Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin "Ankara Cocktail Festival" markasına tecavüz, haksız rekabet ve tazminat taleplerini içeren davanın gerekçeli kararı.
Özet: Bir festivalin orijinal fikir sahibi ve organizatörü olduğunu iddia eden davacı, "Ankara Cocktail Festival" ibareli marka başvurusunun tescil süreci devam ederken, davalıların kendi logo ve ismini haksız kazanç amacıyla kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, reklamların kaldırılması, afişlerin toplatılması, ihtiyati tedbirler, delil tespitiyle festival gelirlerine el konulması, kararın gazetelerde ilanı ile birlikte şimdilik 10.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminat talep etmiş; davalılar ise davacının şirket kuruluş tarihinin iddia edilen ilk organizasyondan sonra olduğunu, bireysel davalıların olayla ilgisi bulunmadığını, davacının ehliyet ve husumet eksikliği ile somut delil sunamadığını belirterek davanın reddini istemiş olup, mahkeme marka hakkı ihlali, haksız rekabet ve tazminat şartlarının oluşup oluşmadığına karar verecektir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/102 Esas - 2025/87
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/102 KARAR NO : 2025/87.....DAVA : Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet ile Maddi ve Manevi Tazminat ile İlanDAVA TARİHİ : 27/09/2023KARAR TARİHİ : 27/02/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet ile Maddi ve Manevi Tazminat ile İlan istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin 2022 yılında gerçekleştirilen ".... .... adli organizasyonun fikir ve organizasyon fikir ve organizasyon mimarı olduğunu, davalıların 30 Eylül ve 1 Ekim tarihinde...kokteyl festivali planladığını, müvekkili şirket tarafından kullanılan logo ve isim davalılar tarafından haksız kazanç sağlama amacıyla kullanıldığını, müvekkilinin 2022 yılında gerçekleştirmiş olduğu kokteyl festivalinde kullanılan logo ve isme ilişkin 2023/042234 başvuru numaralı 31.03.2023 başvuru ve koruma tarihli “ankara cocktail festival'' ibareli marka başvurusunda bulunmuş olup bu başvurunun Türk patent ve marka kurumunda tescil sürecinde olduğunu, davalıların eylemlerinin 6102 sayılı Ticaret Kanununda belirtilen rekabet oluşturan tadadi fiiller ile uyumlu olduğunu belirterek müvekkili şirkete haksız rekabet oluşturan fiillerin durdurulması amacıyla başta televizyon kanalları ve Youtube olmak üzere her türlü dijital mecra üzerinden ve aynı zamanda Instagram'da .... alan adında yer alan sosyal medya hesapları ve .... alan adlı web sitesi üzerinden yayınlanan reklamların yayından kaldırılmasını, tanıtım amaçlı kullanılan afişlerin bilbord, pano ve/veya asılan/ yayınlanan muhtelif yerlerden kaldırılması, toplatılması mahkeme aksi kanaatte ise haksız rekabet yaratan yazılı ve sözlü ifadelerin reklamlardan çıkartılması suretiyle reklamların içeriğinin düzeltimesini, ayrıca söz konusu ifadelerin yer aldığı basılı ve yazılı tüm reklamların kaldırılmasını, katalogların, afişlerin toplatılmasını, varsa ilgili ifadelerin üzerinde yer aldığı ürünlerin piyasadan toplatılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin zararının tespiti için 30.09.2023-01.10.2023 günlerinde ....delil tespiti yapılarak festival gelirlerinin tespitini ve bu gelirler üzerinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz tesis edilmesini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalılar tarafından karşılanmak üzere Türkiye çapında yayımlanan tirajı en yüksek üç gazetede ilan edilmesini, müvekkilinin maddi zararının tespiti ile şimdilik 10.000,00-TL'nin maddi tazminat ile manevi zararlara karşılık gelen 200.