Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK uyarınca FETÖ bağlantısı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan personelin hak iadesi temyizini değerlendirerek hüküm kuruyor.
Özet: Kamu görevinden FETÖ irtibatı gerekçesiyle çıkarılan davacının, bu işleme karşı açtığı iptal davasının reddine dair karara yaptığı temyiz başvurusu, ceza yargılamasındaki "ceza verilmesine yer olmadığına" kararına ve örgütle bağının bulunmadığı iddialarına rağmen reddedilmiştir; zira mahkeme, davacının kendi beyanları ve tanık anlatımlarıyla FETÖye ait ışık evlerine katıldığı, örgüt mensuplarıyla görüştüğü ve himmet adı altında maddi destek sağladığı yönündeki somut delilleri esas alarak kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/4850 E.  ,  2025/10060 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4850
Karar No : 2025/10060
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlğı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, ceza yargılamasında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasının memuriyete engel teşkil etmediği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... E.Ö. isimli şahsın 16.02.2018 tarihinde şüpheli olarak alınan ifadesinin ilgili kısımlarında; "...2010 Eylül ayı gibi Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığına katılışımı yaptım. Görev yerim belli olduktan sonra askeri birimden meslektaşlarımın bekar evinde kalmaya başladım. Bir hafta sonra telefonumdan kendisini ... (23-27 yaşları arasında, orta boylu, kilolu, yuvarlak yüzlü, esmere yakın buğday tenli, ismi emin değilim ama ... olabilir, Matematik öğretmeni olduğunu biliyorum.) olarak tanıtan birisi aradı, görüşmemiz gerektiğini ve nerede olduğumu sorunca ben arayan bu şahsın bu yapıdan olduğunu anladım. Şu an hatırlamadığım bir yerde buluştum. ... olarak tanıdığım bu şahıs Konya’ da seninle ben ilgileneceğim, bir sorunun olursa bana ulaş, birkaç gün sonra ben seni tekrar arayacağım görüşeceğiz dedi. Aradan bir hafta kadar geçtikten sonra devre arkadaşım olan B.A. (Eskişehirli 2010-2017 tarihleri arasında Konya 3. Ana Jet Üs komutanlığında birlikte görev yaptığımız devrem, halen Eskişehir ilinde Havacı Astsubay olarak görev yapar.) ile .../... mevkiinde yaya olarak gezdiğimiz esnada ... olarak kendisini tanıtan abi tekrar beni aradı, nerede olduğumu sordu, bende ... civarında olduğumu söyleyince Gri renkli ... marka aracıyla gelip yanımızda durdu, ben o esnada ... yanımda olduğu için tedirgindim, ancak ... abi ikimize bir işaret ederek araca gelmemizi istedi, ... de benim gibi araca hareket edip binince ...’in de bu yapıdan olduğunu anladım. ... abi ... ile beni araca aldı. Tam olarak hatırlamıyorum ancak bir mevkiden ... (Gaziantepli, halen Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığında KİP Tabur Komutanlığında Astsubay olarak görev yapar.) isimli devre arkadaşımı da araca aldı. B.A., ... ve beni İstanbul Çevre Yolu Türmak Kavşağından sola dönüşte ileride bir apartman dairesine götürdü. Eve girdiğimde evin kendisine ait özel ev olduğunu anlamıştım. Bu evde ... abi bize bundan sonra sizinle ben ilgileneceğim, askeriyenin misafirhanesinde kalmayın, kendinize ev tutun, ben o tuttuğunuz evlere gelip sizinle daha rahat görüşebilirim dedi ve ardından maaşlarımızın belli bir miktarını himmet adı altında kendisine aylık düzenli olarak vermemiz gerektiğini söyledi. Dini sohbet yaptı, yemek yedik, vakit namazı kıldık ve görüşmeden sonra evden ayrıldık. ..." şeklinde beyanda bulunduğu ve sanığı teşhis ettiği, ... Sanık soruşturma aşamasında 07/03/2018 tarihinde Konya KOM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde ise "... 