Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç pert total, mahrumiyet ve ticari kazanç kaybı tazminatına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu oluşan zararların tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin sigorta şirketine karşı açılan davayı reddederken, diğer davalı aleyhine pert-total bakiye ve araç mahrumiyet bedeli olarak toplam 303.401,00 TLnin olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesine karar vermesi üzerine, aleyhine hüküm kurulan davalı tarafından kaza tespit tutanağının geçerliliği, delillerin yetersiz toplanması, faiz türü ve sorumluluk şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle yapılan istinaf başvurusu üst mahkemece incelenmektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 02/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : 1- ........
VEKİLLERİ: Av..... Av.....
DAVALI : 2- ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 02/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.09.2023 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilin aracında oluşan zararın tespiti ile müvekkile ait ........ plakalı araç için eksik ödenen pert farkını kapsayan şimdilik 100,00 TL bakiye pert total tazminatı tutarının davalı ........ A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi; 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ve 100,00 TL ticari kazanç kaybının diğer davalı ........ yönünden kaza tarihi itibariyle işletilecek avans faizi; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin ise birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ AŞ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; Davacının davasının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı ........ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; yapılacak olan yargılama sonunda davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının davalı ........ AŞ'ye açtığı pert - total tazminat davasının reddine davacının, davalı ........ aleyhine açtığı pert - total bakiye 288.601,00 TL tazminatı, araç mahrumiyeti 14.800,00TL toplam 303.401,00TL tazminatın olay tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre ;
Davacının davalı ........ AŞ'ye açtığı pert - total tazminat davasının REDDİNE,
Davacının, davalı ........ aleyhine açtığı pert - total bakiye 288.601,00 TL tazminatı, araç mahrumiyeti 14.800,00TL TOPLAM 303.401,00TL tazminatın olay tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ........ San. Tic. Ltd. Şti vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerek somut olay ve gerekse de sonradan ortaya çıkan delilleri yeterince toplamadığını, vakıaları tartışmadığını, olguları aydınlatmadığını, ortaya çıkan sonuçları yok saydığını, kazayı belgelediği kabul edilen kaza tespit tutanağının ihbar olunan kişi tarafından sahte olduğu mahkeme bildirildiğini ve bu konuda bir adli soruşturma sürerken bu yok sayılmış tavzih ile gerekçeli kararın değiştirildiğini, davacının talep konusu yapıp ispat edemediği alacak kalemi hakkında ise bir hüküm kurulmadığını, faiz türünün haksız, mahkemenin bu yöndeki kabulünün ise hatalı olduğunu, davanın esasını teşkil eden kaza tespit tutanağının hali hazırda geçerli bir kaza tespit tutanağı olmadığını, araç işletenin sorumluluğuna ilişkin hüküm kurulabilmesi için gerekli şartların somut olayda oluşmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerinin kabulü ile gerek usul ve gerek esas yönünden birçok eksikliği bulunan gerekse de hukuka ve kanuna aykırılığı bariz olan ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş bulunan hükmün kaldırılmasına, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazası nedeniyle bakiye hasar ve mahrumiyete ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar, davalı ........ tarafından aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir.
- Kusur ve sorumluluğa dönük itirazında;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 85 maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Aynı yasanın 88. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı)
Buna göre, ortaya çıkan zarardan davalı araç maliki işleten de sorumlu bulunmakta olup davalı ........'ın aracın sahibi olduğu belgelerle sabit olduğundan, sahipliğe yönelik bir itirazı da bulunmaması karşısında müteselsil sorumluluk gereğince bu kapsamdaki itirazı yerinde değildir.
Kusura yönelik itirazlarında ise, kazaya ilişkin gerek sigorta ekspertiz raporundaki kusur tespiti gerekse eldeki dosyada Mahkemece alınan trafikçi bilirkişiden alınan ayrıntılı, gerekçeli, usul ve yasaya, uygun tüm delillerin de değerlendirildiği bilirkişi raporu ile davalıya ait araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu anlaşılmasının yanında davalının iddialarından olarak sürücüler arasında tutulmuş maddi hasarlı kaza tespit tutanağındaki sürücü imzası ve neticeten anılan tutanağın geçersiz bulunması halinde dahi diğer toplanan ve bilirkişi tarafından değerlendirilen delillere göre kabul edilen kazanın oluş biçimine ve davacı taraf sürücüsünün kusurlu olduğuna dönük aksi kanıtlanmış bir delil de getirilemediğinden bu hususa ilişkin itirazlarının da yerinde olmadığı görülmüştür.
- Bakiye hasar, değer kaybına ilişkin itirazın incelenmesinde;
Davalı taraf gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2.el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği , tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17.HD içtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bilirkişi raporunda aracın marka model, yılı ve kullanım şekline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağı ve değişen parçalar nedeniyle, hurda amortisman ve kıymet kazanma tenzili uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmiş bulunan bilirkişi raporu ile ayrıca taraflarca aracın perte çıkartılması yönünden bir ihtilafın bulunmadığı, uyuşmazlığın kaza öncesi aracın piyasa rayiç fiyatı noktasında olduğu da gözetilerek, sovtajın da satılarak davacının elinden çıkmış olduğun da sabit olması karşısında aracın onarımının ekonomik olmadığı, aracın kaza öncesi rayiç bedelinin de alınan ayrıntılı, gerekçeli, emsalleri de gösterilerek ekspertiz raporunda belirlenen rayiç fiyattan fahiş derecede farklı olmayacak biçimde hasar bilirkişi raporu ile belirlenmiş olması neticesinde sovtaj bedelinin de online olarak açık artırma ile belirlenip bedelinin de ödenmiş olması sonucu tespit edilen bakiye hasar ve sovtaj bedelinde bir isabetsizlik bulunmamakla, davalı vekilinin bu konulara ilişkin itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
- Araç mahrumiyetine ilişkin;
Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir.
Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı)
Eldeki dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından aracın objektif olarak hasara uğrayan aracın yerine ikamesinin temini için gereken süre usule uygun belirlenmiş, günlük kiralama bedeli, amortisman, yakıt v.s. giderler düşülerek araç mahrumiyeti zararının belirlendiği anlaşılmıştır.
Davalının sair itirazlarından olarak; cevap dilekçesinde gösterilen kişilerin ve sigortaya gerekli tebligatların yapılarak ihbar edilmiş, hatta sigorta dışındaki kişinin cevap vermiş bulunması nedeniyle ihbar yapılmadığı itirazının dayanaksız olmasına; davacının ticari kazanç kaybına ilişkin isteminin mahkemece fazlaya ilişkin talebin reddi şeklindeki hüküm ile reddedilmiş bulunması karşısında hükümde değerlendirilmemiş bir talebin bulunmamış olmasına; mahkeme hükmündeki açık maddi hatanın tavzih ile giderilmiş bulunmasında bir usulsüzlük olmamasına göre bu hususlara dair itirazlarının da yerinde olmadığı görülmüştür.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı .......'den alınması gereken 20.725,32 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 5.181,33 TL nin mahsubu ile bakiye 15.543,99 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ........ tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 02/09/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.