Danıştay, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının eşinin ByLock kullanımı ve FETÖnün katalog evliliği uygulamaları gerekçesiyle göreve iade başvurusunun reddi kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan bir davacının, göreve iade başvurusunun reddi işleminin iptali istemiyle açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesinin ardından yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay, FETÖ/PDYnin örgüt içi "katalog evlilik" pratiklerini, bu evliliklerin örgütsel sadakati temin etme amacını detaylandırarak, davacının eşi hakkında yürütülen ceza yargılamasında eşinin, davacı adına kayıtlı GSM hattı üzerinden ByLock programını kullandığının tespit edildiğini ve bu durumun davanın değerlendirilmesinde kritik bir unsur olduğunu vurgulamaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/13838Karar No : 2025/9928 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekilleri : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten yapılan ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının eşi P.Ş., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, göreve iade talebiyle yaptığı başvuru, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiş, söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan dava ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, davacının eşinin anılan karara karşı yaptığı istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş ve bu karar Dairemizin 22/03/2023 tarih ve E:2022/12497, K:2023/2917 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Davacının eşi P.Ş. hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından gönderilen 02 Temmuz 2018 tarihli Bylock CBS sorgu sonucu raporunda sanığın eşi ... adına kayıtlı ancak sanık tarafından kullanılan ... numaralı GSM hattı üzerinden bylock programını ilk tespit tarihi 22/11/2015 olarak kullandığının belirtildiği, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve eklerinin dosyamıza gönderildiği, mahkememizce yapılan inceleme sonucu bahsi geçen tutanakta; kullanıcı kimliği (userıd) numarasının "...", bylock kullanıcı adının "...", şifresinin "...", adının "..." olduğu, kendisini kaydedenlerin kendisini, ... şeklinde kaydettikleri, tespit edilebilen ilk log tarihinin 24/11/2015 olduğu, son online tarihinin ise 19/02/2016 olarak belirtildiği, bylock programına kaç defa girdiği, kullanıcıya bağlı kişi listesinin tespit edildiği, BTK tarafından 28/05/2018 tarihinde gönderilen cevabi yazı ve eki CD'nin incelenmesinde sanık adına kayıtlı ... numaralı telefon hattının ve hattın kullanıldığı cihazların belirtilen tarihler arasında bylock uygulamasına ait ... numaralı IP adreslerine 22/11/2015 ile 20/02/2016 tarihleri arasında 1331 kez bylock programına ait IP adreslerine erişim ve iletişim sağladığının tespit edildiği, tüm bu kapsamda; sanığın GSM hattını fiilen kendisinin kullandığı yönündeki beyanı, tespit değerlendirme tutanağındaki kullanıcı adının sanığın ve oğlunun adından, şifrenin ise diğer oğlunun isminden oluşması, kendisini kaydedenlerin kendisini, ... şeklinde kaydetmeleri, bylock yazışmalarında, ... ID numaralı kullanıcıya ''...'' ismi ile hitap edildiği, ... ID numaralı kullanıcının da bir başka kullanıcıya ''...'' şeklinde mesaj gönderdiği, ile HTS baz tespit bilgileri ve yukarıda izah edilen tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın gizliliği ve örgütsel faaliyetleri sağlamak amacıyla münhasıran fetö terör örgütü mensupları tarafından kullanılan bylock programını eşi ... adına kayıtlı ancak kendi kullanımında olan ... numaralı GSM hattı üzerinden kurması ve kullanması bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip, örgüte ait süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu,...." gerekçesine yer verilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkûmiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca, evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu tespitin, dava dosyasındaki tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.Davacının beraatine karar verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında, "... sanığın örgütün finans kaynağı olan Bank Asya'da 18/08/2004 tarihinde hesap açtığı, Aralık 2013 tarihine kadar hesap hareketlerin bulunduğu, 2014 yılından Temmuz 2016 yılına kadar hesap hareketlerinin rutin şekilde devam ettiği, örgüt liderinin talimat tarihleri olan Aralık 2013 ve Eylül 2014 tarihlerinde hesapta mutad olmayan bir artışın olmadığı ve örgüt liderinin Mayıs 2015 tarihinde paraların çekilmesi talimatı vermesine rağmen sanığın bu tarihte parayı çekmediği dolayısıyla sanığın bankaya destek kastı ile para yatırdığına dair sanığın savunmalarının aksini gösterir bir delilin bulunmadığı,..." tespitlerine yer verildiği, dava dosyasında bu tespitlerin aksine dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.