2007 yılında girdiğim üniversite sınavından aldığım puan ile herhangi bir fakülteye yerleşemedim. 2007-2008 tarihleri arasında Fethullah Gülen cemaati olarak bilinen günümüzde terör örgütü olduğu kesinleşen bu örgüte ait ışık evlerine sayısal ders çalışmak amacıyla gittim. 2008 tarihinde girdiği ÖSS sınavından aldığım puan ile Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlığının astsubaylık sınavlarına ve yine polis okulları sınavlarına girdim. Hava Kuvvetleri İzmir Gaziemir Hava Teknik MYO’nu kazandım. 2008-2010 tarihleri arasında bu okulda okudum ve 2010 yılında mezun olduktan sonra ilk tayinim olan Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığına Hava Radar Operatörü Astsubayı olarak atandım. ... Bu yapı içerisinde yer aldığım dönemlerde bilerek suç sayılacak herhangi bir faaliyet içerisinde yer almadım. Bilmeden suç sayılacak bir faaliyet içerisinde yer almışsam da etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istiyorum. ... 2008 yılı içerisinde üniversiteye hazırlandığım sırada ilköğretim döneminden arkadaşlarım olan A.K., R.F., Y.A. ve H.Ö.A. isimli arkadaşlarım beni Gaziantep Ordu Evi arka tarafında bir eve ders çalıştırmak için götürdüler, isimlerini verdiğim bu 4 ilköğretim yıllarından arkadaşım bu eve zaman zaman gidip ders çalıştırıldıklarından bahsettiler. Ordu evi arka tarafındaki bu eve gittiğimizde, evin üniversite öğrencilerinin kaldığı o dönem Fethullah Gülen Cemaatine bağlı öğrencilerin barındığı ışık evi olduğunu anladım. Evde tanıştığım o dönem 20-25 yaşları arasında esmer tenli, kilolu, gür saçlı, Mersin Mut ilçesinden, Gaziantep Üniversite öğrencisi olan ismini ... olarak tanıtan şahıs ile tanıştım. ... isimli şahıs bana hafta sonları arkadaşların ile bu eve gelin, ben size matematik ve fen derslerine çalıştırayım dedi. Bu evde kalan üniversite öğrencilerini hatırlamıyorum ancak birkaç öğrenci kalıyordu, ... isimli şahıs bana ve arkadaşlarımla ilgileniyor, çözemediğimiz sorularda yardımcı oluyordu. Yine vakit namazlarını kıldırıyor, arada sırada dini sohbetler yapıyordu, bu sohbetlerde Risale-i Nur ve Fethullah Gülen kitaplarından okuyor, yine haftalık çıkan Fethullah Gülen vaazlarını bilgisayardan açarak izletiyordu. Bu eve zaman zaman 27-30 yaşlarında, 185 boylarında, açık tenli, kilolu, Gaziantep Ünv. öğrenci olan ismini ... olarak tanıtan şahıs gelip gidiyordu. ... isimli şahıs bu evde kalmıyordu, ancak arada sırada gelip kontrol ediyordu. Bu şekilde Fethullah Gülen cemaati ile tanıştım. 2007-2008 tarihleri arasında hafta sonları bu evde abilerce ders çalıştırıldım, bazı hafta sonları da isimlerini verdiğin arkadaşlar ile bu evde gece kalıyordum. 