Trafik kazası sonucu bedensel zarar gören davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, maluliyet oranının "gelişen durum" ilkesi kapsamında yeniden belirlenmesi gerektiği üzerine temyiz kararı.
Özet: Trafik kazası sonrası bedensel zarar gören davacının, ilk maluliyet oranı (%8) üzerinden aldığı tazminatın ardından şikayetlerinin artması ve yeni raporla daha yüksek (%31) bir maluliyet oranının tespit edilmesi üzerine, "gelişen durum" prensibi kapsamında sürekli iş göremezlik tazminatının artırılması talebini ele alan bu metin, davalının rapor hataları, önceki anlaşma ve kusur itirazlarına rağmen, zararın gerçek kapsamının ve kesin maluliyet oranının adli tıp uzman heyeti tarafından, tedavilerin sona ermesi ve gelişen durumun stabil hale gelmesiyle birlikte belirlenmesinin önemini vurgulamaktadır.
4. Hukuk Dairesi         2025/13510 E.  ,  2026/97 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/23-2024/23
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-60908
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2023/286370
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını açıklamış, bedel artırım dilekçesiyle birlikte 311.550,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve 311.550,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında ihtiyari arabuluculuk süreci ile anlaşma sağlanmış olup davacının artık dava açma hakkı bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet artışı sebebi ile zararın karşılanamadığı ileri sürülüyor ise maluliyet artışında başvuru sahibinin kusurunun olup olmadığının ortaya konulması gerektiğini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık "gelişen durum" ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır.
Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Somut olayda; davaya konu kaza nedeniyle yaralanan davacının, bedensel zararının tazmini amacı ile davalıya yaptığı başvuru neticesinde alınan 02.03.2020 tarihli raporda % 8 oranında belirlenen maluliyet oranına göre davalıdan ödeme aldığı, yakınmalarının artması neticesinde aldığı yeni raporda ise davacının % 31 oranında maluliyetinin tespit edildiği, gelişen maluliyet nedeniyle de tazminat talebinde bulunduğu, Hakem Heyetince yukarıda açıklanan vakılara uygun düzenlenmeyen raporun kabulü ile davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Varılan sonuç eksik inceleme neticesinde olup, dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti'nce; davalı ... şirketinin ödemesine konu %8 oranındaki maluliyet rapor tarihinden (02.03.2020) sonra davacının gelişen duruma konu edilen rahatsızlıkları nedeniyle tüm tedavi evraklarının dosyaya temininin sağlanması, %8 oranındaki maluliyetinden sonra davacıda gelişen durumun bulunup bulunmadığının açıkça ve denetime elverişli olacak şekilde saptanması için heyetin içerisinde maluliyet belirleyecek bölümün uzman doktorlarının da bulunduğu davacının ikametine en yakın başka bir Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından davacının bizzat muayenesi yapılması ve güncel film ve grafilerinin çekilmesi suretiyle olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedeni ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarını şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.01.2026 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetin zaman içinde arttığı (gelişen durum olduğu), arabuluculuk anlaşmasından sonraki artıştan kaynaklanan zarardan da davalının sorumlu olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmış; Hakem Heyetleri tarafından davanın kabulüne karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından güncel grafilerin çekilmesiyle maluliyette gelişen duruma ilişkin özel inceleme yapan rapor alınması için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava ya da ihtiyari arabuluculuk yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür.
Taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk yoluyla davalının tazminat ödemesi yaptığı Hakem Heyetlerinin kabulünde olup, davacı ise % 8 maluliyet oranı üzerinden belirlenen tazminatın tahsilinden sonraki dönemde maluliyetinin % 31'e yükseldiğini iddia etmektedir. Bu itibarla, arabuluculuk kapsamında yapılan ödemeye esas alınan maluliyet oranında zaman içinde gelişen durum olup olmadığını özel olarak inceleyen rapor dahilinde inceleme yapılıp karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; davacıdaki sağ femur parçalı kırığından kaynaklanan yürüyüş bozukluğu için % 8 oranında maluliyet tespitinin yapılmasından sonraki süreçte davacının 5 kez daha ameliyat olduğu, bu ameliyatlara rağmen "kemikte enfeksiyon ve kaynayamama komplikasyonlarının geliştiği" hususunun ve maluliyette gelişen durum olduğunun karara esas alınan 29.09.2022 tarihli raporda saptandığı görülmektedir. Karara esas alınan raporun tıbbi gerekçeleriyle birlikte maluliyette gelişen durumu tespit ettiği ve karara esas alınabilir bir rapor olduğunun kabulü gerektiği düşünülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, başvuruda sunulan 29.09.2022 tarihli maluliyet raporu esas alınarak verilen İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.