Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış çikolata ve pastacılık firmasının benzer markalar sebebiyle yaptığı tescil itirazlarının reddi kararlarının iptali davasını inceliyor.
Özet: Davacı, 1950den beri çikolata ve şekerleme sektöründe tanınmış “...” ibareli tescilli markalarının sahibi olarak, benzer emtialarda karıştırılma ihtimali yüksek olduğunu iddia ettiği, davalı firmanın De... ibareli marka başvurusuna yapılan itirazların reddine dair iki kararın iptalini talep etmektedir; zira davacı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu ve kendi markalarını kesintisiz kullandığını savunurken, davalılar alınan kararların usule ve yasaya uygun olduğunu ve davacının ciddi kullanımını ispatlayamadığını belirtmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/551 Esas - 2025/451

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/551
KARAR NO : 2025/451
DAVA : 1-Marka ... sayılı ... Kararı İptali
2-Marka ... sayılı ... Kararı İptali
DAVA TARİHİ : 31/12/2024
KARAR TARİHİ : 12/11/2025 Yazım Tarihi: 30/11/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının 1950’den beri yürüttüğü ticari faaliyetlerine sakız ve çikolata üretimi ile başladığını, meşhur “...” olarak bilinen çikolata cinsinin davacının özel ürünleri arasında yer aldığını, pastaların yapımında kullanılan pastacılık ürünleri ile spesiyal çikolata çeşitleriyle ve doğal kuruyemişlerin en iyi ham maddelerle birleştirilmesiyle oluşan waffle sosları ile sektörünün tanınmış bir firması olduğunu, ürünlerini halihazırda sahibi olduğu mağaza kafelerde ve kafe-restoranlarda tüketicilerin beğenisine sunuyor olduğunu, davacının “...” ibareli tescilli markalarına dayalı olarak davalı firmanın ... sayılı “...” ibareli markasının tesciline karşı dosyaladığı itirazların diğer davalı ... tarafından nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduklarını, davalının markasında “...” ibaresinin görsel açıdan ön plana çıkartılmış esas unsur olduğunu, bu ibarenin başına getirilen “de” takısının ....’de önüne geldiği kelimeyi vurgulayan “ile ilgili” anlamını haiz olduğunu, dolayısıyla davalının markasında esas unsurun tek başına “...” ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, işarette kullanılmış olan diğer unsurların da işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkılarının bulunmadığını, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacaklarını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, davacının “...” ibareli markalarını, tescil edildikleri tüm sınıflarda, tescil edildikleri tarihlerden bu yana kesintisiz ve fasılasız olarak kullanmakta olduğunu, davalı firmanın daha önce de somut uyuşmazlığa konu olan markayla yakın benzer ... sayılı bir marka başvurusu dosyaladığını, bu markanın 30, 32, 33, 35 ve 43. Sınıflar yönünden kısmen reddi kararı aleyhine açmış olduğu davanın yargılamasının ....Esas nolu dosyası kapsamında yargılamasının devam ettiğini ileri sürerek, ... ...’nın 30.10.2024 tarihli ve ... sayılı kararının 29, 30, 35 ve 43. Sınıflara giren emtialar yönünden kısmen iptaline, 18.11.2024 tarihli ve ... kararının 29 ve 30. Sınıflara giren emtialar yönünden iptaline ve ... sayılı marka başvurusunun bu emtialar yönünden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firmaya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği ancak davalı firma vekili tarafından 03/09/2025 tarihinde vekaletname sunulduğu, 17/09/2025 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporunda yer alan iltibas tespitinin hatalı olduğunu, Davacının 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda ciddi kullanımını ispatlayamadığının, bu nedenle davacının iptal ve ret taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespit edilmesini, bilirkişi raporunun bu yönleriyle reddedilmesini,dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesini ve davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
1-Davalı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik ... 'ca kısmen başvurunun reddi üzerine tümden başvurunun reddi için SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanmama def'i yönünden yapılan değerlendirme üzerine .... DAVACI İTİRAZININ REDDİ konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği;
2-Davalı firmanın ... başvuru sayılı markasının ... tarafından davacı firmanın itiraz mesneti markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas değerlendirmesi yapılarak ve ayrıca SMK 19/2 maddesi açısından kullanmama def'i değerlendirmesi yapılarak başvurunun kısmen reddi kararına yönelik DAVALI FİRMANIN İTİRAZI ÜZERİNE itirazın kısmen kabulüne dair verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... sayılı ... kararının 31/10/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 31/12/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... sayılı ... kararının 18/11/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 31/12/2024. tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nın ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ..., ... sayılı "... ...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Öncelikle, başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde,
İtiraz gerekçesi ... sayılı marka hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde "29, 32, 33, 35 ve 43. sınıfların tamamı için kullanım ispatı talebimiz mevcuttur. 30. SINIF KAPSAMINDA İSE "Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arısütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar." HARİÇ TÜM MAL VE HİZMETLER İÇİN KULLANIM İSPATI TALEBİMİZ MEVCUTTUR." şeklinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; ... sayılı gerekçe marka için de "30. SINIFTA YER ALAN "Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar.Dondurmalar, yenilebilir buzlar. " HARİÇ TÜM MALLAR İÇİN KULLANIM İSPATI TALEBİMİZ MEVCUTTUR." şeklinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu tespit edilmiştir.
