Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen tasarım hükümsüzlüğü davasında, yenilik ve ayırt edicilik kriterleri ekseninde davacı ve davalı iddiaları ele alınmaktadır.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalıya ait çakmak ve ürün ambalajı/teşhir standı gibi tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, teknik zorunluluktan kaynaklandığını ve başvuru öncesinde zaten kamuya sunulduğunu iddia ederek hükümsüzlüklerini talep ettiği, davalının ise tasarımlarının özgün, benzersiz olduğunu, büyük emek ve yatırımlarla geliştirildiğini ve kötü niyetli bir dava ile itibarlarının zedelenmek istendiğini savunarak davanın reddini istediği, tüm bu sürecin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterleri çerçevesinde değerlendirildiği bir tasarım hükümsüzlüğü davasına ilişkindir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/141 KARAR NO : 2025/440DAVA : Tasarım HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ : 03/03/2021KARAR TARİHİ : 03/11/2025 Yazım Tarihi: 21/11/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ... sayılı tasarımın zorunluluk hali nedeniyle baştan itibaren yeni kabul edilmemesi gerektiğini, tescil kabiliyeti taşımadığını, davalının tasarımlarının olağan bir tasarım olduğunu, tasarımsal hiçbir özellik içermemesi sebebiyle hükümsüz kılınması gerektiğini, başvuru anından daha öncesinde kendisinin ve pek çok firmanın bu tasarımları kullandığını, ... sayılı çakmak tasarımının da başvuru anı itibariyle yeni ve ayırt edici olmadığını, hükümsüzlüğünün gerektiğini, ürünlerin dizilerek bir kutuya konulması, yeni bir ambalajlama tarzı olmadığı gibi, teknik olarak zorunluluk arz eden bir ambalajlamanın tek kişinin tek eline bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, belirterek tasarımın iptali veya hükümsüzlüğünü talep etmiştir.SAVUNMA: Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı tarafa açtıkları davadan sonra kötü niyetli bir şekilde iş bu hükümsüzlük davasının açılmış olduğunu, dava konusu tasarımın müvekkili şirket adına uzun yıllardan beri ... ve ... tescilli korunduğunu, uzun çaba, emek ve sermaye ile geliştirdiğini, davacının müvekkili şirketi taklit ederek pazarda yer edinmek, müvekkilinin uzun yıllardır süre gelen emeğini zedelemek istediğini, Hükümsüzlüğü istenilen tasarımların tescilinden çok uzun süre geçtikten sonra hükümsüzlük davasının açıldığını, Müvekkili tasarımlarının özgün ve benzersiz olduğunu, Markanın tanınırlığına ilişkin çeşitli araştırmaların da yapıldığını ve müvekkili markanın ülke ve dünya çapında tanınır olduğunu, ... nezdinde 11.01.2014 tarih ve .... sayılı karar ile tanınmış marka statüsü kazandığını, ... sayılı teşhir standı tasarımının, ortalama seviyedeki tüketici nezdinde müvekkili şirket ile tereddütsüz bir şekilde ve doğrudan ilişkilendirildiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU";( 10/01/2017 yürürlük )Madde 55'te ( Tasarım ve ürün ) ; konusu düzenlenmiştir. Buna göre;Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.Tasarım konusu ürün, (bilgisayar programları hariç) endüstriyel (makineler ) yoluyla veya elle üretilen herhangi bir nesne , birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneler , birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterlerini ifade eder. Birleşik ürün denildiğinde ise , sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür. Tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür. Dolayısıyla görünmeyen bir ürünün tasarımının tescili olanaklı değildir. Bir tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, tecrübe aktarımı gibi hususların tek başına bir önemi bulunmamaktadır. Tasarımın korunması için, kaliteli, estetik, faydalı ya da işlevsel olması gerekmemektedir. Ancak, tasarım koruması talep edilen görünümün, fikri veya zihni bir emek ve çabanın ürünü olması gerekmektedir.Tasarım düşüncesi, bir üründen bağımsız olarak hukukî korumadan yararlanamaz. Tasarımın koruma görmesi için mutlaka bir üründe tecessüm etmesi gerekir. Madde 56 'da( Yenilik ve ayırt edicilik ); konusu düzenlenmiştir. Buna göre;Tasarım, yeni ve ayırtedici ise kanun korumasından yararlanır.