm delillerle birlikte değerlendirildiği, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği gerekçeleriyle, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2025/7969 E.  ,  2026/2550 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1674 E., 2017/1836 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, katılanın aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanın iftira kastı ile hareket ettiğine ve tanık beyanlarına göre suçun işlenmediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca ... 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.