2008 yılında ÖSS sınavına girdim, sınavdan aldığım puan ile ailemin de isteği ile polis ve askeri okul sınavları için müracaat ettim. Askeri okul sınavlarından Hava ve Deniz okulları ile polis okulunun mülakat sınavlarına çağrıldım. Askeri okul mülakat sınavlarına girmeden önce, o dönem gittiğim ışık evinde tanıştığım ve benimle ilgilenen ... isimli abiye, askeri okullara müracaat ettiğimi ve mülakat sınavlarına çağrıldığımı söyleyince ... isimli abi benimle daha çok ilgilenmeye başladı. Bir görüşmemizde bana mülakat sınavlarında bir soru sorulduğunda bilmiyorsan bilmiyorum şeklinde cevap ver, sorunun yanıtını biliyorsan akıcı ve düzgün şekilde cevapla, asker gibi dimdik dur, içeri girdiğinde mülakat komisyonu sana otur demeden oturma, hazır olda bekle, Atatürk İlke ve İnkilaplarını ezberle gibi mülakatla ilgili telkin ve tavsiyelerde bulundu. ... İzmir Gaziemir Hava Teknik MYO’da intibak eğitimine başlayacağım hafta sonu Gaziantep’de iken ... isimli abi benimle görüşmek için bir ışık evine çağırdı, bu eve gittiğimde ... abinin yanında daha öncesinden kendisini hiç görmediğim ve tanımadığım, ... abinin üst konumunda bir abi olduğunu anladığım kendisini bana ... olarak tanıtan, ancak muhtemelen kod isminin ... olduğunu düşündüğüm, ... olarak kendisini tanıtan bu şahıs o dönem 30-35 yaşları arasında, esmer tenli, uzun saçlı, kısa boylu, zayıf yapılı bir şahıstı. ... isimli bu şahıs ... isimli abinin askeri okul boyunca benimle ilgileneceğini, buradan yani Gaziantep’den 15 günde bir İzmir’e geleceğini hafta sonları çarşı izinlerinde maneviyat yapacağımızı söyleyerek, askeri okulda cemaatten olduğumu kimseye söylememi ve askeri okulda belli başlı tedbir kurallarına uymam gerektiğini söyleyerek bunları tek tek sıralayıp sıkı sıkı tembihledi; Namazı ima yoluyla kılmak, Abdesti duvardan teyemmüm ile almak, Cep telefonunda konuşurken açık açık konuşmamak, Namaz kılmaya, spor yapmak tabirini kullanmak, Abiler ile yapılan görüşmelerde eve gelip giderken grup arkadaşınla birlikte gelip gitmemek, Bir yerden bir yere giderken mahrem abiyi 15-20 metre mesafeden takip etmek ve onunla yan yana hiç görünmemek, Gerekirse oruç tutmamak, Etrafından ki kişilerin bu yapıdan olup olmadığını araştırmamak, Askeri okulda ceza almamak ve göz batmamak, Abiler ile yapılan görüşmelerde cep telefonunun kapatılması, görüşmenin yapılacağı odanın dışına bırakılması, Abiler hakkında soru sormamak, yapıyı sorgulamamak gibi tedbir kurallarına uymam gerektiğini bana anlattı. 2008 Ağustos ayında İzmir Gaziemir Hava Teknik MYO’na okumak için tek başıma gittim. Ağustos Eylül ayı arasında intibak eğitimi gördüm, İntibak eğitiminden sonra ki hafta sonu çarşı iznine çıktığımda, ... adlı şahıs beni aradı, görüşme yeri ve zamanını söyledi. Ancak ben görüşmeye gitmedim. Bundan sonraki hafta sonları çarşı izinlerinde ... isimli bu şahıs sürekli cep telefonumdan beni arıyordu, ben ya meşgule atıyordum, ya da çağrılarına cevap vermiyordum. Beni genelde ankesörlü telefondan arıyordu. 2008-2009 eğitim öğretim dönemi boyunca yani Askeri okul 1. Sınıfı bitene kadar ... isimli bu şahısla sadece bir defa bayram izninde memlekette görüştüm. Bu görüşmemizde de bana neden İzmir’de görüşmelere gelmediğimi soruyordu. Bende görüşmek istemediğimi, asker olduğum için çekindiğimi söyleyerek geçiştiriyordum. 2009-2010 eğitim öğretim dönemine başlamadan önce yaz tatilini memlekette geçirdiğim esnada ... isimli şahıs ile son kez yaptığım görüşmede “Askeriye içerisinde vatanını, milletini dinini seven insanların azınlıkta olduğunu, bu ülkenin benim gibi vatansever dini bütün askerlere ihtiyacının olduğunu söyleyerek önceden manevi duygularımı istismar etti ve devamında İzmir ilinde hafta sonları yapacağımız görüşmelerde sadece Allah Kitap ve İslam konularında sohbetler olacağını bunun bir nevi benim maneviyatımın güçlenmesi için olacağını söyleyerek, İzmir’ e gittiğimde ilk hafta sonu görüşmeye gelip gelmeyeceğim hususunda benden söz istedi, bende o ortamda manevi duygularım depreştiği için görüşmeye geleceğim sözünü verdim. 