Şayet birleşik parçalardan oluşan bir üründe, bir veya birkaç parça tasarım sözkonusu ise o parça ürüne takıldığında görünür halde ise , yenilikle beraber ayırtediciliği de varsa tasarım olarak korunması mümkün olur.Bu maddede belirtilen normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.Bir tasarım, diğer tasarımla mukayesesinde; Eğer mesnet alınan tesçilli tasarım ise onun başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; Mesnet alınan tesçilsiz tasarım ise onun kamuya sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmamış ise YENİ kabul edilir.(Yenilik kriteri)Tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı açısından sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.Bilgilenmiş kullanıcı tasarımı mukayese ederken ; tesçilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; tesçilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarım AYIRTEDİCİ kabul edilir. ( Ayırtedicilik kriteri)Yenilik kavramı daha çok fiili bir duruma ilişkin olup her bir somut olayda ve somut ürün yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yenilik unsurunun varlığı için önceden hiç bilinmeyen bir görünümün elde edilmesi veya bilinen bir görünümün değişik yorumlarla ve yaklaşımla yeniden tasarlanması olgusunun varlığı gerekir. Fikri mülkiyet hukukunda taklidin yasak, esinlenmenin ise serbest olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olgu öğretide “yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi” olarak ifade edilir (....). Yenilik unsurunun tespitinde önemli olan tasarımın dış görünümdür. Görünmeyen unsurların tasarımın yeniliğine etkisi bulunmamaktadır.Buradaki Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Öğretide ise bilgilenmiş kullanıcı bir uzman olmayıp, tasarım konusu ürünleri daha önce görmüş ve bu ürünlerin ne olduğunu bilebilecek bir ara veya nihai tüketici olarak anlaşılması gerektiği ifade edilir.Bir tasarımın ayırt edici nitelikte olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenime göre belirlenir. Ayırt edicilik tespit edilirken ayrıntıya girilir ve detaylı inceleme yapılır. Bilgilenmiş kullanıcının nazarında, farklılığın belirgin olması aranır. Bu unsurun tespitinde dış görünüm esas alınır. Tasarım başvurusundaki tarifnamelerin bu anlamda önemi bulunmamaktadır. Zira tasarımda korunan işlevsellik değil görsel unsurdur." hükümleri yer almaktadır.ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davalı firmanın ... sayılı çoklu tasarımı ile yine davalı firmaya ait ... sıra sayılı tasarımının davacı tarafın ileri sürdüğü deliller nazarında davalı tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunup bulunmadığı, hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi heyetinden alınan 06.03.2022 tarihli KÖK raporda ÖZETLE: " (OYÇOKLUĞU görüşü) 1. ... çoklu tasarım tescilli ürün ile dosya ekinde sunulan .... Katoloğunda sunulan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunduğu, hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı,2. ... sayılı tasarıma ilişkin, sunulan kataloglar, .... verilerinin incelendiği, çok sayıda görselin sunulduğu, tarihlerinin tasarım tescilli üründen sonra olduğu, doğru ve hakkaniyetli bir karşılaştırmanın yapılabilmesi için mesnet görsellerin somut deliller ile sunulması, referanslarının somut olarak verilmesi gerektiği, mevcut dosyada bu ürüne ilişkin sunulan delillerin karışıklığı, tescilli üründen daha yeni olması gibi nedenlerden dolayı değerlendirmeye tabi olmadığı," şeklinde ;(KARŞI GÖRÜŞ) " ... sayılı tasarımla alakalı heyetin çoğunluğu tarafından yapılan aşağıdaki görüşlere katılmıyorum; Raporun 09. sayfasında; “.... 2003 Ürün kataloğunda sergilenen çakmak standı temel tasarım öğeleri ve prensipleri doğrultusunda değerlendirildiğinde karton bir kutu görünümünde bir alt kutunun içine yerleştirildiği, arka sırt bölgesinde ise çakmakların üstünde kullanıma ve özelliklerine ilişkin bilgilerin verildiği bir sırt/arkalık kısmının tasarlandığı görülmektedir. Yine çakmakların yerleştirildiği alt taban/kutu bölümünün ön kısmında renkler ile 4 bölüm oluşturulduğu, her bölüm de .... gibi isimler yerleştirlerek farklı bir görsel algı oluşturulduğu dikkat çekicidir. Bu standta ön sırada 8, yan sırada 6 olmak üzere toplam 48 çakmağın depolandığı/sergilendii söz konusudur. toplam sayı