İnceleme konusu başvurunun yapıldığı 03.06.2022 tarihinde anılan markaların beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla anılan markalar bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu tespit edilmiştir. Kurul tarafından yapılan incelemede, kullanım ispatı delillerinin sadece ... sayılı "... ..."markasının "çikolata" mallarında kullanımını ispatlayabildiği, delillerin diğer mal/hizmetler bakımından markanın kullanımını ispatlamak bakımından yetersiz olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Takiben karıştırılma ihtimali incelemesine geçilmiştir.
Yapılan incelemede, Başvuru kapsamında kalan mal/hizmetler ile ... sayılı "... ..." markasının kapsamında bulunup kullanımı ispatlanan "çikolata" mallarının aynı veya benzer mal/hizmetler olmadığı tespit edilmiş ve karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.
Başvuru ile ... sayılı "... ..." ibareli markanın da karıştırılma ihtimali oluşturabilecek düzeyde benzer olmadığı tespit dilmiş ve karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle işbu itirazın da reddi gerekmiştir.
KARAR; İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
... ...'nın ... sayılı kararında ise ; ".......- ... sayılı marka için verilen ret kararı incelendiğinde, başvuru ile ... sayılı markanın "..." ibaresini ortak olarak içerdiği ve markaların benzer olduğu, öte yandan başvuru sahibi tarafından yapılan kullanım ispatı talebinin "SINIF KODU: 30 Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar." mallarını kapsamadığı ve kullanım ispatı talebinin kısmi olduğu, ancak itiraza konu ret kararında 30. sınıfa dahil malların tamamının başvuru kapsamından çıkartıldığının tespit edildiği, oysa ki kullanım ispatı talep edilen ve kullanımı ispatlanamayan malların ret kapsamına dahil edilmemesinin gerektiği, bu bakımdan ilgili ret kararının sadece "SINIF KODU: 30 kakao; kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları ile sınırlı tutulması gerekirken, 30. sınıfa dahil malların tamamı bakımından ret kararı verilmesinin isabetli olmadığı, dolayısıyla 30. sınıfta belirtilen mallar dışındaki mallar bakımından verilen ret kararının kaldırılmasının gerektiği;
Başvuru ile ... sayılı "..." ibareli markanın ihtiva ettikleri unsurların tamamı ve bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali oluşturabilecek düzeyde benzer markalar olmadığı, bu nedenle söz konusu markanın da ret gerekçeleri arasından çıkartılması gerektiği,
Sonuç olarak, "SINIF KODU 30: kakao; kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.” SINIF KODU 35: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (03, 04, 05, 06, 11, 29, 30, 31, 32, 33, 34. Sınıflara giren emtiaların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” SINIF KODU 43: “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." dışında kalan mal/hizmetlerin başvuru kapsamına iadesinin gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle işbu itirazın kısmen kabulü gerekmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.",
Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası Davacı Markaları
...+... (...) ...+... (... )
24 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 35 / 37 / 39 / 40 / 42 / 43 / sınıf ...+ ... ( ... )
01/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "
A.DAVALININ MARKA İŞLEM DOSYASINA SUNDUĞU KULLANMAMA DEF’İ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME:
Davalı taraf, ... nezdinde dosyaladığı karşı görüşlerde davacının itirazlarına mesnet aldığı ... sayılı markanın 29, 32, 33, 35 ve 43. Sınıflara giren emtiaların tamamı ve 30. Sınıfa giren "Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" dışında kalan emtiaların tamamı yönünden, ... sayılı markanın da 30. Sınıfa giren "Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar” dışında kalan tüm emtialar yönünden kullanıldığının ispat edilmesini talep etmiştir. Zira; 6769 sayılı SMK, tescilli marka hakkı sahibine markasını ciddi olarak kullanma yükümlülüğü getirmiş, 556 sayılı KHK’nın yürürlükte olduğu dönem boyunca doktrine ve Yargıtay içtihatlarına yerleşmiş olan “marka sahibinin markasını Türkiye’de ve ciddi olarak kullanma yükümlülüğü”nü 9/1-2, 19/2, 25/7 ve 29/2 maddelerinde açıkça ve lafzen de ifade ederek, tartışmasız bir biçimde marka hukukumuza yerleştirmiş, şartları varsa; daha önceki bir tarihte tescil edilmiş olmakla beraber piyasada kullanılmayan markaların, salt tescilli olmaları nedeniyle yeni başvuruların tescil edilmesini engelleme ya da sonraki tescilleri hükümsüz kıldırma, bir diğer tabir ile “marka çöplüğü yaratma” imkanı ortadan kaldırılmıştır. Böylece kullanılmayan tescilli markaların yeni girişimcilere engel olmalarının önüne geçilmiştir. Yine bu sayede tescilli markaların piyasada daha etkin ve aktif olarak kullanılmaları teşvik edilmiştir.