2009 Eylül ayı gibi Askeri okul 2. Sınıfını okumak için Gaziantep’den İzmir’e gittim. İlk hafta sonu çarşı izninde dışarı çıktığımda ankesörlü telefondan ... isimli şahıs beni aradı ve bana Buca’da buluşacağımız yerin adresini verdi. Otobüs ile Buca’ya gittim, buluşma noktasında otobüsten indikten sonra ... ile göz göze geldik, gözüyle beni takip et dercesine bir işaret yaptı. Bende belli bir mesafeden yaya olarak takip ettim, yaklaşık 500 metre kadar yürüdükten sonra iki katlı müstakil bir eve girdi, bende ardından girdim. Eve girdiğimde askeri okuldan devrem olan İ.A. (Kahramanmaraşlı 2010 yılında Gaziemir Hava Teknik MYO’dan mezun oldu, halen Balıkesir Bandırma Hava Jet Üssünde istihbarat biriminde görevli) isimli askeri öğrenciyi gördüm. İ.A.’in bu yapılanmada olduğunu bilmiyordum, bu evde görünce anlamıştım. ... isimli abi benimle İ.A.’i tanıştırdı ve bundan sonra 15 günde bir bu evde görüşeceğimizi, İ.A. ile ikimizin bir grup olduğunu, askeri okul içerisinde samimi görünmemizi söyledi. Ardından kahvaltı yaptık, vakit namazı ve kaza namazlarımızı kıldık, ... isimli bu abi bize evde bulunan Risale-i Nur ve Fethullah Gülen kitaplarından okudu, sonra dini sohbet yaptı, 3-4 saat kadar bu evde program yaptık. Sonra evden İ.A. ile birlikte ayrılıp askeri okula geri döndük. Bu tarihten sonra 15 günde bazen de ayda bir ... isimli abi Gaziantep’den İzmir Buca’ ya geliyordu, bizden hafta sonu çarşı izinlerimizde Buca’daki görüşme evine gidip bizden sorumlu ... isimli abiyle görüşüyorduk. ... isimli abi bize dini sohbetin yanı sıra bazen de askeri okulda sorun yaşayıp yaşamadığımızı, derslerimizin nasıl gittiğini soruyordu. 2009-2010 tarihleri arasında ... isimli abiyle İ.A. ve ben Buca’da ki bu evde görüşmelere devam ettim ve 2010 yılı Ağustos ayında askeri okuldan mezun olduk. Ben Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığına İ.A. ise Ankara Akıncı Hava Jet Üs Komutanlığına tayin oldu. Meyil müddetini memleketim Gaziantep’te geçirdiğim esnada ... isimli abi ile yaptığım son görüşmede kendisi bana Konya’da ... isimli bir abinin beni arayacağını ve Konya’ya gittiğimde karşılayacağını Konya’da bulunduğum sürede benimle ... isimli abinin ilgileneceğini söyledi. Sonra da benden helallik istedi ve ayrıldık. 2010 yılı Eylül ayında Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığına katılış yapmak için Gaziantep’den tek başıma Konya’ya geldim. Birliğime katılışımı yaptım, birliğin misafirhanesine de yerleştim. Aradan bir hafta kadar bir zaman geçtikten sonra telefonumdan beni bilmediğim bir numaradan ... isimli şahıs aradı. Buluşmak istedi, Türmak kavşağında beklememi ve aracı ile gelip alacağını söyledi. Bende Türmak kavşağında beklerken Megane 2 marka aracı ile yanıma yanaştı ve aracın kapasını açarak içeri buyur etti. Bende araca bindim, araçta tanıştık. Kendisini bana ... olarak tanıtan bu şahıs 23-27 yaşları arasında, orta boylu, kilolu, yuvarlak yüzlü, esmere yakın buğday tenli, ismi emin değilim ama ... olabilir. Konya’da bulunduğum sürede benimle kendisinin ilgileneceğini, başımın derde girmesi halinde kendisine ulaşmamı söyledi. Kısa süre sohbet ettikten sonra araçtan indim. Aradan biraz zaman geçtikten sonra ... isimli şahıs beni yine aradı ve Real Alışveriş Merkezinin otoparkında buluşalım dedi. Ben otoparkta beklerken araç ile yanıma geldi, araca bindiğimde daha öncesinden kendilerini tanıdığım benim gibi Hava Jet Üs Komutanlığında görev yapan mesai arkadaşlarım olan B.A. (Eskişehir’li 2010 yılı askeri okul mezunu, halen Eskişehir BHHM’de Asts. olarak görev yapan) ve E.