haricinde herhangi bir benzerliklerinin bulunmadığı, temel tasarım öğe ve prensiplerinin tamamı ile farklı kullanıldığı, dağılımlarının farklı olduğu kanaati vardır. “ denilmiştir.Raporun 10. sayfasında ise; Bir üst bölümde yapılan tanımlama, .... Ürün kataloğunda sergilenen çakmak standı için de geçerlidir. Şöyleki, temel tasarım öğeleri ve prensipleri 2003 kataloğunda ki ürün tasarımı ile aynı yaklaşımlar ile oluşturulmuştur. Yeni katalogta alt bölüm tek parçaya indirilmiş, renkler ile oluşturulan 4lü bölüm kaldırılmış ve tek parça oluşturulamuştur. Arka sırt bölgesinde ise çakmakların üstünde kullanıma ve özelliklerine ilişkin bilgilerin verildiği bir sırt/arkalık kısmının tasarlandığı görülmektedir. Bu standta ön sırada 8, yan sırada 6 olmak üzere toplam 48 çakmağın depolandığı/sergilendiği görülmektedir. Tasarım tescilli ürün ile .... kataloğunda sergilenen mesnet üründe benzerlik yada aynılığa ilişkin bir kanaat oluşturmak depolanan/sergilenen çakmak sayısı hariç mümkün değildir. Bilinçli kullanıcı algısında tescilli ürün ile bu bölümde tanımlanan mesnet ürünü arasında herhangi bir benzerliğin bulunmadığı, temel tasarım öğe ve prensiplerinin tamamı ile farklı kullanıldığı, dağılımlarının farklı olduğu, tescilli ürünün yeni ve ayırt edici vasıfları taşıdığı kanaati söz konudur, denilmiştir.... sayılı tasarım ile hükümsüzlüğe temel olarak sunulan tasarımlar genel olarak çok benzer tasarım öğeleri ve prensipleri içermekte olup heyetin çoğunluğu tarafından farklı olarak ifade edilen özelliklerin anılan tasarıma belirgin farklılık katmadığı kanaatine varılmıştır.Herhangi bir markete, tekel bayisine, bakkala vs gidildiğinde benzer tasarımda çakmak standı tasarımlarına rastlamak mümkün olup çakmak standı için farklı tasarmlar yapmak mümkünse de potansiyel müşterinin çakmakları benzeri standlarda sunulmasına alışkın olduğu ve bunun da çakmakların pazarlanmasında ürünlere önemli bir ekonomik değer katan unsur olduğu kanatine varılmıştır.... sayılı tasarıma ilişkin olarak ise görüşüm yukarıda sonuç kısmından farklı olarak “dosya içeriği dikkate alındığında yenilik ve ayırt edicilikten yoksun olduğu ispatlanamayan davacının anılan tasarımının hükümsüzlüğü şartlarının bulunmadığı” yönündedir. " şeklinde;Rapora taraflarca itiraz edildiğinden ve bu itiraz yine teknik yönü olduğundan aynı heyetten alınan 01.06.2022 Tarihli EK raporda ise " davacı ve davalının itirazları doğrultusunda, takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere kök raporda değişikliği gerektirir itiraz nedeni bulunmadığını görüşümüzü mahkemenin değerlendirmesine saygıyla sunarız. " şeklinde ifade edilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 04/07/2022 tarih ve .... sayı ile " ... çoklu tasarım tescilli ürün ile dosya ekinde sunulan .... Katoloğunda sunulan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunduğu, ... sıra sayılı tasarımının ise davacı tarafın ileri sürdüğü deliller nazarında tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı kanıtlanmadığından davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup ....'.nin 20/02/2025 tarih ve .... sayı ile "Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. ... Hukuk Dairesinin 24/04/2017 tarih ve .... sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda davacı, hükümsüzlüğü istenen her iki tasarımın da davalı tarafından uzun yıllardan beri kullanılıyor olması nedeniyle mutlak yenilik kriterine haiz olmadıklarını ileri sürmüş, bu hususa ilişkin davalının internet sitesi dahil çeşitli internet görsellerini Mahkemenin bilgisine sunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi bilirkişi heyeti tasarımların bir kısmı yönünden bir kanaate varılamadığı ve diğer tasarımlar yönünden ise bilinçi kullanıcı algısında tasarım tescilli ürün ile mesnet ürünlar arasında benzerlik olmadığı, aynı olmadığı, yeni ve ayırt edici farklılığın var olduğu yönünde kanaat bildirmiş ise de, bu kanaatin dosyada bulunan kataloglar ve ... tarafından dosyaya ibraz edilen görseller esas alınarak yapılan değerlendirme sonucu oluştuğu görülmüştür. Buna karşılık davacının dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü davacı tarafından uzun yıllar öncesinden beri kullanıldıkları