Enerji iletim hattı arazi izin, ağaçlandırma ve diğer bedellerinin hatalı hesaplanması nedeniyle iadesi ile faiz ve avukatlık ücretine dair temyiz davası.
Özet: Bir enerji iletim şirketi, ormanlık alandan geçen enerji iletim hattı için idare tarafından belirlenen arazi izin bedeli, ağaçlandırma, orman köylüleri kalkındırma geliri ve damga vergisi kalemlerinin hukuka aykırı olduğunu ve 6446 sayılı Kanundaki istisnalardan yararlanılması gerektiğini belirterek, ödediği 2.943.204,55 TLnin iadesini istemiştir; ilk derece mahkemeleri, işlemleri hukuka aykırı bularak bu bedellerin yasal faizle ve dava tarihinden itibaren iadesine hükmetmiş ancak davacı şirket, faizin 6183 sayılı Kanun kapsamındaki en yüksek orandan ve ödeme tarihinden itibaren işletilmesini, avukatlık ücretinin ise nispi olarak hesaplanmasını talep ederek kararı temyiz etmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1769 E.  ,  2025/5845 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1769
Karar No : 2025/5845
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; 380 kv Soma Kolin TES-Tunçbilek Şalt(Tutes) Enerji İletim Hattı (E.İ.H) Güzergahı altında kalan 2.884.525,83 m²'lik ormanlık alanda, davacı şirkete 31/01/2019 tarihinden 10/12/2050 tarihine kadar enerji iletim hattı tesis izni verilmesi akabinde, saha tesliminin arazi izin bedeli, ağaçlandırma ve erozyon kontrolü geliri ve orman köylüleri kalkındırma geliri ve damga vergisi bedellerinin yatırılması halinde gerçekleştirilebileceğine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile davalı idareye ihtirazi kayıtla ödenen 1.268.127,00-TL arazi izin bedelinin, 692.676,52-TL ağaçlandırma ve erozyon kontrolü gelirinin, 880.521,00-TL orman köylüleri kalkındırma gelirinin ve arazi izin bedeli üzerinden nispi olarak belirlenen 101.880,03-TL damga vergisinin ödeme tarihi olan 28.03.2019 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu edilen işlemlerin tesis edilmesine dayanak olarak alınan 03/10/2012 tarihli sözleşmenin, davanın tarafı olmayan ...Enerji İthalat İhracat Dağıtım ve Ticaret A.Ş ile Türkiye Kömür İşletmesi Kurumu Genel Müdürlüğü arasında imzalanan üretim tesisine ilişkin bir sözleşme olduğu, davacı şirket ile yüklenici firma arasında 09/08/2018 tarihinde akdedilen sözleşmenin, Enerji İletim Hattına ilişkin olduğu anlaşılmakta olup, adı geçen 380 kV Soma Kolin Tes-Tunçbilek Şalt Enerji İletim Hattının, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında yer alan indirim ve istisnalardan faydalanma şartlarını sağladığı görüldüğünden 03/10/2012 tarihli elektrik enerjisi üretimine ilişkin rodövans sözleşmesi esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlemler nedeniyle fazladan ödenen; 692.676,52-TL (KDV dahil) ağaçlandırma ve erozyon kontrolü geliri, 880.521,00-TL orman köylüleri kalkındırma geliri, 1.268.127,00-TL (KDV dahil) arazi izin bedeli [ilgili mevzuata göre arazi izin bedelinin %85 indirimli olarak uygulandığından hareketle, (1.264.334,00-TL x 0,15 = 189.650,10-TL x 1,18 (KDV) = 223.787,12-TL olması gerektiği, ödenen 1.491.914,12-TL arazi izin bedelinden, hesaplanan 223.787,12-TL'nin mahsubuyla fazladan ödendiği anlaşılan 1.268.127,00-TL) ile indirimsiz arazi izin bedeli esas alınarak nispi olarak belirlenen ve 381.846,26-TL olarak ödenen damga vergisinin, Mahkemece yeniden belirlenen arazi izin bedeli üzerinden hesaplanması sonucu [(189.650,10-TL x 10 yıl +1.264.334,00-TL x 21 yıl + 1.264.334,00-TL x 10/12 ay + 1.264.334,00-TL x 9/365) x 0,00948) = 279.966,23-TL] olması gerektiği bu nedenle fazladan ödenen 101.880,03-TL damga vergisinin ve nihayetinde toplamda 2.943.204,55-TL'nin davanın açıldığı 17/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı şirkete iade edilmesi gerektiğinden dava konusu işlemin iptaline ve arazi izin bedeli, Orköy Bedeli, ağaçlandırma ve erozyon kontrolü geliri, damga vergisi kalemlerinden oluşan ve davacının fazladan ödemiş olduğu bedellerin iadesi isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Mahkeme kararının faiz türü ve faiz başlangıç tarihi bakımından hukuka aykırı olduğu, faizin 6183 sayılı Kanun'un kamu alacakları için uygulanacak en yüksek oranında hesaplanması gerekirken mahkemece yasal faize hükmedildiği, şirketlerinin bir kamu kurumu olduğu, bu nedenle belirtildiği şekliyle yasal faiz hesaplanması gerektiği, faiz başlangıç tarihinin de dava açılış tarihi değil, şirketçe yapılan ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, diğer yandan, avukatlık ücretinin de maktu olarak değil, ödenmesine hükmedilen miktar olan 2.943.204,55-TL üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiği ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek belirtilen kısımlar yönünden kaldırılması ve faiz başlangıç tarihi, faiz oranı ve avukatlık ücreti yönünden hükmün yeniden kurulması gerektiği, Davalı idare tarafından; Yasada belirtilen muafiyetlerden yararlanabilmek için sözleşmenin Yasada belirtilen muafiyet maddesinin yürürlük tarihinden sonra imzalanmış olması gerektiği, oysa ki, sözleşme tarihinin 03/10/2012 olduğu, diğer yandan, mahkeme hükmündeki faiz kararının da hukuka uyarlı olmadığı, iadesine karar verilen KDV'nin idarenin değil maliyenin hesaplarında olduğu, bu nedenle iadesinin davalı idarece yapılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, üretim tesisi için değil iletim hattı için orman izni alındığı, nakil hatlarının da indirimden faydalanması gerektiğinin öngörüldüğü, iletim hattının maden sahası dışında ayrı bir tesis olarak yapıldığı, idarenin KDV'ye ilişkin itirazının hukuki dayanağının olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 18/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.