Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY irtibatıyla kamu görevinden çıkarma işlemine itirazda, kesinleşmeyen ceza davasına rağmen ardışık arama gibi delillerin bağımsız değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.
Özet: FETÖ/PDY ile iltisak iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının, savunma hakkının ihlali, masumiyet karinesi ve kesinleşmiş mahkumiyetin bulunmadığı yönündeki iddialarına karşılık, Danıştay, kesinleşmemiş ceza mahkumiyetinin masumiyet karinesi gereği tek başına aleyhte delil olarak kullanılamayacağını, ancak ceza yargılamasında elde edilen delillerin idari işlem açısından bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış; özellikle davacının telefon hattının, FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu tespit edilen kişilerce ankesörlü telefonlardan ardışık olarak aranması gibi somut bulguların, örgütle irtibat düzeyini göstermesi açısından önemli bir delil teşkil ettiğini değerlendirerek temyiz istemini incelemiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/14154Karar No : 2025/9932 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Komutanlığı / ... Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay 5. Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2021/6928, K:2024/1115 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ByLock programını kullanmadığı, örgütle iltisaklı dernek ve sendikada üyelik kaydının ve Bankasya hesabının bulunmadığı, örgüte müzahir şirketlerde SGK kaydının olmadığı, örgüte yönelik çatı soruşturmalarında HTS kayıtları alınan kişilerle irtibatının bulunmadığı, ankesörlü telefonlardan ardışık arama yöntemiyle aranmadığı, hakkındaki tanık ifadelerinin doğru olmadığı iddia edilmektedir.Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek davacının mahkumiyetine karar verildiği anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın kullanımında olan ... GSM Nolu hattın Bitlis ilinde; -17/06/2013 tarihinde kendisi gibi ... olduğu tespit edilen Bitlis'te kaldığı süre içerisinde aynı evde kalan dosyamız tanığı H. A. ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -30/07/2012 tarihinde kendisi gibi ... olduğu tespit edilen N. G. ve astsubay Ç. K. ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -05/08/2012 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen N. G. ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -15/09/2012 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen N. G. ve Ş. K. ile ... sabit nolu hattan 3 kez ardışık olarak arandığı, -27/10/2012 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen N. G., H. A. ve astsubay olan M. Y., H. Ş. ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -16/07/2013 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen M. G. ve astsubay H. Ş. ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -14/09/2013 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen H. A. ve astsubay U. K. ile ... sabit nolu hattan 2 kez ardışık olarak arandığı, -28/10/2013 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen S. A. ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -13/07/2013 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen ... ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -27/07/2013 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen H. A. ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -20/09/2013 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen ... ile ... sabit nolu hattan 3 kez ardışık olarak arandığı, -05/11/2013 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen H. A. ile ... sabit nolu hattan 1 kez ardışık olarak arandığı, -06/12/2013 tarihinde kendisi gibi Uzman çavuş olduğu tespit edilen H. A. ile ... sabit nolu hattan 2 kez ardışık olarak arandığı, Ayrıca sanığın ... sabit nolu hattan 08/06/2013 ve 30/09/2013 tarihlerinde, ... sabit nolu hattan 24/07/2013, 11/07/2014, 17/10/2014 tarihlerinde, ... sabit nolu hattan 17/06/2013 tarihinde, ... sabit nolu hattan 28/02/2013 tarihinde mahrem imamlar tarafından tekil olarak arandığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.