Haksız el konulan mevduat sertifikası tazminat davasında, davanın davalı banka yerine Maliye Hazinesine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen kararın bozulması.
Özet: Davacılar, mirasçısı oldukları kişiye ait mevduat sertifikalarına haksız el konularak sonrasında iade edilmemesi nedeniyle oluşan maddi zararın tazminini talep ettikleri davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı kabul etmesine rağmen, Yargıtay incelemesinde, haksız el koyma nedenine dayalı tazminat davalarının Maliye Hazinesine karşı açılması gerektiği, bu sebeple mevcut davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı ve davanın bu ehliyet yokluğundan reddedilmesi gerekirken esastan incelenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2023/1062 E.  ,  2026/161 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3684 E., 2022/2976 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/344 E., 2022/766 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'a ait; ... Şubesindeki 15.000.000 TL değerindeki mevduat sertifikasına Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.01.1986 tarih ve 1985/330 Esas ve 1986/33 Karar sayılı kararı ile el konulduğunu, daha sonra Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03.10.1996 tarih ve 1996/24 mütala sayılı kararı ile iadesine karar verildiğini ve tereke dağıtımı kapsamında Edirne Sulh Hukuk Mahkemesine devredildiğini, müvekkillerinin mevduat sertifikalarından 2016/9 Tereke sayılı dosyada haberdar olduklarını, daha sonra durumdan haberdar olan mirasçıların ilgili bankalara müracaat ettiğini ve ilgili banka tarafından zamanaşımı nedeniyle paraların verilmediğini beyanla 07.1984 tanzim tarihli ve 154755, 1547 53... 2 sertifika numaralı ve toplam 15.000,00 TL bedelli mevduat sertifikası bedellerinin 03.10.1996 tarihinden itibaren mevduata uygulanması gereken en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden 325.803,97 TL, davacı ... için 162.901,98 TL ve asli müdahil ... için 162.901,98 TL olmak üzere toplam 651.607,95 TL'ye yükseltmiş ve toplam tutara dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı görmeye Ağır Ceza Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın TMSF'ye yöneltilmesi gerektiğini ve davaya konu taleplerin hak düşürücü süreye ve zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli 2021/344 Esas, 2022/766 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile, 651.607,95 TL'nin dava tarihi olan 05.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılara ve asli müdahile verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davayı görmeye Ağır Ceza Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, davaya konu taleplerin hak düşürücü süreye ve zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan faiz oranlarının emsal banka faiz oranlarından yüksek olduğunu, mevduat sertifikasının 1994 yılında Hazineye devredildiğini ve bu nedenle 1994 yılı sonrası için yasal faiz işletilmesi gerektiğini, Ağır Ceza Mahkemesince mevduat sertifikasının müsaderesine yahut mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmemiş olduğundan, davalının zarardan sorumlu olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların ve asli müdahilin murisine ait mevduat sertifikalarına haksız olarak el konulması ve ceza yargılaması sonucunda iade kararı verilmesine rağmen iade edilmemesi nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davada sıfat; tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet); maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak düzenlenmiş ve 115. maddesinde de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı hükme bağlanmıştır.
Haksız el koyma nedenine dayalı tazminat davaları Maliye Hazinesine karşı açılır.
Somut davada; davaya konu uyuşmazlık haksız el koyma nedenine dayandığından davalı ... Bakanlığının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, esastan inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2.Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.