İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, davalı vekilinin mahkemenin tarafsızlığını sorgulayan, bozmaya rağmen direnme kararı ve kanıtları yok sayma iddialarına dayanan reddi hakim talebini inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bir davada davalı vekilinin, mahkemenin bozma kararına rağmen bilirkişi raporu almaması, karşı tarafın iddialarını çürüten delillerin toplanmasını reddetmesi, projenin mevcut durumuna ilişkin somut kanıtları göz ardı etmesi ve tarafsız davranmadığı yönündeki şüpheler nedeniyle talep ettiği hakimin reddi başvurusunu inceleyen bu istinaf kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 36. maddesinde öngörülen hakimin reddini veya çekilmesini gerektirecek şartların somut olayda mevcut olmadığına hükmederek, davalı vekilinin bu konudaki talebini reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ37. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1763 KARAR NO: 2026/1970T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 01/06/2026NUMARASI: 2026/240 2026/262DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesiTaraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:K A R A RTaraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; Mahkeme'nin 2025/960 Esas sayılı dosyasında 05.02.2026 tarihli duruşmada verilen tümü ile bilimsellikten ve objektiflikten uzak, hiçbir somut veriye dayanmayan Bozma îlamı 2'de detaylıca arz ve izah olunan sebeplere rağmen direnme kararı ile yeni bir bilirkişi raporu alınmaksızın hatta Bozma İlamı 2 doğrultusunda aynı heyetten ek rapor dahi alınmaksızın direnme kararı verilmesi, yine Yargıtay bozması öncesinde 2023/531 Esas sayılı dosya kapsamında gerçekleştirilen 12.09.2024 tarihli duruşmada verilen karşı tarafın iddialarını çürüten resmi belgelerin ilgili resmi kurum ve kuruluşlardan / bakanlıklardan celbi taleplmerinin reddedilmesi, tahkikat aşamasında ortaya çıkan şüphelerin de "hedefe yönelik" bir planın parçaları olduğunu ve Mahkeme'nin açıkça, tarafsız davranmadığını ortaya koyduğunu, Mahkeme Heyeti, 2025/960 Esas sayılı dosyasından verdiği gerekçeli kararda proje ile ilgili olarak "çeşitli mevzuat değişiklikleri, idari tasarruflar ve imar planlarının iptal edilmesi ile birlikte ne zaman tamamlanıp yasama geçirileceği, hatta hasılat elde edilip edilemeyeceği belli olmayan proje" derken, projenin neredeyse tamamının bittiğini ispat eden güncel noter tespit tutanaklarını, alınan ve halen geçerli izinleri, davacıların proje alanındaki arazilerin tahsis haklarını tekrar ihaleye girerek aldıklarını külliyen ve kasten göz ardı edildiğini, yok sayıldığını, oysa ki; dava açılış tarihi olan 09 Ocak 2019 tarihli ...görüntüsü ile 03 Şubat 2026 tarihli güncel durumu açıkça ortaya koyan fotoğraflar, inşaatın fiilen ve kesintisiz şekilde devam ettiğini tartışmasız biçimde göstermekte olduğunu, işbu davaya bakmakta olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı... (Sicil No: ...) ile Üyeler Hakim ... (Sicil No: ...) ve Hakim ... (Sicil No: ...), HMK 36/1. maddesi gereğince, işbu dosyadan çekilmelerini,Çekilmeme halinde ise. Hakim... (Sicil No: ...) ile Hakim ... (Sicil No: ...) ve Hakim ...'ın, HMK'nın 38/8. maddesi gereğince, reddi hakim talebimizin, hmk 42/1. maddesi kapsaminda duruşmalı olarak değerlendirilmesine ve kabulüne karar verilmesini, Av. ... reddi hakim talebimiz karara bağlanıncaya kadar HMK 42/4 maddesi gereğince huzurdaki davaya bakılamayacağından, duruşma günü verilmesi dahil olmak üzere hiçbir usuli işlem yapılmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı tarafından mahkeme hakimince yapılan yargılamada, bozma kararı sonrası oluşturulan bilirkişi heyetinden anılan rapora karşı itirazlar değerlendirilmeden ek rapor alınmadan karar verildiği, ikinci bozmadan sonra bozma içeriği gereği yeterli ve gerekli araştırma yapılmadığı, karşı taraf lehine hareket edildiği, ikinci bozma ilamına karşı verilen direnme kararı ile herhangi bir ek rapor alınmaksızın karar verildiği, projeye ilişkin alınan izinler, tespit tutanakları ve tahsis hakları ile diğer evrakların yok sayıldığı, projenin devamına ilişkin görsellerin ve diğer delillerin yok sayıldığı, alınan rapor içeriğinin hatalı olduğuna dair beyanların dikkate alınmadığı ve raporun usulüne uygun düzenlenmediği, bozma ilamına rağmen mahkemece gerekçesiz direnildiği, gerekli delillerin toplanmadığı ve araştırmanın yapılmadığı, bekletici mesele yapılan dosya yönüyle daha sonrasında bu karardan vazgeçilip yargılamaya devam edildiği, bilirkişilerin yönetmeliğe aykırı davrandıkları, karşı taraf lehine yorumlama yaptıkları, usul kanuna aykırı şekilde talep olmaksızın teminatın iadesi yönünde karşı taraf lehine karar verildi ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, bir kısım iddiaların soyut nitelik arzettiği; delil toplama, ek rapor alama gibi tahkikata ilişkin hususlarda mahkeme hakimin yasal taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2026/... D.İş Esas 2026/... D. İş Karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,2-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, 3-İstinaf giderlerinin istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 09/09/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.KANUN YOLU: Kesin olmak üzere