Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, kasko sigorta poliçesi kapsamında haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesinin ret kararına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki metin, davacı tarafından sigorta şirketine karşı açılan, kazaya karışan kamyonun kasko poliçesi kapsamında uğradığı zararın tazminine ilişkin davanın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunu konu almaktadır; ilk derece mahkemesi kararında, davacı ve eşinin ifadelerindeki çelişkiler, aracın uzun süre kaskosuz kalmasına rağmen kazadan üç gün önce sigorta yaptırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olması ve poliçenin aslında kazadan sonra düzenlendiğine dair güçlü emareler gerekçe gösterilmiş olup, davacı bu ret kararını teminatın yürürlükte olduğu ve yükümlülüklerin yerine getirildiği argümanıyla istinaf etmektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...KARAR TARİHİ: 07/09/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 12/02/2026NUMARASI : ... Esas ... KararDAVACI : ........ VEKİLİ : Av.....DAVALI : ........ VEKİLİ : Av.....DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/09/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 07/09/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle ; Davacı adına kayıtlı bulunan ........ plakalı kamyon vasfındaki aracın 31.10.2019 tarihinde eşi ........'in yönetiminde iken, Konya ili Kadınhanı İlçesi ........ mevkiinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, davaya konu kaza sonucunda aracın ön camı, sol çamurluğu, sol kapısı, kabinin üst kısmı, sol arka tekeri ile jantı ve araç kasasında hasar meydana geldiğini ve bu hasar sonucunu davalı sigorta şirketine ihbar edilerek hasarın bedelinin talep edildiğini ancak sigorta şirketinin bu bildirime rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle sigorta poliçesi kapsamında olan hasarların tazminat olarak taraflarına ödenmesi için iş bu davayı açtıklarını davanın kabulü ile 10.000 TL tazminatın (belirsiz alacak davası) dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraftan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmektedir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davalı Sigorta Şirket aleyhine açıl dava dilekçesinde, davacı tarafın uğradığı iddia edilen maddi zararın tazminatı için kaza itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep ettiklerini ancak dava dilekçesinde de belirtildiği üzere " takip yapılan kısım alacak belirli nitelikte"dir. Bu nedenle huzurdaki davada davacı tarafından maddi tazminata ilişkin dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını beyanla, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini, davalı şirket tarafından yapılan araştırmada kazanın poliçe tarihinden önce meydana geldiğini tespit ettiklerini kazanın poliçe tarihinden önce meydana gelmesi nedeniyle hasarın teminat harici olduğu gibi nedenlerle kaza yapan davacı taraf tam kusurlu olduğundan davanın reddini, davacının aracında meydana gelen zararın tespiti için uzman bir sigorta eksperinden rapor alınmasını, davacının aracında önceden meydana gelen kazaların tespiti için tramer kayıtlarının istenmesini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm bu bilgi ve belgeler ışığından; davacı ve müteveffa eşinin beyanlarının ciddi çelişkiler arz ettiği, aracı satın aldıktan sonra uzun süre kasko sigortası yapılmamasına rağmen kazadan 3 gün önce sigorta yaptırılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kendi tanığının beyanı ile de sabit olduğu üzere sürekli meyve sebze taşımacılığı yapan davacıya ait araçla ilgili uzun süre kasko sigortasının yapılmamış olmasının da çelişkili olduğu, davacının eşinin sigorta şirketine verdiği beyan dilekçelerinin yine çelişkili olduğu, ayrıca davacının eşi ile davacının, kazanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin beyanlarının da birbirinden çok farklı olduğu, yine davacı eşinin, iş karşılığı kasko sigortasını iş sahibine yaptırdığı beyanının da inandırıcı olmadığı, zira aracın satın alındıktan sonra uzun süre kaskosunun yaptırılmadığı, sigortanın aracın görülmeden yapıldığı ve diğer bilgi ve belgeler de göz önüne alındığında poliçenin gerçekte kazadan sonra düzenlettirildiğinin dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklinde davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ........ plakalı kamyonun kasko poliçesi yürürlükteyken maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, sigorta ilişkisinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilerek hasarın davalı şirkete ihbar edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını, ilk derece mahkemesince kaza fotoğrafları ve kolluk tutanağındaki tarihlerin uyuşmasına, yapılan işin niteliği gereği kaskonun kazadan önce yapıldığının tanık beyanlarıyla doğrulanmasına rağmen hayatın olağan akışına aykırı ve gerekçesiz şekilde poliçenin kazadan sonra düzenlendiği kabul edilerek davanın reddedilmesinin adil yargılanma ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın tüm talepleriyle birlikte kabul edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan alacak istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cime çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Kasko Sigorta Genel Şartlarının A.4 bendi 4.14 maddesi