Danıştay, maden işletme ruhsatı temdit başvurusunda 2018 yılı devlet hakkı ödemesi gecikmesi nedeniyle verilen idari para cezası ve ruhsat iptalinin, idarenin usul hataları ve açıklık eksikliği nedeniyle hukuka aykırı olduğuna karar verdi.
Özet: İdarenin maden işletme ruhsatının temdit başvurusunu yasal sürede sonuçlandırmayarak ruhsat süresi dolduktan sonra gönderdiği çelişkili ödeme bildirimleriyle 2018 yılı devlet hakkının ödenmesi konusunda mükellefte tereddüt yaratması ve bu hakkın idari para cezası ile ruhsat iptali işleminden önce ödenmiş olması nedeniyle, idarenin uyguladığı ceza ve ruhsat iptali işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2021/3115Karar No : 2025/5819 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hazır Bet. San. İnş. Taah. Mad. Turz. Tic. Ltd. Şti.VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, şirkete ait ... sicil sayılı II(a) grubu maden işletme ruhsat sahası için temdit başvurusu sonrasında yapılan incelemede yasal süresi içerisinde 2018 yılı Devlet haklarının ödenmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanun'un 24. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 38.066,00 TL idari para cezası verilmesine ve ruhsatın süre bitim tarihi itibarıyla iptaline ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının temdit talebini, ruhsat süresinin dolmasından önce ve usulüne uygun bir şekilde yaptığı, temdit talebinin yapıldığı 07/05/2019 tarihi itibarıyla 2018 yılı Devlet hakkının henüz 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borçlardan olmadığı, davacının temdit talebinin idarece, kanunla kendisine verilen süre içinde sonuçlandırılmadığı gibi, yeterli sürenin bulunmasına rağmen ruhsat süresi içinde de davacının temdit talebinin sonuçlandırılmadığı, bu süre içinde temdit talebinin sonuçlandırılması halinde 2018 yılı Devlet hakkının temdit talebi için ödenmesi gerekecek olan vadesi geçmiş borçlar arasında yer almayacağı, ruhsat süresinin geçmesinden sonra düzenlenen ve 07/09/2019 tarihinde tebliğ edilen 02/09/2019 tarihli işlemle temdit talep edilen saha ile ilgili tespit edilen mali eksikliklerin davacıya bildirildiği ve bu eksikliklerin giderilmesi için davacıya üç ay süre verildiği, bu süre içinde eksikliklerin giderilmemesi halinde para cezası verilerek ruhsatın iptal edileceğinin aynı yazı ile davacıya bildirildiği, bu yazıda davacı tarafından tamamlanılması istenilen mali eksikliklerin "2010 yılına ait işletme ruhsat harcı ile 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait Devlet hakları" olarak belirtildiği, ancak 2010 yılı işletme ruhsat harcı ile 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin Devlet haklarının temdit talep tarihinden önce ödendiği ve bu hususa ilişkin makbuzların 22/10/2019 tarihli dilekçe ekinde davacı tarafından idareye sunulduğu, bu defa davalı idare tarafından ... tarihli, ... sayılı "Devlet hakları" konulu ikinci yazının davacıya gönderilerek "2013 yılı orman payı ile 2017 yılı hazine payının" ödenmesinin istenildiği, idarece bu yazının temdit talebi ile ilgisinin bulunmadığı savunma dilekçesinde belirtilmekte ise de, davacının temdit talebindeki eksiklikleri tamamlaması için kendisine tanınan üç aylık süre içinde ve 02/09/2019 tarihli yazı ile istenilen eksikliklere yapılan itiraz sonrası işlemin tesis edilmiş olması nedeniyle anılan işlemin temdit talebine ilişkin başvuru dışında bir işlem olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, 04/11/2019 tarihli ikinci yazı üzerine davacı tarafından bu yazı ile istenilen eksikliklerin 19/11/2019 tarihinde giderilerek makbuzlarının idareye ibraz edildiği, söz konusu yazıda 02/09/2019 tarihli yazıda tamamlanması istenilen 2018 yılı Devlet hakkına ilişkin eksikliğe yer verilmediği, davacının 2018 yılı Devlet hakkını ise dava konusu işlemin tesisinden önce 17/01/2020 tarihinde yatırarak makbuzunu davalı idareye ibraz ettiği, davacının başvurduğu tarih itibarıyla henüz vadesi geçmemiş olan 2018 yılı Devlet hakkının ödenmesinin, işlem tesis edilmesi için kanunla idareye verilen iki aylık süre dışında ve ruhsat süresinin dolmasından sonra tesis edilen 02/09/2019 tarihli işlemle davacıdan istenildiği ve bu ödemenin yapılması için davacıya üç ay süre verildiği, anılan yazı içeriğinde davacının daha önce ödediği Devlet haklarının da bulunması ve bu ödemelere ilişkin makbuzların idareye sunulması suretiyle yapılan itiraz üzerine tesis edilen 04/11/2019 tarihli yazıda 2018 yılı Devlet hakkına yer verilmemesi nedeniyle, 2018 yılı Devlet hakkının temdit talebi kapsamında ödenmesi gereken vadesi geçmiş borçlardan olup olmadığı hususunda davacıda tereddüt hasıl olmasına idarenin sebep olduğu, yükümlülük yükleyen ve yaptırım içeren işlemlere ilişkin taşıması gereken nitelikleri taşımayan ve bu haliyle usulüne uygun olmadığı sonucuna ulaşılan 02/09/2019 tarihli yazı ile verilen üç aylık süre içinde 2018 yılı Devlet hakkının ödenmediğinden bahisle davacının para cezası ile cezalandırılmasına olanak bulunmadığı gibi 2018 yılı Devlet hakkının dava konusu işlemin tesisinden önce ödendiği de göz önüne alınarak aynı sebeple davacının temdit talebinin kabul edilmeyerek ruhsatının iptal edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait Devlet haklarının ödenmediğinin tespit edildiği ve söz konusu eksikliğin bildirildiği yazının tebliğ tarihinden itibaren 3 (üç) ay içerisinde tamamlanması gerektiği, aksi takdirde Maden Kanun'un 24. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işlem tesis edileceği hususunda ilgisinde kayıtlı yazı ile bildirim yapıldığı ancak yasal süre sonu olan 07/12/2019 tarihine kadar söz konusu eksikliklerden 2018 Devlet haklarının yasal süre bittikten sonra 17/01/2020 tarihinde tamamlandığı, davacının 2018 yılı Devlet hakkına ilişkin ödemeyi aradan uzun bir zaman geçtikten sonra 17/01/2020 tarihinde ödemesinin hiçbir izahının bulunmadığı, davacının üzerine düşen yükümlülüğü süresi içerisinde ve gereği gibi yerine getirmediği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 17/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.