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili tüm davalılar yönünden dilekçeleriyle özetle; davacının şirket kuruluş tarihi 2023 olup hali hazırda 2022 yılına yönelik iddiaların dinlenebilir olmadığını, davalı şahısların olaya dahli ve bu süreçte eylemleri bulunmadığını, herhangi bir kimseyle bir eser/iş sözleşmesi ya da herhangi bir rekabet yasağı sözleşmesi de imzalamadığını,..... zaten davanın tarafı olduğu için davada ismi geçen gerçek kişi davalıların ayrıca davalı gösterilmesi usule aykırı olduğunu, davacının davalıların 2023 yılında gerçekleştirdiği festival ile de bir ilgisi bulunmadığını, davacının bugüne kadar kamuoyunda bilinirliğini sağlayacak başka bir organizasyon düzenleyip düzenlemediği de davalılar tarafından bilinmediğini, davacının var olduğunu iddia ettiği haksız rekabet eylemine yönelik oluşan maddi zarar için de hiçbir somut bilgi ya da belge sunmadığını, mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle birlikte, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davanın aktif ve pasif ehliyet yokluğundan hem husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini hem de esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, davalılar tarafından davacı marka hakkının ihlal edilip edilmediği, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ile tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DEĞERLENDİRMELER MARKA HAKKINA TECAVÜZ İDDİALARI; 6769 s. ...’da belirtildiği ve uygulamada da kabul edildiği üzere markayı kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. Tescil edilmiş bir marka sahibi, marka üzerindeki bu münhasır hakkına dayanarak 7/2. Maddesi uyarınca: Kendisinin izni alınmadan, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılmasını, Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını, Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve ....’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılmasını engelleyebilir. 6769 s. Kanunun 29/1 maddesinin a bendine göre: “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak”, b bendine göre: “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.” ve c bendi uyarınca: “Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak” eylemleri marka hakkına tecavüz sayılan fillerdendir. Ancak tüm bunların evvelinde SMK m. 7’nin ilk cümlesinde: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu bağlamda bir işaretin tescilsiz olarak markasal etki doğuracak mahiyetteki kullanımını gerçekleştiren üstün hak sahibinin, sonraki marka tescil başvurusuna itiraz ederek tescili önleme ya da tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğünü isteme hakkına sahip bulunmakta ise marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, kanunun 7. Maddesinde sayılan eylemlerin önlenmesini talep hakkının ön koşulu işaretin 6769 s. Kanun uyarınca tescilli olmasıdır. Bununla birlikte SMK m. 7/4te ise bu durumun istisnası belirtilmiş olup “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.” denilmektedir. Davacının, .... sayılı marka başvurusu 41 ve 43. Sınıf hizmetleri kapsamakla birlikte 41. Sınıftaki “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden yayına çıkartılmamış, ilgili hizmetlerde 6769 s. Kanunun 5/1-b ve 5/1-c düzenlemeleri kapsamında reddedilmiştir. Bu bağlamda dosya içerisindeki deliller incelendiğinde , davalı yanca ihlal iddialarına konu ibare ile gerçekleştirilen markasal kullanımların esasen tam olarak davacı yanın markası kapsamında çıkartılan ve esasen yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini de kapsayan bir çeşit kültürel / eğlence etkinliği – organizasyonu düzenleme hizmetini kapsadığı görülmektedir. Başka bir ifadeyle davacı yanın markası, davalı yanın gerçekleştirdiği faaliyet konularında, işbu raporun düzenleme tarihi itibariyle yayına dahi çıkmamıştır. Davacı yanın markası kapsamında kalan 41.sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” Ve 43. Sınıftaki “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” ise davalı yanca gerçekleştirilen söz konusu fiili kullanımlara konu hizmetler ile aynı ya da benzer nitelikteki hizmetler değildir. Bu bağlamda davacı yanın SMK m. 7/4 kapsamındaki korumadan, yayına çıkan hizmetler yönünden, yararlanması mümkün görülmemiştir. Kaldı ki “ankara cocktail festival” şeklindeki bir ibare veyahut benzeri şekillerdeki kullanımları, esasen kimsenin tekeline bırakılabilir türden kavramlar olmayıp şehirlere özgü olarak düzenlenen organizasyon/festivaller için seçilen en yaygın isimlerdir. Bu tür ibarelerin münhasıran kaynak gösterme fonksiyonlarının bulunmadığı bir çok kereler Mahkeme kararlarında da konu olmuştur. “…başvuru konusu işaretin yer yer kalınlaşıp inceleşen daire şeklinin içinde yazılmış ... ibaresinden oluştuğu, ortalama tüketici nezdinde İzmir'de düzenlenen kahve festivali olarak