hükmüne göre yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararlar ile aynı bendin 4.15 maddesi gereğince, sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça taşıtın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen ler türlü arızalar, kırılmalar ile lastiklerde meydana gelen zararlar teminat kapsamı dışındadır. Bu durumda hasarın, mekanik bir sorundan kaynaklanması sebebi ile teminat dışında kalması için günlük kullanımdan kaynaklanan bakımsızlık, eskime, bozukluk, yağsızlık gibi bir sebepten oluşması gerekir.TTK'nun 1429, 1453 göre (eski TTK 1278.maddesi) mukavelede aksine hüküm bulunmadıkça sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken sorumlu bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Taşıta sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından kasten verilen zararların teminat dışında kalacağı hüküm altına alınmıştır. İlgi madde hükmünde de hasarın kasten verilmesi halinde teminat dışında kalacağı, ancak kusuru ile verilen hasarın teminat kapsamında olacağı anlaşılmaktadır.TTK'nun 1410, 1421. Maddesi (eski TTK 1282.maddesi) uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Sigortası Genel Şartları ve TTK 1448 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer. (Bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/5091 Esas, 2014/4480 Karar sayılı ilamı)Anlatılan düzenleme ve ilkeler ışığında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davalı tarafça sunulan hasar tahkikat değerlendirme formu ve eklerinin incelenmesinde dava dışı araç sürücüsünün arama kayıtlarında poliçenin tanzim edilmesinden bir gün önce ve tanzim edildiği gün yine olay günü sigorta tanzim ettiren ile görüşmelerinin olduğu, yine olay günü sigorta şirketini, abisini ve çekiciyi aradığı, yine devlet hastanesine sevk edilip doktor raporunun alındığı, karakolca kaza ile ilgili tutanak düzenlendiği hususunun hasar tahkikat değerlendirme raporunda belirtildiği, yine kollukça tutulan tutanakta araç başına gelindiği, kaza tarihinin 31/10/2019 olduğunun tutanakta belirtildiği, yine kazaya tanık ........'in de beyanının aynı yönde olduğu anlaşılmakla bu itibarla, TTK. 1409-1446 md. hükümleri ve somut olayın özellikleri gereği zararın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığının ispat yükü sigortacıya ait olup dosyadaki mevcut deliller ile de hasarın teminat dışında kaldığı ispatlanamamıştır.-Zamanaşımı itirazının incelenmesinde:Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talepleri sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, bu davalar 6102 Sayılı TTK’nin 1420. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu düzenleme Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.9. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. Aynı yasanın 1427. maddesinde ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir.Davacının talebinin mal sigortalarının bir türü olan kasko sigorta poliçesine dayalı talip olup KTK’nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için yaralama veya ölümle ilişkili bir olaydan yani haksız eylemden zarar gören tarafın açtığı bir davanın olması gerekmektedir, kasko sigortası nedeniyle maddi tazminat talebinin dayanağının ise sigorta ettiren ve sigortacının taraf olduğu sözleşme olması, KTK’nın 109/2. maddesi kapsamında haksız eylem nedeniyle zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının karşılanması bakımından trafik sigortacısına başvurabilmesi, kasko sigorta sözleşmesine dayalı olarak zarar gören üçüncü kişilerin hiçbir zaman sigortacı kasko şirketine başvuramaması nedeniyle kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat isteminde uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacaktır. (Yargıtay HGK 2010/17-664 esas sayılı ilamı da bu yöndedir) (YARGITAY 4. Hukuk Dairesi 2021/17729 E, 2022/14962 K ) Dolayısıyla davamızda uzamış ceza zamanaşımı uygulanmayacaktır.Somut dosyamızda; dava dilekçesi davalı tarafa 12/04/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı taraf 26/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde açıkça zamanaşımı definde bulunmuştur. TTK'nin 1446 maddesine göre davacının 11/11/20219 tarihinde sigortaya başvuru yapıldığı 25/11/2019 tarihinde davalı sigorta tarafından talebin reddedildiği 06/04/2023 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerekirken poliçenin kazadan sonra düzenlettirildiğinden bahisle davanın reddi hatalıdır.Belirtilen sebeple, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,İlk Derece Yargılaması Yönünden;2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 179,90-TL peşin harç ve 2.062,00 TL ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 1.509,90- TL harcın istek halinde davacıya İADESİNE,3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 25,60- TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,İstinaf Yargılaması Yönünden;8-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,9-Davacı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf başvuru gideri ile 60,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 2.062,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,10-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.07/09/2026 .....Başkan... e-imzalı.....Üye...e-imzalı .....Üye...e-imzalı Katip...e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.