ve buna bağlı olarak yenilik niteliğini taşımadıklarına dair iddiaları bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçeli kararında değerlendirilmemiştir.Yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, davacı tarafça hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması ve mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu deliller değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile .... Hukuk Mahkemesi 04/07/2022 gün ve ... sayılı kararının KALDIRILMASINA;2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE," şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.Yeniden DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:.... . İade kararı çerçevesinde taraflar yeniden duruşmaya davet edilerek " bilirkişi raporuna yönelik itirazların değerlendirilmesi ve mutlak yeniliğe dair araştırma yapılması açısından önceki bilirkişi heyetine resen seçilecek 2 ayrı bilirkişi ilave edilmek suretiyle duruşmada tespit edilen uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları , kök rapora yönelik sunulan itirazlar, ... iade kararı gözetilerek davaya konu olan tasarımın yeni mi , yoksa harcı alem mi olup olmadığı, mutlak yenilik taşıyıp taşımadığı, tasarımlar arasında benzerlik olup olmadığı, ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle HEYETTEN EK RAPOR ALINMASINA, " şeklinde ara kararı oluşturulmuştur.Davacı taraf öngörülen kesin sürede ek rapor alınması için 2 ayrı bilirkişi ücretini ek avans olarak yatırmadığından ek rapor bilirkişi deliline dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılmasına ,yeni heyet oluşturularak yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması yönündeki talebi ise HMK 30. Maddesi kapsamında ele alınıp değerlendirilerek reddine karar verilmiştir.Bütün bunlardan sonra ; Davalı firmanın ... sayılı çoklu tasarımı ile yine davalı firmaya ait ... sıra sayılı tasarımının davacı tarafın ileri sürdüğü deliller nazarında davalı tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı iddia edilmiş ise de;... iade kararından önceki bilirkişi heyet raporu, Ek 1 ve Ek 2 raporda özet olarak ifade edildiği gibi bilgilenmiş kullanıcı nazarında; " (oyçokluğu görüşü) ... çoklu tasarım tescilli ürün ile dosya ekinde sunulan .... Katoloğunda sunulan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunduğu, 2. ... sayılı tasarıma ilişkin, sunulan kataloglar, .... verilerinin incelendiği, çok sayıda görselin sunulduğu, tarihlerinin tasarım tescilli üründen sonra olduğu, doğru ve hakkaniyetli bir karşılaştırmanın yapılabilmesi için mesnet görsellerin somut deliller ile sunulması, referanslarının somut olarak verilmesi gerektiği, mevcut dosyada bu ürüne ilişkin sunulan delillerin karışıklığı, tescilli üründen daha yeni olması gibi nedenlerden dolayı değerlendirmeye tabi olmadığı," şeklinde görüşten hareketle ;YİNE; .... iade kararındaki "bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması ve mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu deliller değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur şeklindeki kararı gereği bilirkişi raporuna yönelik itirazların değerlendirilmesi ve mutlak yeniliğe dair araştırma yapılması açısından önceki bilirkişi heyetine resen seçilecek 2 ayrı bilirkişi ilave edilmek suretiyle duruşmada tespit edilen uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları , kök rapora yönelik sunulan itirazlar, ... iade kararı gözetilerek davaya konu olan tasarımın yeni mi , yoksa harcı alem mi olup olmadığı, mutlak yenilik taşıyıp taşımadığı, tasarımlar arasında benzerlik olup olmadığı, ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle heyetten ek rapor alınmasına, " şeklinde ara kararı uyarınca davacı taraf bilirkişi ücreti ek avansı kesin sürede yatırmadığından .... bilirkişi ek raporu alınamadığı, bu açıdan .... iade kararından önceki kök ve ek bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanamadığı , mutlak yenilik araştırması yeniden yapılamadığından mevcut delillere de göre dava konusu ... kararı yerinde ve doğru olduğundan davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 556,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 03/11/2025 Katip ... Hakim ...E-İmzalıdır E-İmzalıdır