Danıştay, FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle kamu görevinden çıkarılma işleminde, HAGBye rağmen kişinin detaylı itiraflarını ve cezai delilleri esas aldı.
Özet: Davacının kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddi kararına yönelik temyiz talebi, hakkında verilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmasına rağmen, ceza yargılamasındaki etkin pişmanlık beyanları ve ifadesinde yer alan örgüt evlerine devam etme, askeri okullar sürecinde örgüt mensuplarıyla irtibatını sürdürme, kod isim kullanma ve tedbirli davranma gibi detaylı anlatımlarının, örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyan yeterli delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/15157Karar No : 2025/8088 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...2 tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E... K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılma kararının herhangi bir somut nedene dayanmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ankesörlü hatlardan yapılan aramaların niteliğinin ortaya konulmaksızın karar verildiği, salt ankesörlü hatlardan aranmış olmasının tek başına kamu görevinden çıkarılması sonucu doğurmasının hukuka devleti ilkesine aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Bununla birlikte, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış olup; masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkındaki anılan ceza mahkemesi kararında yer alan; " ...annesi ve üvey abisi E.A. ile beraber Samsun'da yaşadığı dönemlerde, FETÖ ile irtibatlı olan üvey abisinin kendisini C.K. şahısla tanıştırdığını, C.'in kendisini askeri okullara ve Polis Koleji'ne girme noktasında teşfik ve yönlendirmelerde bulunduğunu, daha sonra okuldan arkadaşları olan A.K., Ö.D. ve M.K. ile beraber C.'in evine gidip gelmeye başladıklarını, bu evde görüşmelere devam ettiği sırada Bursa Işıklar Askeri Lisesi'ni kazandığını, Bursa'da askeri lise dönemine girdikten sonra C.'in kendisini H.K. isimli örgüt mensubuna devrettiğini, bu şahsın askeri lise döneminde bir süre kendisiyle ilgilendiğini ve kendisine Fatih kod adını verdiğini, askeri lisede devre kaybı yaşadıktan sonra H.'in okulunu bitirip şehirden ayrılması üzerine kendisini S. isimli örgüt mensubuna devrettiğini, bu şahısların kendisine okulda aleni namaz kılmaması gerektiğini, abdest alması gerektiğinde duvardan teyemmüm ile alması gerektiği gibi kendisini gizleyici tedbirlere uyması noktasında uyarı ve telkinlerde bulunduklarını, görüşmelerde Fethullah Gülen kitaplarının okunduğunu ve kasetlerinin izlendiğini, 2006 [2002 olması gerekirken yazım yanlışı olduğu değerlendirilmiştir] yılına kadar bu sürecin böyle devam ettiğini, 2002 yılında Kara Harp Okulu'na başladığını, okul başlamadan memleketi Konya'da olduğu dönemde S. adlı şahsın kendisini M.E. isimli örgüt mensubu ile tanıştırdığını ve Ankara'da kendisiyle onun ilgilenceğini söylediğini, okulun üç yılı boyunca örgüte müzahir evlerde, bir takım tedbirlere uyarak birebir görüşmeler gerçekleştirip örgütsel faaliyetlerde bulunduklarını, son sınıfta yani 2005-2006 döneminde aralarına okuldan devreleri olan Y.Ö. ve R.D.'ın da katıldığını, bu tanıştırmayı örgüt görevlisi M.'in örgüte ait evde yaptığını, 2006-2007 döneminde sınıf okulu sürecinin başladığını ve M.'in kendilerini adını hatırlamadığı bir başka örgüt mensubuna devrettiğini, bu kişi R. ve Y.'i birlikte ev tutmaya yönlendirdiğini, kendisinin annesiyle eve çıktığını ancak R. ve Y.'in evinde yapılan örgütsel görüşmelere devam ettiğini, kendisinden himmet istendiğini ancak ekonomik gerekçelerle bu talebi reddettiğini, ayrıca kendileriyle ilgilenen bu örgüt mensubuyla da aralarında bir takım tartışmaların yaşandığını, sınıf okulu sürecinin bu şekilde devam ettiğini, 2007-2008 arası görev yaptığı yerlerde kendisiyle kimsenin bir irtibat kurmadığını, 2008-2010 yılları arasında Alanya İlçe Jandarma Merkez Karakolu'nda görev yaptığı dönemde kendisiyle M.Ç. isimli örgüt mensubunun irtibata geçtiğini, 2 yıl içerisinde istemeyerek de olsa 4-5 kez görüştüklerini, 2010-2012 Diyarbakır Ergani Jandarma Bölük Komutanlığı döneminde A. isimli kişinin zorlama ve ısrarı üzerine 1-2 defa görüştüğünü ancak bu görüşmelerden eşinin haberinin olmadığını, 2012-2015 Samsun Kavak İlçe Jandarma Komutanlığı döneminde On Dokuz Mayıs Üniversitesi'nde doktor olan C.T.'nın kendisiyle irtibata geçtiğini, kendi evinde görüşmelere başladığını, iletişim için ankesörlü telefonları kullanacağını söylediği, ve bu şekilde irtibat kurduklarını, görüşmelere 2 defa Tokat ilinden bir kişinin daha geldiğini ve onunla da görüştüğünü, 2015-2017 Gaziantep Karkamış İlçe Jandarma Komutanlığı döneminde doktor bir örgüt üyesiyle, onun evinde 2-3 defa görüştüğünü, ancak kendisine görüşmelere gitmek istemediğini bildirdiğini buna rağmen kendisiyle irtibat kurmaya çalıştığını, 2016 yılından itibaren de bu örgütle irtibatının tamamen koptuğunu anlatarak bu süreçle alakalı olarak çeşitli beyanlarda ve teşhislerde bulunduğu (...) Sanık hakkında tanzim edilen Ataç raporunda ise şahsın beyanlarını doğrular mahiyette 27.03.2013 tarihinde 2 defa, 23.11.2013 tarihinde 1 defa olmak üzere Samsun ilinden sabit hatlardan aranması bulun[duğu]..." tespitleri dava dosyasındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.