Mevzuatta geçen “ciddi biçimde kullanım”ın ne olduğu mevzuatın lafzında açıklanmamış ise de, ... tarafından yayımlanan 2017 tarihli “Kullanımın İspatı Kılavuzu”nda bu kavramla, “markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması”nın kastedildiği anlaşılmaktadır( .... ) . Bu kavramla sembolik bir kullanımın ötesine geçen bir kullanım arandığı görülmektedir.
Ciddi kullanımın kanıtlanması için kesin bir ölçüt koymak mümkün olmamakla birlikte markanın rekabete uygun ve en azından potansiyel olarak marka sahibinin faaliyette bulunduğu pazar ilişkilerini etkileyecek ölçüde (.... ) ve iç pazarda yer elde edebilecek seviyede kullanılması gerekir. Beklenen davranış, anılan markaların tescilli olduğu sınıflardaki kullanımını şüpheye yer bırakmayacak şekilde kurallara uygun, düzenli, aralıksız ya da kanundaki ifadesiyle “ciddi” kullanımını kanıtlamasıdır (....kararı. ).
Markanın ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığı belirlenirken, markanın ve marka sahibi işletmenin birtakım özellikleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin telaffuzu, akılda kalıcılığı, dikkat çekiciliği, mal ya da hizmeti karakterize edici yanları zayıf olan bir marka için kullanımın oldukça yoğun olması gerekebilir. Bunun yanında marka sahibinin faaliyet alanının genişliği veya darlığı, ürettiği mal veya hizmetlere duyulan gereksinimin derecesi, işletmenin hacmi ve benzeri durumlar kullanımın biçim ve şartlarına etki edebilir.
“Kullanma” kavramından ne anlaşılması gerektiği kısmen SMK’nın 9. maddesinde belirtilmektedir. Buna göre, tescilli markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması, markanın marka sahibinin izniyle kullanılması kullanma olarak kabul edilir. Markanın medya ilanlarında yer alması, markayla ihalelere girilmesi, promosyonların yapılması, faturalarda markaların işletme adından farklı ve işletme adında yer alan marka unsuru öne çıkacak şekilde markasal kullanılması gibi markanın ayırt edicilik fonksiyonuna uygun kullanma halleri de SMK m. 9 hükmü anlamında kullanım olarak değerlendirilmektedir.
Kullanımın ispatına ilişkin 2017 yılına ait Kılavuzda da kullanımın, faturalar; katalog, fiyat listesi ve ürün kodları; ürün, ambalaj ve tabela örnekleri; reklam, tanıtım, promosyon, pazar araştırması, kamuoyu araştırması; reklam görselleri ve videoları, bunlara ilişkin faturalar; tanıtım ve promosyon ürünleri görselleri veya videoları ve bunlara ilişkin faturalar; fuar katılımına ilişkin deliller; pazar araştırması, kamuoyu araştırması; ticari faaliyete ilişkin bilgiler ile bilgi ve belgeleriyle ispat edilebileceği ifade edilmiştir. Yine aynı Kılavuzda, faturaların güçlü deliller olmalarının yanı sıra reklam, tanıtım ve promosyon çalışmaları ve bu çalışmalara ilişkin harcamaların kullanım ispatı sunulan markaya yapılan yatırımın önemli bir göstergesi olduğu ifade edilmektedir (....) Bu kapsamda her marka için tescilli olduğu mal ve hizmetin türü ve miktarı, temel işleve uygun kullanılıp kullanılmadığı, hitap ettiği müşteri çevresi, marka sahibinin tutumu ile benzer işletmelerin tutumu kendi şartları dâhilinde ciddi kullanımın oluşup oluşmadığı yönünden incelenmelidir.
