Hırsızlık suçundan mükerrir sanıkların temyiz incelemesinde Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi gereği koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmaması yönündeki hukuka aykırılığı düzelterek kararı onadı.
Özet: Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanıkların delil yetersizliği, eksik araştırma ve usul hatalarına ilişkin temyiz itirazlarını genellikle yerinde görmeyerek reddetmiş; ancak, 7550 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrir sanıklar hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına yönelik hatalı ibareyi düzelterek, hükümlerin esastan onanmasına karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/684 E.  ,  2026/6759 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3189 E., 2023/3282 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'nin temyiz isteminin, ''Hakkında herhangi bir somut delil bulunmamasına rağmen yalnızca müştekinin ismini vermesi üzerine tarafına hapis cezası verildiğine ve hakkında lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine'' sanık müdafiinin temyiz isteminin ''Yargılama sırasında delillerin gerektiği gibi tartışılmadığına, sanığın yatacak yeri olmadığı için hastahanenin bahçesindeki odada kaldığını belirttiğine, tanıklardan gelen ve bu anlatımı çürütecek bir ifade bulunmadığına, tüm tanıkların olayı sonradan, yani ihbar üzerine geldiklerinde gördüklerine, olayın gelişme anında sanığın odaya nasıl girdiğine dair bir delil bulunmadığına, kilidin ne zaman ve kim tarafından kırıldığına dair sanıkla ilişkilendirecek bir delil bulunmadığına, hastane etrafındaki kamera kayıtları celp edilip incelenmeden hüküm verildiğine ve sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına'' sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ''Sanıkların atılı suçları işlediklerine dair somut bir delil bulunmadığına, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, suça konu çantadan parmak izi alınması gerektiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğindeki diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanıklar hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükümlerden sanıklar hakkında koşullu salıverilme hükümlerin uygulanmamasına yönelik ''5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinin tatbikine'' ilişkin kısımların çıkartılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.