Ö. (Amasya Suluovalı, 2010 yılı askeri okul mezunu, Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığında görev yapan) isimli şahıslar vardı. ... isimli şahıs araçla bizi İstanbul Yolu istikametine doğru giderken Türkmak Kavşağından sola dönüşte bir eve götürdü. Bu ev ... isimli şahsın şahsi eviydi. ... abi E.Ö., B.A. ve bana bundan sonra sizinle ben ilgileneceğim, askeriyenin misafirhanesinden ayrılıp kendinize bir ev tutun, ben o tuttuğunuz evlere gelip sizinle daha rahat görüşebilirim dedi. Ardından hizmette yardım edilecek öğrenciler var, bu öğrencilere verilmek üzere maaşlarımızın 1/3 ünü himmet adı altında kendisine aylık olarak vermemizi istedi. Ben babamın adına kredi çektiğimi borcumun olduğunu söyleyerek himmet veremeyeceğimi söyledim. Borcun bitince himmet vermeye başlarsın diyerek geçiştirdi. Ardından vakit namazı kıldık. Sonra üçümüze dini sohbet yaptı. Bir süre sonra da evden ayrıldık. 2011 yılı içerisinde ... isimli bu şahsın evine son bir kez daha gittim, bu evde B.A., E.Ö. ve bana yapılan programın sonunda, ... isimli şahsa görüşmelere gelmeyeceğimi dile getirdim. Evden ayrıldıktan sonra da bir daha görüşme yapmadım. ... isimli şahıs ilk başlarda beni ikna etmek ve geri döndürmek için sürekli telefonla arıyordu, ancak ben ya telefona cevap vermiyordum, ya da meşgule alıyordum. Beni aramasından duyduğum rahatsızlık nedeniyle de 2011 yılı içerisinde ulaşmasına engel olmak için telefon numaramı değiştirdim. Bu şekilde bu yapı ile ilişiğimi 2011 yılı itibariyle kestim. ... Askeri okul döneminde Gaziantep İlinden İzmir iline 15 günde bir gelerek benimle görüşen bana program yapan ... isimli abi vardı, ayrıca 2010-2011 tarihleri arasında Konya İlinde görev yaptığım dönemde ... Kod adını kullanan mahrem abi benimle 15 günde bir bazen de ayda bir irtibat kurup ilgileniyordu. Bu şahıslar bana abilik yapmıştır. Askeri okulda eğitim gördüğüm dönemde ... isimli abiye İ.A. isimli devre arkadaşım ile birlikte görüşmelere gidiyordum. Konya İlinde de ... Kod isimli mahrem abi ile görüşmelere E.Ö. ve B.A. ile birlikte gidiyordum. Bu şahısların haricinde FETÖ/PDY içerisinde olduğunu düşündüğüm veya bildiğim personel veya askeri öğrenci yoktur. ... ve ... isimli benden sorumlu abiler askeri okulu kazandığım dönemde tedbir kurallarını bana anlatmışlardı, askeri okulda bu tedbir kurallarına riayet ediyordum. ... Askeri okulda iken görüşmelerimizi 15 günde bir hafta sonu çarşı izinlerinde İzmir Buca’ da bir aile evinde ... isimli abi ile gerçekleştiriyorduk. İrtibatımızı da bir önceki görüşmede bir sonraki görüşmenin zamanını belirliyorduk. Ben anlatıldığı gibi bir kampa dahil olmadım. Bu hususta bilgim yoktur. ... isimli mahrem abi İzmir’ e benimle görüşmeye geldiğinde birkaç görüşmemizde bana okul içerisinde birkaç komutan ismi vererek bu komutanlar hakkında bilgi edinmek istemişti, ancak ben ilgili komutanlar ile ilgili bilgi vermedim, sadece bu komutan iyidir, görevinde başarılıdır gibi cümleler ile geçiştirdim. ..." şeklindeki tanık beyanı ile davacının beyanı dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.