Markanın en temel kullanımı, tescilli olduğu mal ve/veya hizmetlerde, tescil belgesinde yazılı olduğu, resmedildiği, gösterildiği gibi kullanılmasıdır. Markanın faturalarda, internette, kataloglarda, gazete ilan ve reklamlarında kullanılması da kullanma olarak kabul edilir. Markanın tescilli olduğu mal veya hizmetle ilgili olmak kaydıyla markanın reklam ve tanıtımının yapılması, markayı taşıyan mal ya da hizmetin bir dergi, gazete ya da televizyonda yayınlanması da markanın kullanımı olarak kabul edilir. (.....)
Markanın kullanılması yükümlülüğü tescil kapsamındaki her bir sınıf ve alt sınıf mal ve hizmet için söz konusudur. Markanın birtakım mal veya hizmet bakımından kullanılması, sadece kullanımın gerçekleştiği mal veya hizmet için markayı ayakta tutar. Kullanılmayan mal ve/veya hizmet yönünden markanın iptal koşulları oluşur ve/veya markanın koruma kapsamı/korunduğu emtialar azalır. Yani; markanın benzer mal/hizmetlerde de iptal edilememesi ve/veya benzer markalara karşı korunabilmesi için bu ürünler bakımından da kullanımın ayrıca ispatı gerekir. Bu nedenle, marka tescil belgesinde yazılı mal ve hizmetlerle aynı alt grupta olsa bile, hangilerinin kullanıldığı, hangilerinin ise kullanılmadığı tek tek belirlenmelidir ( ....sayılı emsal Yargıtay kararları )
Ayrıca, davacının ... kararı iptali talepli davasında kullanmama def’inin dinlenebilmesi için, SMK m. 19/2 hükmüne göre, davacının davalının kullanmama def’ine muhatap markalarının, davalının dava konusu edilen markasının başvuru tarihinde en az 5 yıl süreyle tescilli olması gerekir. Davacının markalarının tescil tarihleri itibariyle, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 03.06.2022 tarihinde beş yıldan fazla süre geçmiş olduğu görüldüğünden, davalının kullanım ispatı talebinin, bu talebe muhatap davacı markaları yönünden süre açısından dinlenebilir olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca; davalının kullanım ispatı talebinin, davacının her iki markası yönünden de, markaların tescili kapsamında giren, 30. Sınıftaki; "Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" dışında kalan emtialar yönünden ileri sürülmüş olduğu, marka işlem dosyası içeriğinden görüldüğünden, bu emtiaların kullanmama def’ine muhatap olmadığı da görülmektedir. Bütün bunlara göre;
Somut olayda, incelenmesi gereken hususlar, davacının ... sayılı ...+... görselli ve ... sayılı ...+ ... görselli markalarının;
✓Davacı tarafından,
✓Tescilleri kapsamına giren, 30. Sınıfa giren; "Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" dışında kalan emtialarda,
✓Türkiye sınırları içerisinde,
✓Ciddi bir şekilde,
✓Markasal hüviyette,
✓03.06.2017-03.06.2022 tarihleri aralığında ve
✓Tescillerine uygun olarak
kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır. Davacının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu, 2018-2022 yıllarında davacı tarafından kesilmiş, “...” markalı çikolataların satışına ilişkin 51 adet fatura görselinden, davacının “...” markasının, “çikolatalar”da, ciddi biçimde kullandığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebilmiş olduğu görülmekle; davacının sadece ... sayılı markasının, yine sadece, tescili kapsamına giren “çikolatalar”da ciddi biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte, içerikte delil ile ispat edilebildiği, ancak bu emtianın da, davalının kullanım ispatı talebine zaten muhatap olmadığı, dolayısıyla davacının itirazlarına mesnet aldığı her iki markasının da, sadece, tescilleri kapsamına giren ve davalının kullanım ispatı talebine (zaten) konu olmayan “Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" yönünden SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanabileceği kanaatine varılmıştır. Bundan da sonra;
B. DAVALI FİRMANIN .... BAŞVURU SAYILI MARKASI İLE DAVACININ TESCİLLİ MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİ/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME:
