Yargıtay 2. Ceza Dairesi, aynı konuttan farklı kişilere ait eşyaların çalınmasını tek hırsızlık suçu olarak kabul edip zincirleme suç hükümlerini uygulamadı.
Özet: Misafir olarak bulunduğu evden katılanlara ait para ve banka kartlarını çalan sanık hakkında yerel mahkemenin iki ayrı nitelikli hırsızlık suçundan ceza vermesi hatalı bulunmuş olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadı uyarınca, çalınan eşyalar farklı kişilere ait olsa dahi aynı konuttan ve aynı zaman diliminde ortak zilyetlik altında alınması nedeniyle sanığın eylemi zincirleme suç değil, tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğundan, katılan sayısınca mahkumiyet hükmü kurulmasıyla fazla ceza tayin edildiği tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/28 E., 2021/474 K.SUÇ: HırsızlıkTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının * tarihli ve KYB-2025/* sayılı kanun yararına bozma isteminin;A. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/12/2025 tarihli ve KYB-2025/143155 sayılı kanun yararına bozma isteminin;Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/4411 esas, 2020/5446 karar sayılı ilâmında yer alan " ... Aynı apartman binasında ayrı dairelerde ikamet eden mağdurların dairelerinin giriş kapıları önünde bulunan ayakkabı dolaplarının içerisinden ayakkabıları çalan sanıkların eyleminin zincirleme şekilde işlenmiş tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mağdur sayısınca üç ayrı hırsızlık suçundan hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, ... bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnamenin bir nolu bendine uygun iki nolu bendine aykırı olarak BOZULMASINA ... " şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 1-Mahkemesince sanığın katılanlara ait eve misafir olarak gittiği ve sigara içme bahanesi ile dışarı çıktıktan bir süre sonra evden ayrıldığı, ertesi gün katılanlardan ...'ın kontrol ettiğinde ceketinin cebinde bulunan 3.000,00 Türk lirası nakit para ile kendisine ve diğer katılan ...'a ait banka kartlarının bulunmadığını anladığı, şikayet üzerine yapılan soruşturma sonucunda katılan ...'a ait kartın, şifresinin yazılı olduğu kağıt ile birlikte ceketin cebinde bulunduğundan anılan karttan 680,00 Türk lirası çekilmiş olduğu, diğer kartın şifresi ele geçirilemediğinden sanık tarafından kırıldığı kabul edilen somut olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda, sanığın her iki müştekiye yönelik nitelikli hırsızlık eylemlerinden ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, aynı evde ikamet eden katılanlara ait nakit para ve kredi kartlarının katılanlardan birine ait ceketin cebinden alınması şeklinde gerçekleşen eylemin zincirleme şekilde işlenmiş tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,2-Ayrıntısı 1 nolu gerekçemizde açıklandığı üzere sanığın, katılanlardan ...'ın cebinden her iki katılana ait kartları ve paraları çalması şeklindeki eylemi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/10/2015 tarihli ve 2014/2-208 esas, 2015/304 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, çalınan eşyalar farklı kişilere ait olsa bile aynı konuttan, aynı zaman diliminde çalınan bu eşyalar üzerinde katılanların müşterek zilyetlik durumu söz konusu olduğundan sanığın eyleminin tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde katılan sayısınca hırsızlık suçundan iki kez mahkûmiyet hükmü verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEB. Sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik (1) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelemesindeGEREKÇE - KARARSuç tarihinde sanık ...'ın misafir olarak katılanların ikametine geldiği, bir müddet sonra sanığın sigara içme bahanesiyle dışarı çıktığı, tekrar içeri geldikten kısa süre sonra ikametten ayrıldığı, ertesi gün katılan ...'ın ceketini kontrol ettiğinde kendisine ait 2 adet kredi kartı ile ve eşi olan diğer katılan ...'ya ait olan hesap kartı ve 3.000,00 TL nakit paranın ceketin cebinden çalındığını fark ettiği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2015 tarihli ve 2014/2-208 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, çalınan eşyalar farklı kişilere ait olsa bile aynı konuttan, aynı zaman diliminde çalınan bu eşyalar üzerinde katılanların müşterek zilyetlik durumu söz konusu olduğundan sanığın eyleminin tek bir hırsızlık suçunun oluştuğu kabul edilmesi gerektiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu itibarla sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik (1) no'lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,C. Sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından 1 kez mahkûmiyet hükmü verilmesi gerektiğine yönelik (2) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelemesinde;I. GEREKÇESuç tarihinde sanık ...'ın misafir olarak katılanların ikametine geldiği, bir müddet sonra sanığın sigara içme bahanesiyle dışarı çıktığı, tekrar içeri geldikten kısa süre sonra ikametten ayrıldığı, ertesi gün katılan ...'ın ceketini kontrol ettiğinde kendisine ait 2 adet kredi kartı ile ve eşi olan diğer katılan ...'ya ait olan hesap kartı ve 3.000,00 TL nakit paranın ceketin cebinden çalındığını fark ettiği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2015 tarihli ve 2014/2-208 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, çalınan eşyalar farklı kişilere ait olsa bile aynı konuttan, aynı zaman diliminde çalınan bu eşyalar üzerinde katılanların müşterek zilyetlik durumu söz konusu olduğundan sanığın eyleminin tek bir hırsızlık suçunun oluştuğu kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde katılan sayısınca hırsızlık suçundan 2 kez mahkûmiyet hükmü verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.II. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/28 Esas, 2021/474 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında katılanlara yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca (1 kez) 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.