Danıştay, KHK 672 ile kamu görevinden çıkarılan personelin göreve iade talebinin reddini, FETÖ/PDY iltisakı tespitleri nedeniyle masumiyet karinesine rağmen hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiştir.
Özet: 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun OHAL Komisyonu tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davada, savunma hakkı ihlali, Bank Asya işlemlerinin rutinliği, hakkında verilen beraat kararı ve yasal sendika üyeliğinin örgütsel olmadığı yönündeki iddialarına karşın, Danıştay, devam eden ceza yargılamasındaki masumiyet karinesini dikkate alsa da, dava dosyasındaki somut tespitlerle davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna karar vererek, göreve iade talebini reddeden alt mahkeme kararlarını onayıp davacının temyiz istemini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/5024Karar No : 2025/8092 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Bank Asyaya terör örgütünün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğuna kanaat getirilerek beraat kararı verildiği, Aktif Eğitim-Sen'e üye olmasının örgütsel bir tavır olmadığı, yasal olarak faaliyet yürüten tüzel kişilerle geçmişte kurulan hukuk ilişkilerinin OHAL ilanı sonrasında terör örgütleriyle iltisak nedeni olarak kabul edilemeyeceği, Anayasa’ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının yargı kararlarına dayanak oluşturamayacağı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçu kapsamında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği; karara karşı yapılan istinaf istemi, ... Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla kabul edilerek, davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yeterli derecede her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanununun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararı ile bozulduğu ve bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve yargılamanın temyiz kanun yolu aşamasında olduğu görülmüş olmakla birlikte, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi daha önce kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.