Tablodan görüldüğü üzere; taraf markaları, ... unsuru da ihtiva eden karma markalardır; davacının markalarında, eğik yazım karakterindeki mavi renkli kalın ve küçük harflerle yazılmış “...” ve “...” ibareleri, basit birer aşçı başı figürü ile birlikte kullanılmıştır. İşaretlerde dar bir alanı kaplayan bu figürlerin, işaretlerin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısının, “...” ve “...” ibarelerinden daha düşük kaldığı düşünülmektedir, zira; böyle basit ... unsurları yanında baskın kelime unsurları ihtiva eden markalarda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur”18. Ayrıca; potansiyel müşteriler somut olaydaki gibi kelime ve ... içeren karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir19. Dolayısıyla; davacının markalarında esas unsurların “...” ve “...” ibareleri olduğu değerlendirilmektedir. Bundan sonra;
Dava konusu edilen markada da; siyah renkli yarım kalan dairesel bir figürün iç kısmına “... ” kelimeleri ve “....” sayısı konuşlandırılmış, bu kompozisyonun sağ tarafına da, düz yazım karakterindeki siyah renkli kalın harflerle “...” ibaresi ve altına da, daha düşük puntolu ince harflerle “Restaurant” cins ismi yazılmıştır. İşarette yer alan ... kompozisyonunun, birden fazla unsur ihtiva ediyor olmasına rağmen, yukarıda yer verdiğimiz, “sözün görünümden daha yüksek sesle konuştuğu” yönündeki doktrinsel kuralın istisnasını teşkil edebilecek özgünlükte olduğu söylenememektedir. Aynı şekilde; bu dairesel figürün iç kısmına konuşlandırılmış “...” ibaresi ve “....” sayısı/tarihi, çok düşük puntolarla yazılmış olduğundan, görsel açıdan geri planda kalmaktadır, işarette kullanılmış olan “....” ibaresinin de yerleşik anlamı haiz bir cins isim olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığı göz önüne alındığında, dava konusu edilen markada görsel açıdan ön planda olan ve büyük puntolu kalın harflerle yazılmış “ ...” kelime öbeğinin, markanın esas unsuru olduğu değerlendirilmiştir. Bunlara göre;
Davacının bir markasında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ibaresi, davalının markasının “ ...” şeklindeki esas unsurunun içerisinde aynen yer aldığından; taraf markalarının benzer olduğunun söylenmesi mümkün görülmektedir. Taraf markalarında kullanılmış olan tali unsurların mevcudiyetinin, bu benzerliğin önüne geçmediği, Raporumuzun bu bölümünde de yer verdiğimiz yerleşik içtihada göre; potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (....) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklandığı gözetildiğinde; davacının “...”lu markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...”lu markasıyla karşılaştığında bu markaları “benzer bulması ve karıştırması” ihtimal dahilinde bulunmuştur.
Ancak aynı tespit, davacının “...” ibareli markası yönünden yapılamamaktadır; bu markanın esas unsurunun tek başına “...” ibaresi olmaması ve bütünleşik “...” kelimesi olması, taraf markalarında yer alan tali unsurlar da gözetildiğinde, taraf markalarının genel algılarını ve tümüne hakim olan görünüşlerini yeterli açıdan farklı kılmaktadır.
Davacının ... sayılı markasında görsel açıdan ortaya çıkan ortaklık, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir; taraf markalarının esas unsurlarının aynı ibaresi içermesi, esas unsurların okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları da benzer kılmaktadır.
Ayrıca; her ne kadar “...” ibaresinin ....’de “....” anlamına gelen bir kelime olduğu (....: .....) görülse de, kelimenin bu anlamının ülkemizde yaygın olarak bilinmediği, ticari hayata ve günlük konuşma diline yansımadığı/yerleşmediği, davalının markasında geçen “....” ön takısının da .... kökenli dillerde “ile ilgili” anlamı ile algısal yönden geri planda kaldığı, dolayısıyla taraf markalarının tüketicilerin zihninde “anlamı bilinmeyen/kurgulanmış bir sözcük” şeklinde aynı algıyı yarattığı düşünülmüştür.
Sonuçta; somut olayda, davacının ... sayılı markası özelinde, karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu değerlendirilmiştir.