algılanacağından, markanın tescili talep edilen malların veya hizmetlerin belirli bir işletmeden kaynaklandığını göstermesini ve bu şekilde malların diğer işletmelerin mallarından ayırt edilmesini sağlamasının söz konusu olmadığı dolayısıyla dava konusu başvurunun markasal algı yaratmayan bir ibare olduğu, soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bu ibareyi gören ortalama düzeydeki tüketici kesiminin bu ibareyi kahve konusunda sosyal ve kültürel bir tanıtım ya da festival yerini gösteren bir işaret olarak algılayacağı,” “ilk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun "...." şeklinde ön plana çıktığı, bu ibareyi gören ortalama düzeydeki tüketici kesiminin bu ibareyi kahve konusunda sosyal ve kültürel bir tanıtım yada festival yerini gösteren bir işaret olarak algılayıp "Ankara’da yapılacak kahve festivali" şeklinde bir algı oluşacağı, dolayısıyla bu ibarenin markanın tanımında yer alan "bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması" koşulu sağlanmadığından somut ayırt edicilik taşımadığı, 556 sayılı KHK'nın 7/1-a bendi kapsamında reddi konusundaki....kararının yerinde ve doğru olduğu, diğer yandan başvuru ibaresi kapsamında belirtilen 35 ve 41. sınıftaki hizmetlerin tanımlayıcı vasfı bulunduklarından 556 sayılı KHK'nın 7/1-c bendi kapsamındaki ...kararının da yerinde olduğu, diğer yönden başvuru ibaresinin kullanım sonucu ayırt edicilik kazanılarak marka hakkının elde edildiği konusunda yeterli delil ve belge sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.” “...... manasına gelmekte olup, fotoğraf ile ilişkisi olacak emtia açısından tasviri olduğu, ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bu bağlamda 38 ve 41. Sınıftaki bir kısım hizmetler için "..." ibaresinin tasviri olduğu” dolayısıyla bu tür ayırt edici vasfı bulunmayan ibarelerle yaratılmış markalar, ancak bütünsel kimlikleri itibariyle korunabilir nitelikte olacaklardır. Somut olayda ise davacı yanın marka başvurusuna konu işaret bir görsel ihtiva ederken, davalı yanın dava tarihinden önceki fiili kullanımlarında da birebir aynı kullanıma yer verilmekte olup davalının ..... İş dosyası kapsamında tespit edilen kullanımları ise görseline haizdir. Özellikle şeklindeki görseller “ankara”, “cocktail festival” ve kullanılan kuş figürü itibariyle birebir aynı olduğu, Ancak bu noktada davalılara ait olduğu belirtilen .... sosyal medya hesabında, anılan logonun en eskisi 17.08.2022 tarihli olmak üzere davacı şirketin kuruluşundan daha evvelki tarihte de fiili olarak kullanımlara konu edildiği, bu kullanımın markasal nitelik arz edecek şekilde olduğu, söz konusu sosyal medya hesabının sahiplik bilgisinin kime ait olduğu net olarak belirlenebilir değildir. Dolayısıyla davalılara ait olduğu belirtilen sosyal medya hesabındaki kullanımlar, davacı yanın şirket kuruluşundan yaklaşık 6 ay ve marka başvurusu tarihinden ise yaklaşık 9 ay önce başladığı görülen kullanımlardır. Bu noktada anılan sosyal medya hesabının davalılara ait olduğu bir durumda, davalının uyuşmazlık konusu ibarenin kullanımında davacıya nazaran daha önceye dayalı ve üstün bir hakkının var olduğunun kabulü gerekecektir ki bu durumda marka başvuru tarihi itibariyle öncelik davacı tarafta olsa da davalı yanın eylemlerinin, hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği, “İlk derece mahkemesince, davacını...." ibareli marka başvurusuyla davalı firmanın ..." ibareli tescilsiz kullanımı karşılaştırıldığında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davalı şirketin faaliyet alanı itibarıyla davacı başvurusundaki 43.sınıf hizmetlerin aynı ve benzer olduğu, dosyaya ibraz edilen belgelere göre .... ibaresini davalı şirketin 1960’lı yıllardan beri markasal olarak kullandığı, buna karşı davacının kullanımın 1996 yılından itibaren başladığı, “.... ibaresi üzerinde 556 sayılı KHK’nin 8/3 maddesi kapsamında önceye dayalı gerçek hak sahibinin davalı şirket olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.” Nihai olarak davacının, .... sayılı marka başvurusu kapsamında yayına çıkan hizmetler yönünden, davalı taraflar kullanımlarının davacı marka başvurusu kapsamında kalmadığı gibi davalı tarafların fiili kullanımlarının da davacı şirket marka başvurusu ve hatta şirket kuruluş tarihinden dahi önceye dayandığı https://www.instagram.com/ankaracocktailfestival/ isimli sosyal medya hesabında yapıldığı görülen paylaşımlardan anlaşılmakta olup bu durum neticesinde davalılar eylemlerinin, davacı marka başvurusundan doğan hakları ihlal etmediği, DAVALILAR EYLEMLERİNİN HAKSIZ REKABET TEŞKİL EDİP ETMEDİĞİ; TTK’ nın 54 ve devamında düzenlenen haksız rekabete ilişkin maddeler, haksız rekabet oluşturan eylemleri genel olarak belirleyen hüküm, dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturan hallere örnekler ve haksız rekabette bulunmaya bağlanan hukukî ve cezaî yaptırımlardan oluşmaktadır. Nitekim TTK' nın 54. maddesi haksız rekabeti: "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar” olarak tanımlamaktadır. Doktrindeki görüşe göre de haksız rekabet, olağan yarışın normal rekabetin kötü ve onaylanmayan biçimde, hukuka aykırı olarak yapılması şeklinde tanımlanması mümkün bir kavramdır. (....) Haksız rekabet hukukuna ilişkin hükümlerin konuluş amacında piyasada rekabetin, doğruluk ve dürüstlük kuralları çerçevesinde, haklı yöntemlerle gerçekleştirilmesi yer almaktadır. Bu kurallarla önlenmek istenen, rekabetin sınırlanması değil, tam tersi rekabet hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçilmesidir. Bu davranış kuralları, haksız rekabet hükümlerinin uygulama alanına sınır çizen kurallar olup, bunların belirlenmesinde hangi kriterlere dayanılacağı sorusu, haksız rekabet hukukunun özünü oluşturmaktadır. Dolayısıyla tekelci hakları korumaya yönelik kuralların aksine haksız rekabet hukukunun özünü oluşturan soru, rekabet hakkının nasıl kullanıldığıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacının herhangi bir tescilli markası olmasa da TTK kapsamındaki bu korumadan yararlanması pek tabi mümkündür. Ancak dosya kapsamında davacı yanın şeklinde gerçekleştirdiği ticari faaliyetlerin hangi tarihte başladığı yönünde bir belge olmadığı gibi yukarıda da belirtildiği üzere davalı tarafların fiili kullanımlarının da davacı şirket marka başvurusu ve hatta şirket kuruluş tarihinden dahi önceye dayandığı.... isimli sosyal medya hesabında yapıldığı görülen paylaşımlardan anlaşıldığında, mevcut deliller çerçevesinde, davalılar eylemlerinin haksız rekabet de yaratmadığı, Netice itibariyle, Davacının ... sayılı markasından kaynaklı SMK m. 7/4 kapsamında bir korumadan yararlanabileceği ancak marka kapsamında yayına çıkan hizmetlerin, davalı taraflarca gerçekleştirilen organizasyona konu hizmetler ile aynı ya da benzer olmadığı, ortak kullanılan “ankara cocktail festival” ibaresinin normal şartlarda kimsenin tekeline bırakılamayacağı, ancak esasen davalı tarafın bir dönem, davacının .... sayılı marka örneğini tüm görsel unsurları ile birlikte kullandığı, Davalı taraflarca ihlale konu kullanımların gerçekleştirildiği iddia olunan mecralardan olduğu belirtilen .... sayılı marka başvurusu ve hatta davacı şirket kuruluş tarihi olan 24.01.2023 tarihinden dahi eski tarihli (17.08.2022’de başlayan) paylaşımlar olduğu, paylaşımlara konu işaretin davacı marka başvurusu ile birebir aynı görsele haiz olduğu, Dolayısıyla söz konusu sosyal medya hesabındaki paylaşımlar dikkate alındığında ve davacı yanca da davalı kullanımlarından daha eski tarihli hiçbir belgenin de dosyaya kazandırılmadığı bir durumda, davalıların uyuşmazlık konusu marka örneği üzerinde daha eski tarihten başladığı görülen hak sahipliğinin, davacı yanın marka hakkını ihlal eden veyahut haksız rekabet teşkil eden eylemler olarak görülemeyeceği kanaatlerine varılmış, aksi yöndeki iddia ve savunmalar kabul edilmemiş, ulaşılan kabuller doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan (269,85+269,85)=539,70.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 75,70.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat için hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL, reddedilen maddi tazminat için hesap olunan 10.000,00.-TL ile reddedilen diğer maddi istemler için 40.000,00.-TL olmak üzere üç ayrı maktu ücreti vekâletlerin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalıların yapmış oldukları bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.27.02.2025 Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır