Danıştay, FETÖ/PDY iltisakı ve irtibatı Bylock ile dijital materyal delilleriyle sabit görülen kamu görevlisinin, kesinleşmiş mahkumiyet olmasa dahi görevden çıkarılmasını hukuka uygun bularak alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilen davacının göreve iade talebinin reddi işleminin iptali istemiyle açtığı davada, temyiz merci, ceza yargılamasının henüz kesinleşmemesi nedeniyle masumiyet karinesinin geçerliliğini vurgulamasına rağmen, Bylock yazışmaları ve FETÖ liderinin darbe içerikli konuşmalarının izlenmesi gibi somut delillerin davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını bağımsız olarak kanıtladığı sonucuna varmış; bu gerekçeyle göreve iade başvurusunun reddini hukuka uygun bularak alt mahkeme kararını onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/359 E.  ,  2025/8078 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/359
Karar No : 2025/8078
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ...
Vekilleri : Av...., Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılma işleminin olağanüstü halin gerekli kıldığı türden bir tedbir olmadığı, FETÖ terör örgütü ile bağlantısının bulunup bulunmadığına ancak ceza mahkemelerinin karar verebileceği, terör örgütleriyle ilişkili olmak yönünden kast unsurunun aranması gerektiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının anılan suçtan mahkumiyetine ilişkin ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği ve yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı esasında devam etmesi nedeniyle kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen.... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: ''...İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün ... tarihli ...-......(...)-.../... sayılı yazısı ekindeki Bylock Kimlik Tespit ve Değerlendirme Tutanağından sanığın 12/11/2014 tarihinden itibaren üzerine kayıtlı ...@ttnet ADSL hattı üzerinden ByLock programına ... sayılı ID, '...' kullanıcı adı ile giriş yaptığı, uygulama giriş şifresinin '...' olduğu, 2 gelen arama kaydının olduğu, 31 mail, 10 mesaj aldığı, 8 mesaj gönderdiği, kişi listesinde B.Ç., H.Ö. ve T.Ö. isimli şahısların olduğu ... bu şahısların sanık ile aynı kurumda çalışan kişiler ol[duğu]....
Sanığa ait dijital materyallerin incelenmesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre, FETÖ liderinin, Pensilvanya'daki malikanesinde düzenlediği ve örgüte ait '...' sitesi üzerinden yayımlanan sözde 'dini sohbet' görüntüsü altındaki, dini içerikten daha çok siyasal konulara değindiği, ileride talimatını vereceği silahlı darbe girişimine örgüt tabanını konsolide etmek amacıyla subliminal mesaj içeren çok sayıda konuşma yaptığı '...' başlıklı programın izlendiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.