Bu tablodan görüldüğü üzere; her ne kadar, davacının markalarının, davalının marka işlem dosyasına sunduğu kullanmama def’ine muhatap olmamaları nedeniyle somut uyuşmazlık yönünden korunduğu 30. Sınıftaki emtialar, davalının markasının kapsamından zaten çıkartılmış ise de, bu emtialar ile davalının markasının kapsamında kalmış olan ve davaya konu edilen 29 ila 30. Sınıflardaki emtiaların hepsinin gıda ürünleri olmaları itibariyle benzer ihtiyaçları giderdiği, benzer alıcılara hitap ettiği, aynı kaynaklardan piyasaya sunulduğu, marketlerde yan yana reyonlarda satışa arz edildiği, birbirlerini tamamlayıcı niteliği haiz olduğu ve aralarında ham madde/mamul/yarı mamul ilişkisi olduğu fiili gerçekleri gözetildiğinde, davalının markasının kapsamında kalmış olan ve huzurdaki davaya konu edilen, 29 ila 30. Sınıfa giren tüm emtialar yönünden somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği söylenebilecektir. Aynı şekilde; her ne kadar davacının markaları, bu emtiaların 35. sınıf altında satışı hizmetleri yönünden korunmuyor ise de; birtakım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtialar olduğu, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir. Zira; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.”22 Dolayısıyla; aynı emtiaların 35. Sınıf altında satışı hizmetleri yönünden de emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiğinin söylenebileceği değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan; davacının markaları, 43. altında “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden korunmuyor ise de, bu hizmetlerin, gıda ürünleri ile benzer/türdeş oldukları da, doktrin ve içtihatlarda kabul edilmektedir. Zira; bu hizmetlerin verildiği ortamlarda, hizmetin bir parçası olarak tüketiciye sunulan gıdalar, genelde ambalajsız ve markasız nihai gıdalar olsa da, bunların daha uzun raf ömrüne sahip gıda mallarıyla karıştırılabilme hali belli durumlarda söz konusu olabilecektir. Bu hizmet kolları genelde tüketicinin belli bir hizmeti satın almak üzere tercih ettiği ve bu yolla aslen seçiciliğinin en yüksek olduğu yani, tek bir işletmenin ürünlerini satın almak üzere tercih ettiği hizmet kollarıdır. Bununla birlikte, hizmet markası ile ticari markanın benzemesi durumunda; tüketici her iki markanın aynı işyerine sahip olduğunu düşünebilir ki bu durumda markalar birbiri ile karıştırılabilir. Zira; günümüzde pek çok tanınmış gıda markası23, hem yiyecek/içecek üretmekte, hem de bunları tüketiciye servis etmektedir.
Sayılan hizmetler dışında, davalının markasının kapsamında kalmış olan 43. Sınıftaki hizmetler ile davacının markalarının korunduğu emtialar benzer alıcı kesimine hitap etmezler, benzer ihtiyaçları gidermezler, servis sağlayıcıları aynı değildir, birbirleri yerine ikame imkanları veya birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri yoktur.
Sonuç olarak, somut uyuşmazlıkta; davalının markasının kapsamında kalmış olan ve dava konusu edilen, 29. Sınıfa giren; “Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri”, 30. Sınıfa giren; “Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez”, 35. Sınıfa giren; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri. Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez) emtialarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 43. Sınıfa giren; “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının (kısmen) gerçekleştiği, dava konusu edilen diğer emtialar yönünden ise bu şartın gerçekleşmemiş olduğu kanaatine varılmıştır. Bundan da sonra;
Emtia benzerliği karşılaştırması/incelemesi yapılırken, söz konusu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketicinin bilinç/algı/dikkat düzeyi de irdelenmelidir. Ortalama tüketicinin dikkat düzeyi, mal ve/veya hizmetlerin türüne göre değişebilmektedir. Eğer söz konusu olan mal ve/veya hizmet, kitlesel tüketim mal veya hizmetleri ise, ortalama tüketici makul derecede iyi bilgilendirilmiş ve bu derecede tedbirli, dikkatli kimsedir. Söz gelimi çiklet, çikolata, bisküvi gibi fiyat bakımından ucuz ürünlerin satın alınmasında tüketiciden beklenen dikkat düzeyi düşük olacaktır ( .... ) . Aynı şekilde, nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerin alınması sırasında gösterilen özenin düşüklüğü, markalar arasında daha açık farklılıklar bulunmasını gerektirir (.... ) Yani, “ortalama tüketici”nin seviyesi, ilgili mal ve/veya hizmetlerin hangi tüketici kitlesine hitap ettiğinin tespit edilmesiyle bulunur. Mal/hizmetlerin günlük tüketim niteliği, hızlı alım satıma konu olması, ucuz olması ve önceki markanın hafızada bıraktığı izin tüketicinin tercihinde önemli etken olması gibi faktörler, ilgili “ortalama tüketici”nin seviyesinin belirlenmesinde önem arz eder. Örneğin; söz konusu mal/hizmet, toplumun sadece bir kesimini ilgilendiren, teknik veya özel bir mal/hizmet ise, bu kesimin eğitim ve bilgi düzeyi dikkate alınacaktır. Ya da örneğin; sadece eczanelerde ve reçeteli olarak satılan ilaçlar, doğrudan insan sağlığını ilgilendirdiğinden, hayati öneme sahip oldukları için bu gibi ürünleri satın alacak olan kimseler daha dikkatli olacaklardır. Ayrıca bu tür ürünler genellikle tıp doktorları ve eczacılar tarafından önerilip kullanıldığından, ve dahi bir kısmının da reçete ile satışları zorunlu olduğundan, gösterilen dikkat ve kullanılan mesleki bilgi seçici olacaktır. Buna göre;
Somut olayımız açısından; davalının markasının kapsamında kalmış olan ve dava konusu edilen, Raporumuzun bu bölümünde emtia benzerliği/türdeşliği şartını karşıladığı tespit edilmiş olan, 29 ve 30. Sınıfa giren gıda ürünlerinin, bunların satışı hizmetlerinin ve “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/ özen/seçicilik seviyesi incelendiğinde; bu emtiaların hepsi, nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünler/hizmetler olduğundan, hitap ettikleri tüketicilerin markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, tüketicilerin/alıcıların bu emtiaları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin düşük olduğu değerlendirilmiştir. Bütün bunlara göre;
Somut olay açısından bakıldığında; davacının ... sayılı markası özelinde, taraf markalarında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ve “ ...” ibarelerindeki ortaklıktan hareketle, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu değerlendirilmiştir. Bu benzerlik sebebiyle; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davacının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “ ...”lu markasıyla karşılaştığında bu markaları “benzer bulması” ihtimalinin doğduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca; davacının ... sayılı markasının korunduğu emtialar özelinde, davalının markasının kapsamında kalmış olan ve dava konusu edilen bir takım emtialar yönünden, taraf markaları arasında emtia benzerliği/türözen/algı/seçicilik seviyesinin de düşük olduğu değerlendirildiğinden; taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle, bu emtialarda “.../ ...”lu ibarelerinin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde tüketicilerin/alıcıların söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davalının markasının, davacının markasının korunduğu emtialar açısından davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği ve bunun da iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olarak görüleceği sonucuna varılmıştır.deşliği şartının da (kısmen) gerçekleştiği ve bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/ özen/algı/seçicilik seviyesinin de düşük olduğu değerlendirildiğinden; taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle, bu emtialarda “.../ ...”lu ibarelerinin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde tüketicilerin/alıcıların söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davalının markasının, davacının markasının korunduğu emtialar açısından davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği ve bunun da iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olarak görüleceği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle; davalının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu kullanım ispatı talebinde istisna tutulmuş emtialar gözetildiğinde, davacının ... sayılı markası özelinde, davalının markasının kapsamında kalmış olan ve dava konusu edilen, 29. Sınıfa giren; “Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri”, 30. Sınıfa giren; “Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez”, 35. Sınıfa giren; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri. Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez) emtialarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 43. Sınıfa giren; “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin somut olayda (kısmen) bulunduğu kanaatine varılmıştır.
KANAAT ve SONUÇ
1) Davacının “...” markasının, “çikolatalar”da, ciddi biçimde kullandığının, marka işlem dosyası kapsamında yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebilmiş olduğu, bu nedenle davacının sadece ... sayılı markasının, yine sadece, tescili kapsamına giren “çikolatalar”da korunabildiği, ancak bu emtianın da, davalının kullanım ispatı talebinden müstesna olduğu, dolayısıyla davacının itirazlarına mesnet aldığı her iki markasının da, sadece, tescilleri kapsamına giren ve davalının kullanım ispatı talebine (zaten) konu olmayan “Kakao. Kakao esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" yönünden SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanabileceği,
2) Davacının ... sayılı markası özelinde, karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
3) Davalının markasının kapsamında kalmış olan ve dava konusu edilen, 29. Sınıfa giren; “Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri”, 30. Sınıfa giren; “Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez”, 35. Sınıfa giren; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri. Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez) emtialarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 43. Sınıfa giren; “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının (kısmen) gerçekleşmiş olduğu,
4) (3) nolu bentte sayılan emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin düşük olduğu,
5) Bu nedenlerle, davacının ... sayılı markası özelinde, davalının markasını kapsamında kalmış olan ve dava konusu edilen, (3) nolu bentte sayılan emtialar açısından, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin (kısmen) bulunduğu,
6) Dava konusu edilen ... kararlarının, (5) nolu bentte yer alan değerlendirme ile (kısmen) çeliştiği/uyumlu olmadığı" şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
... sayılı ... kararının İPTALİ DAVASI açısından ;
Burada ... tarafından davalı başvuru markasında bırakılan emtialar açısından 29, 30, 35 ve 43. Sınıflara giren emtiaların başvuru kapsamından çıkartılması için aksi yöndeki ... kararı iptali istenilmektedir.
a) Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+... " (... ) ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden benimsenen bilirkişi heyeti raporunda sayfa 5-6-7-8 deki tabloya göre ve raporun bütünü açısından davacının bu markasının kullanımı ispatlanan" çikolatalar" malları ile kullanım ispatı gerekmeyen diğer emtialarla ( bilirkişi raporunda sayfa 11 de açıklanan haliyle) birlikte dava konusu başvuru markasının kapsamındaki " 29. Sınıfa giren; “Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri”, 30. Sınıfa giren; “Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez”, 35. Sınıfa giren; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri. Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez) emtialarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 43. Sınıfa giren; “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan emtialar açısından davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait " ...+... " (... ) ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının " ...+..." (... ) ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu;
Bunun dışında kalan emtialar açısından ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;
Bu nedenle bu markaya dayalı davacının davası kısmen kabul edildiği kısmen de reddedildiği ;
b) Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+ ... " ( ... ) ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle markanın bütünselliği açısından görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...+ ... " ( ... ) ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ...+ ... " ( ... ) ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının bu tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Bu nedenle bu markaya dayalı davacının davası reddedildiği ;
... sayılı ... kararının İPTALİ DAVASI açısından ;
Burada ise ... tarafından davalı başvuru markasından çıkartılan emtialara davalının itirazı üzerine bu kez bazı malların/hizmetlerin davacı markasına İADE edilmesine dair 29 ve 30.ncu sınıftaki tüm mallarla ilgili aksi yöndeki ... kararı iptali istenilmektedir.
a) Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+... " (... ) ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden benimsenen bilirkişi heyeti raporunda sayfa 5-6-7-8 deki tabloya göre ve raporun bütünü açısından davacının bu markasının kullanımı ispatlanan" çikolatalar" malları ile kullanım ispatı gerekmeyen diğer emtialarla ( bilirkişi raporunda sayfa 11 de açıklanan haliyle) birlikte dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 29. Sınıftaki " fındık, fıstık ezmesi ve kuruyemişler"; 30. Sınıftaki " Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" malları yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan emtialar açısından davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait " ...+... " (... ) ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının " ...+..." (... ) ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu;
Bunun dışında kalan emtialar açısından ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;
Bu nedenle bu markaya dayalı davacının davası kısmen kabul edildiği kısmen de reddedildiği ;
b) Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+ ... " ( ... ) ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle markanın bütünselliği açısından görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...+ ... " ( ... ) ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ...+ ... " ( ... ) ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+.... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının bu tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Bu nedenle bu markaya dayalı davacının davası reddedildiği ;
NETİCEDEN ; dava kısmen kabul edilip kısmen de reddedilmiştir.
HÜK Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1- ... sayılı ... kararının İPTALİNE yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 29. Sınıftaki " fındık, fıstık ezmesi ve kuruyemişler"; 30. Sınıftaki "
Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez " malları; 35. Sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri. Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez) emtialarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri ile 43/1 sınıfında yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, diğer kısımlar yönünden ise davanın REDDİNE,
3-... sayılı ... kararının İPTALİNE yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜNE,
4-Dava konusu ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 29. Sınıftaki " fındık, fıstık ezmesi ve kuruyemişler"; 30. Sınıftaki " Kahve, kahve esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" malları yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, diğer kısımlar yönünden ise davanın REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40+615,40= 1.230,80 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40+427,60=1.043,00 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
7-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
8-Davacının yaptığı 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 195,00 TL tebligat gideri, 1.043,00 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 14.738,00 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 7.369,00 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahıs vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 12/11/2025
Katip .... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır